
"Hawar, bilginin sesidir. Bilgi kendini tanımaktır. Kendini tanımak da bize kurtuluş ve dirlik yolunu açar. Kendini tanıyan kimse; kendini tanıtabilir. Hawar'ımız her şeyden önce dilimizin varlığını tanıtacak. Onun için dil insan varlığının ilk şartıdır."
Celadet Ali Bedirxan, 15 Mayıs 1932'de Hawar dergisinin ilk sayısının birinci sayfasındaki önsözünde yukardaki tümceleri yazmıştır.
Yani Celadet Ali Bedirxan demek istiyor ki, dil ulusların varlığıdır. Eğer bir toplum kendi dilini kaybederse, ulusuyla olan ilişkilerini de kaybeder.
Bugün yeryüzünde 200'den fazla devlet vardır. Her devletin vatandaşı kendi devletinin resmi diliyle konuşuyor. Resmi dilin dışında dünyada 6 binden fazla dil konuşuluyor. Ne yazık ki bu dillerden çoğu kaybolma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Böyle bir şeyin Kürtçenin başına da gelmemesi için, Hawar dergisinin ilk sayısının çıktığı gün, yani 15 Mayıs günü Kürt Ulusal Kongresi tarafindan 2006 yılında alınan bir kararla Kürt Dili Bayramı olarak kararlaştırılmıştır. Bu karar Kürt toplumu ve tüm Kürt örgüt ve kurumları tarafından benimsenmiş ve böylece Hawar dergisinin ilk sayısının çıktığı günden, yani 15 Mayıs gününden bu yana Kürt Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır. Her ne kadar gün olarak 15 Mayıs kabul edilmişse de, kutlamalar 14,15 ve 16 Mayıs günlerine yaydırılmıştır.
Kürt dilinin yeniden dirilişi ve ölümden kurtarılması olayına değinirken, Celadet Ali Bedirxan'ın bu konudaki rolü ve değerli çalışmalarını unutmamak lazım. Bedirxan Suriye'ye geçtikten sonra, orada Cegerxwîn, Osman Sabri, Nurettin Zaza (Yusuf), Qedrîcan, Kamuran Bedirxan gibi Kürt aydınlarıyla siyasi çalışmalarını devam ettirmiştir. Ama Ağrı İsyanı'nın yenilgiyle sonuçlanmasından sonra Bedirxan siyasetten çekiliyor ve kendini tamamen Kürt dili, edebiyatı ve kültürüne adıyor. Yukarıda adları geçen Kürt aydınları ile birlikte 15 Mayıs 1932'de Hawar adlı dergiyi çıkarıyor. Hawar çok güç şartlar altında 1932'den 1945 yılına kadar yayınını sürdürüyor ve 57 sayı çıkarıyor.
Süphesiz Hawar'ın önemini yalnız dil çalışmalarıyla değerlendirmemek lazım. Hawar Dergisi Kürt kültürü açısından da büyük ve önemli bir role sahiptir. Yukarıda isimleri geçen aydınların dışında Rewşen Bedirxan, Mustafa E. Botî, K. Lawê Fendî, Ahmet Nami, Hasan Hîşyar, Bişarê Segman, Nêravan, Reşît Kurd, Goran, Tevfik Vehbî, Abdullah Esîrî, Şakir Fettah, Hevindê Sorî, Lawikê Kurd gibi diğer birçok Kürt aydınları da Hawar'da yerlerini aldılar ve böylece Melayê Cizîrî, Feqiyê Teyran, Elî Herîrî, Ehmedê Xanî gibi Kürt şair ve filozoflarının Kürdistan'da saçtığı tohum Hawar'la birlikte daha da yayılarak kökleşti.
Celadet A. Bedirxan ve Hawar'ın en önemli rollerinden birisi de Latin Alfabesinin Kürt diline uyarlanmasıdır. Hawar, 23. sayısına kadar hem Arap hem de Latin harfleriyle yayımlanıyordu, ancak 24. sayıdan sonra hemen hemen sayıların tümü Latin harfleriyle yayımlandı. Aslında Latin harflerinin Kürtçede kullanımı için tartışmalar, 1913'ten itibaren Hêvî Kürt Talebe Cemiyeti'nin Rojî Kurd ve Hetawî Kurd dergilerinde Kürt aydınları tarafından başlatılmıştı. Ancak Müslümanlık inancı dolayısıyla Arap harflerinden yana ağırlığını koyunca, Latin harflerinin kullanılmasından vazgeçildi.
