• İktidarın, Temmuz 2018’de parlamenter sistemin son bulmasıyla ekonominin uçuşa geçeceği vaadi gerçekleşmedi ama ama üç yılda faturalar uçuşta pik yaptı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın’ın verdiği bilgilere göre; son üç yılda elektrik 8 kez zamlanarak toplam yüzde 98, doğalgaz da 13 kez zamlanarak faturalar yüzde 110 oranında arttı. Detayları ise şöyle;

Parlamenter sistemin son bulduğu 9 Temmuz 2018’den bu yana konutlarda elektriğe yapılan zamlar vatandaşı çarptı. Elektrik faturalarına 1 Ağustos 2018’de yüzde 9, 1 Eylül 2018’de yüzde 9, 1 Ekim 2018’de yüzde 9 zam yapıldı. 1 Ocak 2019’da yüzde 10 oranında indirim yapılan elektrik faturaları 1 Temmuz 2019’da yüzde 15, 1 Ekim 2019’da yüzde 15 zamlandı. Elektriğe 1 Ekim 2020’de yüzde 5.75, 1 Ocak 2021’de yüzde 6 ve son olarak 1 Temmuz 2021’de yüzde 15 oranında zam yapıldı. Üç yılda elektrik faturaları 8 kez zamlandı. 8 zam ve bir indirim kümülatif olarak hesaplandığında artış yüzde 98.6 oldu. Temmuz 2018’de ortalama 230 kilovatsaat olarak gerçekleşen bir aylık tüketimde 125 lira fatura ödeyen bir ailenin elektrik faturası, aynı tüketimi yapmasına karşın zamların ardından bugün 250 liraya çıktı.

Doğalgaza 1 Ağustos 2018’de yüzde 9, 1 Eylül 2018’de yüzde 9, 1 Ekim 2018’de yüzde 9 oranında zam yapılırken, 1 Ocak 2019’da yüzde 10 indirim geldi. 1 Temmuz 2019’da yüzde 15, 1 Ağustos 2019’da yüzde 15, 1 Eylül 2019’da yüzde 15 zam yapıldı. Doğalgaz 1 Ocak 2021’den 1 Haziran 2021’e kadar 6 kez yüzde 1 zamlandı. Son olarak 1 Temmuz 2021’de yüzde 12 zam geldi. 3 yıl içinde 13 kez zam, bir kez de indirim geldi. Yani toplam artış yüzde 110.7 oldu.

 

İşsizler ordusunda yüz binler

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, hükümetin desteği sonlandırmasıyla birlikte nakit ücret desteğinden yararlanan 1 milyon kişiden yüz binlercesinin işsiz kalacağını söyledi.

Kısa çalışma ödeneğinden (KÇÖ) yararlanan kişi sayısının 3 milyon 250 binden 1 milyon 200 bine kadar düştüğüne dikkat çeken Gürsel, “Buna son verilmesinin sonucu çok vahim olmayabilir ancak esas istihdam kaybı nakit ücret desteğinden yararlanan kitlede yaşanacak. Salgının başından bu yana toplam 2 milyon kişi ayda 1.500 liraya geçinmeye çalışırken aniden ‘sosyal’ sıfatını hak eden bir devlet ‘Kusura bakmayın, ben elimden geleni yaptım, başınızın çaresine bakın’ der mi?” dedi.

“Hükümetin bu iki desteği sonlandırılmasının nedeni çok açık çünkü kaynak kalmadı” diyen Gürsel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mayıs itibarıyla KÇÖ için kullanılan kamu kaynağı yaklaşık 35 milyar TL. Nakit ücret desteği için de 13 milyar TL ödenmiş. Haziranı da eklerseniz en az 50 milyar TL. Aslında sosyal sıfatına layık devletlerin harcadığının yanında devede kulak sayılır. Pekala gösteriş için yapılan harcamalardan kısılıp bir süre daha özellikle nakit ücret desteği sürdürülebilirdi ama bu bir tercih meselesi.”

Nakit ücret desteği alanlarda yaşanacak kayıpların işsiz sayısını artıracağını belirten Gürsel, “Bir taraftan üretimini artıran firmalar istihdamlarını da artırıyor. Diğer yandan nakit desteği alanlar çoktan iş aramaya başlamış olabilir. Yani zaten işsizler içinde yer alıyor olabilirler. Bir kısmı ise iş bulamayacağını düşünerek işgücü piyasasını terk edebilir. Dolayısıyla dar anlamda işsizlik oranının ne olacağını kestirmek zor ama yükseleceği kesin. Bu darbenin sonuçlarına dair ilk izlenimi 10 Eylül’de temmuz aylık işgücü istatistikleri yayınlandığında göreceğiz” dedi.