Anadilde eğitimin halen yasak olduğu Türkiye’de, özel okul statüsüyle Kürtçe eğitime başlayan 3 okuldan biri olan Ferzad Kemanger İlkokulu’nda ders zili, “Zimanê Kurdî” ile çalıyor. Tüm ders materyallerinin ortak kullanıldığı okulda paylaşıma dayalı bir yaşamı öğrenen çocuklar, aldıkları eğitim sonucunda kendileriyle Türkçe konuşan ailelerine ise Kürtçe cevap vermeye başladı. 

Celadet Alî Bedirxan’ın 1932’de çıkardığı Kürtçe Hawar dergisinin yayına başladığı gün olan 15 Mayıs, Kürt Dil Bayramı olarak kutlanıyor. Sürgünde yayın hayatına başlayan Hawar Dergisi, toplam 57 sayı olarak Arap ve Latin alfabesi ile çıkarılırken, ilk 24 sayısından sonra ise sadece latin alfabesi ile basılmaya başlandı. 1943 yılına kadar yayın hayatına devam eden ve ağırlıklı olarak Kürtçenin Kurmancî lehçesinin yanı sıra Soranî ve Dimilî lehçelerinden de yayınlanan dergiyi önemli kılan bir başka nokta ise, Kürtçeyi Latin alfabesine geçirmesi. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tarihinden itibaren kendi coğrafyasında katı bir inkar politikası ile karşılaşan ve köklü bir geçmişi bulunan Kürtçe, Hawar ile yeniden filizlenip kendini yaşatma mücadelesini her geçen gün daha da büyütüyor. 


İnkara karşı anadilde eğitim

Yürütülen uzun soluklu mücadele sonucunda Kürtçenin kabulü konusunda devletin Kürt inkarı boşa çıkartılırken, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da örgütlenen Kürt dil kurumları, dilin gelişimi ve yaygınlaştırılmasında önemli çalışmalar yürütüyor. Bu mücadele sonucunda Kürtçe kurs, seçmeli ders ve Kürtçenin özel okullarda okutulması önündeki engeller ise aşıldı. Cumhurbaşkanı Eroğan’ın “İnkarı, asimilasyonu bitirdik” sözlerine rağmen AKP Hükümeti, Kürtçe anadilde eğitime karşı inkarcı tutumunu sürdürürken, 2014 Eylül ayında Amed, Gever ve Cizre’de halkın öz imkanlarıyla Ferzad Kemanger, Üveyş Ana ve Berîvan ilkokullarının açılışları yapıldı. Okulları mühürlemeye dönük saldırılara karşı halk tarafından sergilenen güçlü sahiplenme ise eğitimlerin devam etmesini sağladı.


101 öğrenci, 9 aydır eğitim alıyor

Amed’de açılan ve kayıtlı 101 öğrencisiyle 9 aydır eğitime devam eden Ferzad Kemanger İlkokulu’nda biri “okul öncesi sınıfı” dördü de “birinci sınıf” olmak üzere toplam 5 sınıf bulunuyor. Okulun hemen girişinde duvara yazılı “Hemû ziman pîroz in” (Tüm diller kutsaldır) dövizi dikkat çekerken, duvarlardaki renkli boyalar da eğitim mekanının renkliliğini yansıtıyor. Sınıfların girişinde ise alışık olduğumuz, “A/B/C” biçimindeki isimlendirmelerin aksine, “Pola Feqiyê Teyran/Baba Tahirê Uryan/Celadet Elî Bedirxan/Ehmedê Xanî/Melayê Cizîrî” gibi Kürt aydınlarının isimleri yazılıyor. Çocukların okul içinde kendi anadillerindeki diyalogları, yıllardır özlem duyulan anadilde eğitimde heyecan uyandırırken, ders zili de sanatçı Aram Tigran’ın seslendirdiği “Zimanê Kurdî” bestesi. 


‘Okulda komün sistemi var’

Ailelerin devlet okullarını reddederek çocuklarını gönderdiği Kürtçe okulda, müfredat ve sistem “paylaşım” üzerine oturtulurken, resim dersinin verildiği, “Atolyeya Aslîka Qadir” sınıfındaki komün kutuları ise dikkat çekiyor. Ders işleyişlerine ilişkin konuşan Resim Öğretmeni Muzzez Filiz, “Atölyemizde komün sistemimiz var, dersle ilgili bütün materyaller ortak olarak kullanılıyor. Örneğin kimsenin boya kalemi yok. Bütün öğrenciler komünden kullanıp tekrar bırakıyor. Bu da paylaşımı geliştiriyor” dedi.


‘Anadilde eğitim özgüven veriyor’

Okulda müzik öğretmeni olan ve aynı zamanda okul koordinasyonunda yer alan Salih Altındağ ise, 6 bölümde derslerin verildiğini belirterek, “Okulda bir meclis sistemimiz var. 3 arkadaşımız okul koordinasyonunda yer alıyor. Yine veli meclisi var. Kararlarımızı, çalışmalarımızı, programlarımızı aile meclisi aracılığı ile velilerimizle paylaşıyoruz” dedi. Eğitime başladıklarında öğrencilerinin bir kısmının Kürtçeyi bilmediğine dikkat çeken Altındağ, “Şimdi eğitime devam eden çocukların tümü Kürtçe konuşuyor. Kendilerini tamamen kendi anadillerinde ifade ediyorlar. Özellikle de, çocukların kendi dillerinde eğitim alınca daha özgüvenli olduğunu gördük. Çocuklar, verilen eğitimi daha çabuk kavrıyor. Biz, devlet okullarında zorunlu olarak Türkçe eğitim aldık ve buradan biliyoruz. Bu okuldaki Kürt çocuğunun gelişimi devlet okulundaki Kürt çocuğunun gelişimden daha hızlı” diye konuştu.


‘Türkçe konuşana, Kürtçe cevap’

Kürtçe eğitim alan çocukların, ailelerini de dönüştürdüğüne vurgu yapan Altındağ, “Ailelerle konuştuğumuzda bunu dile getiriyorlar. Öğrencilerimiz, evde kendileriyle Türkçe konuşana Kürtçe cevap veriyor, Kürtçesini bilmedikleri bazı kelimeleri aktarıyor. Okullarımız toplumda da bir duyarlılık oluşturmaya ve öğrencilerimiz yoluyla aileleri etkilemeye başladı” ifadelerini kullandı.


Gelecek yıl için 40 başvuru

Mevcut eğitim sisteminde çocukların “tekçi anlayış” ve “birey odaklı” yetiştirildiğini kaydeden Altındağ, “Bizim burada oluşturduğumuz ve deneyimlediğimiz sistemle, çocuklar kolektif düşünüyor. Her şeylerini paylaşıyor. Atölyelerimizde komünlerimiz var. Ayıca Kürtçe onları daha hızlı geliştiriyor. Anadillerinde eğitim alınca daha özgüvenli ve özgür oluyorlar” dedi. Gelecek yıl için şimdiden kayıt başvurularının başladığını söyleyen Altındağ, şuana kadar 40 ailenin kayıt başvurusunda bulunduğunu aktardı.


KADRİ ÖZKAN/DİHA/AMED