
Mahabad'ta, çalıştığı Tara Oteli'nde, İran istihbarat ajanlarının cinsel saldırısından kurtulmaya çalışırken yaşamını yitiren Ferînaz Xosrawanî için Kürdistan'ın dört bir yanında kadınlar sokaklara çıktı. Mahabat'ta Ferînaz şahsında başlayan isyanı değerlendiren Kongreya Jinên Azad (KJA) Yürütme Kurulu Üyesi ve Êlîh Milletvekili Ayla Akat Ata, İran rejimi karşısında direnen, kimliğini koruyan ve bu çerçevede örgütlenenlerin idam sehpalarına götürüldüğünü ifade ederek, 9 Mayıs'ta rejim tarafından 3 arkadaşı ile birlikte idam edilen Ferzad Kemanger'in ölüm yıldönümünde bu olayın yaşandığına dikkat çekti.
Ferînaz'ın direnişi hesapları bozdu
Rojhilat'ta militarizm ve milliyetçilikle beslenen zihniyetin bir kez daha kadın bedeni üzerinden kendini var etmeye çalıştığına dikkat çeken Ata, ancak kadının gösterdiği direnişin bu zihniyetin hesaplarını bozduğunu ifade etti. Ferînaz'ın cinsel saldırı karşısındaki direnişi esnasında yaşama gözlerini yummasının altında bir mücadele gerçeğinin olduğunu belirten Ata, erkek egemen zihniyetinde var olan "Benim egemenliğim altındasın, benim tutsağımsın" düşüncelerine bir cevap olduğunu vurguladı.
Kadını var eden bir mücadeledir
Ferînaz'ın teslim olmayışının Rojhilat'taki direniş sürecinin başlangıcına vesile olduğunu belirten Ata, "Ferînaz arkadaşımızın açığa çıkarmış olduğu bu devrimci duruşu ve Berîtanların, Viyanların, Sakinelerin, Rahşanların, Semaların şahsında bugünlere taşınan bu mücadeleyi sahipleniyoruz. Sokağa çıkan tüm Rojhilat halkını da selamlıyoruz" dedi. Kadının eril zihniyet karşısındaki direnişinin kadını var eden bir mücadele olduğunu dile getiren Ata, Ortadoğu'da kadın şahsında gelişen, tüm dünyaya yayılan direnişin insanlık onurunun korunması olduğunun altını çizdi. Ata, Rojava Kürdistan'ında özellikle Kobanê'de kadının direnişini tüm dünyanın gördüğünü belirterek, herkesin kaçtığı DAİŞ vahşetine karşı kadınların ön cephelerde savaştığını hatırlattı.
Kobanê'de direnen kadını selamladı
Ferînaz'ın İran istihbarat ajanlarının cinsel saldırılarına karşı gösterdiği direnişin Kobanê'de direnen kadını selamladığını söyleyen Ata, "Kürdistan'ın dört parçasında ve Kürt kadınlarının yaşadığı her yerde örgütlü zeminlerde kadın direnişi tek bir ölçüde kendini ortaya koydu. Ortadoğu'da iki ayrı çizgi ortaya çıktı. Biri teslim almaya dönük biri ise kadının teslim olmamaya karşı direnişidir" dedi.
Bir tesadüf olmadığı bilinmeli
Kapitalist modernitenin, Ortadoğu coğrafyasını kendi yayılma alanı olarak gördüğünü ve bu temelde kendini dizayn etmeye çalıştığını söyleyen Ata, bunun karşısında halkların özgür ve eşit yaşayacağı demokratik modernite mücadelesinin durduğunu söyledi. Ortadoğu'da iki çizgi çatışırken ne Kobanê'de DAİŞ'in kadına yönelik saldırılarının ne de bugün Rojhılat'ta Ferînaz'a yönelik cinsel saldırı girişiminin tesadüf olmadığına dikkat çeken Ata, "Kürdistan'ın dört parçasında gelişen siyasi politik sonuçları olabilecek herhangi bir adım hiçbir şekilde tesadüf değildir. Biz inanıyoruz ki tüm Kürdistan'ın örgütlü güçleri siyasal yapıları bunun bir tesadüf olmadığını bilerek bu sürece en örgütlü cevabı vereceklerdir. Halkımız gücünü sokaklarda, örgütlü bir şekilde bu yayılmacı, yok eden, katleden, inkar, imha, asimilasyona dayanan milliyetçilikten, militarizminden ve cinsiyetçilikten beslenen zihniyete karşı mücadele edecek noktada bu örgütlülüğü buluşturacaklardır" dedi.