Bir yandan dil ve kültür kahramanları tarafından, diğer yandan dengbêj ve çîrokbêjlerin (öykü söyleyicileri) sözlü söylemleri ve diğer taraftan kendi kendini savunma özellikleriyle dilimiz bugüne kadar kendini savunabilmiştir. Ancak bir dilin yaşayabilmesi için şartlar bugün değişmiştir. Televizyon, internet ve sanal medya yedi başlı devler gibi evlerimize kadar gelmiştir. Yalnız evlerimize değil, dağımıza, taşımıza, vadi ve derelerimize kadar gelmiştir. Hatta beynimizin hücrelerine kadar girmiştir. Uluslararası emperyal kültür ve sanatı, bugün beynimizi ahtapot gibi sarmıştır. Bu büyük tehlikelere karşı artık biz eski metotlarla dilimizi ve kültürümüzü dengbêjlerin stranlarıyla, öykücülerin sözlü öyküleriyle koruyamayız. Yeni bir medoda ve yeni bir çalışma tarzına gereksinim vardır.
Ulusal dilimizin, yani ana dilimizin önündeki engel ve sorunlar epeyce çoktur ve önemlidir. Bölünmüş bir ülkenin yanında, bölünmüş lehçeler, bölünmüş alfabeler, umursamazlıklarımız da dil sorunularımızı daha da katmerleştiriyor.
Önemli dil sorunlarından birisi de otoasimilasyondur, yani gönüllü asimilasyon, gönüllü dönüşümdür. Eskiden her ne kadar dilimiz yasak idiyse de, köylerde asimilasyon tehlikesi ve korkusu yoktu veya çok azdı. Bugün Kürdistan'ın her dört parçasındaki köyler çoğunlukla boşalmıştır. Gerek egemen sömürgeci devletlerin zulmünden kaçarak gerekse ekonomik nedenlerden dolayı köy nüfusu şehirlere kaymıştır. Bu yerlerde Kürt örgüt ve kurumları da çoğalmıştır, ancak bunun yanısıra tehlikeler de çoğalmıştır. Çünkü, gerek ülkedeki metropollerde, gerek sömürgeci ülke metropollerinde gerekse diasporada olsun, otoasimilasyon giderek çoğalıyor ve büyük bir tehlike haline geliyor. Çünkü metropollerdeki kurum ve örgütlerde, özellikle Kuzey'deki Kürtlerin kurum ve kuruluşlarında Kürtçe ya hiç kullanılmıyor veya çok az kullanılıyor. Kürtçenin yerine genellikle yaşanılan yerin resmi dili kullanılıyor.
Bir dilin yaşatılması veya korunması için yalnız dili sevmek yetmiyor. Yaşamın her alanında dile sahip çıkmak gerekiyor. Bilmeliyiz ki özgürlüğümüz dilimizin özgürlüğüne bağlıdır. Eğer bizim dilimiz özgür değilse, biz de özgür değiliz. Dilin özgürlüğü iki şarta bağlıdır. Birincisi, dilin yasal ve anayasal hukuk statüsüne kavuşması gerekir. İkincisi, dilin yaşamın her alanına girmesi lazım. Yani dilin eğitim, iletişim ve medya, siyasi ve örgütleme, ekonomi ve ticaret alanlarına girmesi ve özgürce kullanılması gerekiyor.
Tabii bu dil bayramına önem verilmemesi veya etkinlikler yapılmaması anlamına gelmiyor. Elbette yapacağız. Bunun için Kürt Dil Bayramı biz Kürtler için çok önemlidir. Bu bayramın bilincine varabilmek için çok büyük çalışmalar yapılmış ve büyük bedeller ödenmiştir. Ancak ısrarla söylüyorum, sadece kutlamalar, panel ve konferanslar yetmiyor. Dili yaşamın her sahasına sokmak gerekir ki dil yaşayabilsin.
Bu duygu ve inançla Kürt Dil Bayramını kutluyorum ve Kürt dili savaşçılarının önünde saygıyla eğiliyorum.
* Almanya Kürt Bilim ve Araştırma Enstitüsü Eşbaşkanı