
Danimarka Kürt Dernekler Federasyonu (FEY-KURD) bünyesindeki kurumlar ortak bir basın açıklaması ile Kürtlere yönelik kriminalizasyon politikasına tepki gösterdi. Açıklamada, yetkili makamların tutumu ve medyanın Kürtler hakkındaki tek yanlı yayınları eleştirildi ve Kürtlerin adalete olan güvenlerinin sarsıldığı ifade edildi. Kürtler için Avrupa'daki demokratik yaşam alanının giderek daraltıldığına vurgu yapılan açıklamada, "Danimarka Şehir Mahkemesi daha geçen sene Kürtlerin sesi Roj TV’yi 'terör örgütünün yayın organı' olarak damgalaması yetmezmiş gibi, bu sefer de Kürt Kültür Merkezi’mizde aktif olarak derneksel çalışmalar yürüten 8 arkadaşımızı PKK’ye para topladıkları gerekçesiyle tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderdi. Gerek bu 8 arkadaşımızın ailelerinin ifadesiyle gözaltına alınışları sırasında, gerekse de Kültür Merkezimize polisin gerçekleştirdiği baskın ve yarattığı tahribat, Danimarka’da Kürtlere uygulanan muamelenin, Türkiye’de, İran’da veya Suriye’de uygulanan muameleden maalesef farklı olmadığını gösterdi" denildi.
Danimarka basınının yanlı yayın ve Kürtler hakkında yetersiz bilgilendirme yaptığına vurgu yapılan açıklamada, "Kürtlerin medyada var olan temsiliyetleriyle, toplumda her Kürt'ün terörist olduğu izleniminin yaratılacağının endişesi içindeyiz" kaygısı dile getirildi.
Dernekleşme özgürlüğüne saldırı
Polisin baskın yaptığı Danimarka Kürt Kültür Merkezi'nin "Danimarka’da yaşayan Kürtlerin ve dostlarının ortak buluşma platformu" olduğu belirtilen açıklamada, yürüttüğü kültürel ve sosyal faaliyetlerle Kürtlerin toplumsal entegrasyonuna önemli katkı sunduğu kaydedildi. Saldırı ve suçlamalara tepki gösteren FEY-KURD, "Kurumlarımıza ve üyelerimize yönelik gerçekleşen son olayları dernekler ülkesi olarak bilinen Danimarka'da dernekleşme özgürlüğüne ve genel olarak demokratik değerlere bir saldırı olarak görüyor ve Kürtlere yönelik gerçekleştirilen suçlamaların arkasında politik amaçlar olduğunu düşünüyoruz" dedi.
Türkiye ile işbirliği yapılıyor
Kürt kurumlarına yönelimin arkasında Türkiye ile işbirliğinin yattığına işaret edilen açıklamada şöyle denildi: "Daha önce Roj TV Davasında olduğu gibi, Wikileaks Belgeleriyle ortaya çıkan ve şu anki NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen’in adaylığı noktasında gerçeklesen Danimarka-Türkiye işbirliğinin, şu an yaşadığımız son olaylarda da geçerli olduğunu düşünmekteyiz. Zira Danimarka’nın Kürt kurum ve kuruluşlarına yönelik gerçekleştirdiği eylemler, bizim Danimarka adaletine olan güvenimizi sarsmış durumda. Sarsılan güvenimize rağmen, dünyada hukuk devleti olarak parmakla gösterilen Danimarka’nın bundan sonraki süreçte ortaya koyacağı tavır ve duruşla, Kürtlerin adalete olan inancını tekrar kazandıracağını umut ediyoruz.”
HABER MERKEZİ