Paris Katliamı'nın ardından özellikle Fransa'da ırkçı gösteriler ile saldırılar artarken, sınırların mültecilere kapatılması ve Avrupa'ya ulaşabilenlerin de ülkelerine geri gönderilmesi tartışmaları gündemde. Mülteciler konusunda çalışma yapan uluslararası kuruluşlar ise tüm bu yöntemlerin DAİŞ'in ekmeğine yağ süreceğini dikkat çekerek, Fransa başta olmak üzere AB ülkelerinden aklı selim davranarak, mültecileri hedefleyen kararlardan vazgeçmesi çağrısı yaptı. 


Uluslararası Göç Örgütü: Endişeliyiz

Uluslararası Göç Örgütü Sözcüsü Joel Millman yaptığı açıklamada, Paris saldırılarının ardından bazı Avrupa Birliği ülkelerinden gelen mültecilere kapıların kapatılmasına dair açıklamaların son derece endişe verici olduğunu belirterek, "Kışın dondurucu soğuklardan etkilenecek binlerce sığınmacının ki bunlar arasında hamile kadınlar, çocuklar, sakatlar, yaralılar da var, bir de yabancı düşmanlığı ile karşı karşıya kalmasından endişeliyiz" dedi. 


Mülteciler DAİŞ'ten kaçıyor

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMKY) de Avrupa’daki mültecilere kapıların kapatılması, sınırlara tel örgülerin çekilmesi, duvarların inşa edilmesi konusunda aynı endişeleri taşıyor. BMMYK Sözcüsü Melissa Fleming, Avrupa’ya gelen sığınmacı ve mültecilerin Paris saldırılarını düzenleyenlerle bağlantılı kişilerden ve terörden kaçtığına dikkati çekerek, "Sığınmacılar Paris saldırılarının günah keçisi yapılmamalı" ifadesini kullandı. Fleming, "Suriyelileri kabul eden bir dünya şiddete varan aşırıcılığı yenebilir, Suriyelileri, özellikle de Müslümanları reddeden bir dünya ise DAİŞ gibi aşırı grupların propagandasını besler" dedi.


DAİŞ'in oyununa gelmemeliyiz

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Rupert Colville ise "DAİŞ’in istediği bizim mülteciler arasında ayrım yapmamız. Eğer onların oyununu oynarsak kendimizi aptal yerine koyarız. Paris saldırılarının ardından bazı devletlerin, medya kuruluşlarının göçmen karşıtı açıklamaları oldukça rahatsız edici. DAİŞ'in istediği oyunu oynar, onlara istediklerini verirsek hiçbir şekilde ilerleme kaydedemeyiz" uyarısında bulundu. 


Göç sorunu başka saldırılar başka

Salzburg Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi ve İslamofobi Uzmanı Farid Hafez da göç sorunu ile Paris saldırısının birbiriyle karıştırılmasının mültecilere yönelik daha sınırlayıcı politikalara yol açacağını söyledi. 

Yakın gelecekte tek tek ülkelerin nasıl hareket edeceklerinin görüleceğini belirten Hafez, "Unutmamamız gerekir ki Müslümanlara yönelik sert duruş, Avrupa’daki Müslümanlardan daha fazla destek kazanmak isteyen DAİŞ’in nihai hedeflerinden birisidir" tespitini yaptı. 


Hükümetler aklı selim davranmalı

Hükümetlere bu aşamadan sonra sakin olmalarını tavsiye eden Hafez, "Ne kadar uğraşırsanız uğraşın terörizm tamamen yok edilemez. Eğer Avrupa, liberal demokratik devletler kıtası olarak kalmak istiyorsa, toplum içerisinde dayanışmayı artırmalı ve demokratik karakterini eksiltmemelidir" diye konuştu.  


 HABER MERKEZİ




Özgürlükler güvenliğe kurban edilmesin


Paris saldırıları sonrası Avrupa'da tam bir korku ve endişe havası hakim. Güvenlik gerekçesiyle maçlar ve gösteriler iptal edilip, sınırlarda kontroller artırılırken, Fransa güvenlik yasalarını sertleştiriyor ve polisin yetkisini güçlendiriyor. Sivil toplum örgütleri ise Hollande hükümetine "Özgürlükler güvenliğe kurban edilmemeli" çağrısında bulundu. 

Fransa Parlamentosu'nun alt kanadı olan Ulusal Meclis, Paris saldırıları sonrası ilan edilen olağanüstü halin 3 ay uzatılmasına onay verdi. "Saldırı tehdidi devam ediyor. Fransa'ya kimyasal ve biyolojik saldırı da düzenlenebilir. Savaştayız ve buna göre davranmalıyız" diyen hükümetin talebiyle dün Ulusal Meclis'ten geçen yasa tasarının bugün de parlamentonun üst kanadı olan Senato tarafından onaylanması bekleniyor. 


Tasarıda ne var?

Tasarı kamu düzeni için tehdit oluşturduğuna inanılan herkesin ev hapsine alınabilmesini, yine kamu düzeninin tehdit altında olduğunun düşünülmesi halinde polise mahkeme izni gerekmeksizin arama yapma yetkisi verilmesini ve gözaltındaki "terör zanlılarının" birbirleriyle iletişim kurmalarının önlenmesini içeriyor.  Yasa tasarısı polislerin görevleri dışında silah taşıyabilmelerine de imkan veriyor. Daha önce polis sadece görev başında iken silah kullanma yetkisine sahipti. 


Gösteriler yasaklandı

Başkent Paris genelinde toplantı ve gösteri yasağı ise Pazar gecesine kadar uzatıldı. 29 Kasım’da düzenlenecek iklim yürüyüşü de güvenlik gerekçesiyle iptal edildi. Sadece Cuma gecesi saldırı düzenlenen yerlerde bazı anma törenlerine izin verilecek. Tiyatro ve konser salonlarında ise güvenlik önlemleri artırılacak. 


STÖ'ler tepkili

Tüm bunlar devletlerin; insan hakları ve özgürlükler ile güvenlik arasındaki dengeyi toplumun lehine sağlaması gerektiği yönündeki tartışmaları alevlendirdi. Sivil toplum örgütleri ve insan hakları kuruluşları, Fransız hükümetinin böylesi bir kriz dönemde tercihini özgürlükten önce kamu güvenliğinden yana kullandığını söyleyerek bu duruma tepki gösteriyor. Sivil toplum örgütleri, 11 Eylül saldırıları sonrasında yapılan yanlışın bu kez tekrar edilmemesini ve yasaların insanların hak ve özgürlükleriyle mülteciler ile yabancıları hedeflememesi gerektiğini ifade ediyor. 


 HABER MERKEZİ