Filmamed Belgesel Film Festivali: Direniş, kadın, çocuk, toplum

Toplum/Yaşam Haberleri —

8. Filmamed Belgesel Film Festivali

8. Filmamed Belgesel Film Festivali

  • Ortadoğu Sinema Akademisi Derneği tarafından 27 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan 8. Filmamed Belgesel Film Festivali için başvurular 3 Temmuz’da başladı. Sansürlenen, gösterim olanağı bulamayan, etnik, dinsel, cinsel, kültürel kimliğe saldırı ve hakaret içermeyen bütün belgesel, filmler kabul edilecek.

Ortadoğu Sinema Akademisi Derneği tarafından 27 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan 8. Filmamed Belgesel Film Festivali için başvurular 3 Temmuz’da başladı. Sansürlenen, gösterim olanağı bulamayan, etnik, dinsel, cinsel, kültürel kimliğe saldırı ve hakaret içermeyen bütün belgesel, filmler kabul edilecek. 2020 ve sonrası yapımların başvurabileceği festival için son kabul tarihi 31 Temmuz olacak. 

Ortadoğu Sinema Akademisi Derneği üyesi yönetmen Lisa Çalan, festivalin sınır tanımadığını ve herkesin başvurusunu beklediklerini söyledi.

Önce kültüre saldırıyor

Kayyumlarla birlikte kadın, kültür, dil başta olmak üzere tüm kurumlara bir saldırının gerçekleştiğini belirten Çalan, “Kayyum toplumsal bir sorun alanı yarattı, öncelikle kadın kurumlarına, kültür kurumlarımıza, müzik, sinema festivallerimize saldırdılar. Saldırgan devlet ve sistem, Kürt kültürünü yozlaştırmak istiyor. Bu yüzden de öncelikle sanata, kültüre saldırıyor. Sinema bellek, hafızası ve Kürtlerin anısı olduğu için her zaman bir saldırı söz konusu. Toplumu hafızasız bırakmak istiyorlar. Bu yüzden belge film çok önemli, biz bu filmlerde topluma bilgiyi ulaştırıyoruz” diye konuştu.

Hafızayı kurumsallaştırıyoruz 

Çalan, hafızaya yönelik saldırının her geçen gün arttığına dikkat çekti ve ekledi: “Hafızanız yok olduğunda, toplum hepten gidiyor, ne dil kalıyor ne kültür ne de direniş. Bu nedenle bu festival bizim için çok önemli. Birinci önemi, dünyada gösterilmeyen, duyulmayan bir filmi, uzak bir hikâyeyi halka ulaştırıyoruz. Bir hafızayı kurumsallaştırıyoruz. Diğer bir önemi de toplumu evden çıkarıyoruz. Uzun bir süredir toplumun içine bir korku salınmış. Bu festivallerle bu korkuyu ortadan kaldıracağız.” 

‘Herkesin hikayesine ulaşacağız’

Tüm dünya ülkelerinde alternatif sinemanın görmezden gelindiğini ve popülerleşen kültür karşısında yok edilmeye çalışıldığını ifade eden Çalan, “Direniş, kadın, çocuk, toplum, yok olmaya yakın halkların hikâyeleri duyulmuyor ve görünmüyor. Bizde festivalimizde daha çok bu tarz filmlere yer vereceğiz. Herkesin hikâyesine ulaşacağız. En önemlisi de katledilmek ve yok olmak istenilen hikâyeler üzerine yoğunlaşacağız” diye konuştu. EYLEM AKDAĞ - MA/AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.