DAİŞ çetesinin işgali altında bulunan köyler, aralıksız operasyonlarla bir bir özgürlüğe kavuşturuluyor. Kobanê’de 19 günde 149 köy özgürleştirildi.

YPG/YPJ savaşçılarının Kobanê’de çetelere yönelik sürdürdüğü temizlik operasyonu kapsamında cuma günün itibariyle 149 köy özgürleştirildi. Savaşçıların diğer köylere yönelik operasyonları ise devam ediyor. 

Tarihi Kobanê direnişi ile 26 Ocak’ta DAIŞ çetesini hezimete uğratan YPG/YPJ güçleri, Kobanê’yi özgürleştirmesi ardından 27 Ocak’ta köyleri çetelerden temizleme hamlesi başlattı. Savaşçılar 19 gün içerisinde 149 köyü temizledi. Kobanê direnişinin 152’nci gününde, Kobanê’nin güneyinde Toreman Köyü ile Qûn Eftar Kalesi alanı da kurtarıldı. 

Zaman zaman köylere yönelik bombardıman gerçekleştiren koalisyon uçakları ile insansız alanlarda denenen silah sesleri dışında sessizliğin hakim olduğu kent merkezinde, nüfusun artmasıyla araç trafiği de yoğunluk kazanmaya başladı. Girilen her sokakta bir YPG/YPJ savaşçısı ile karşılaşmanın mümkün olduğu kentte, bütün sohbetler ise tarihi direniş ve yaşamını yitiren onur savaşçılarına duyulan minnet üzerinden şekilleniyor. 


Toreman’a gidiyoruz

Savaşın ağır izlerini taşıyan yıkık binaların dibinden güneye doğru yol alıyoruz. Kentin güvenliğini üstlenen Asayiş birimlerini selamladıktan sonra olası saldırılara karşı kazılan hendeklerden zikzak çizerek devam ediyoruz güney cephesine. Karşılaştığımız ilk köy olan Termik Köyü ve geçtiğimiz diğer bütün köylerde görünen YPG/YPJ bayrakları, daha güvenli adımlarla yol almamızı sağlıyor. Yönümüzü, Kuzey Kürdistan’dan Kobanê’nin batısına akan, oradan da güneyine doğru kıvrılan Fırat Nehri’ni çeviriyoruz. Yol boyunca neredeyse adım başı karşılaştığımız yanmış veya bir bombanın etkisiyle parçalanmış araçlar, yaşanan savaşı anlatıyor. İkinci hamle kapsamında devam eden operasyonlarla, çetenin üstüne yürüyen mevzilerin izine rastladığımız dümdüz ovada, yaklaşık 35 kilometrelik bir yolculuğun ardından YPG/YPJ bayraklarının yeni dikildiği Toreman Köyü’ndeyiz. 


Cedê menzile girdi

Toreman Köyü, güneybatı cephesinde çetenin üzerine kararlıca yürüyebilmenin mevzilerinden biri. Hemen yanında yükselen Toreman Tepesi ise alanın en stratejik noktalarından biri. Hane sayısı az olan köyün güneyindeki bir evin balkonunda çay yudumlayan YPG/YPJ savaşçılarının sohbetine dahil oluyoruz. Bir yandan cephe hazırlığını yapan, diğer yandan da geride bıraktıkları şehir savaşının sohbetini sürdüren bir YPG’li, “Kobanê’de birkaç ay içinde patlayan 40’ı aşkın bomba yüklü araç herhangi bir ülkede patlasaydı, bırakın fiziki tahribatı bunalımdan çökerdi” diyerek, Kobanê iradesine bir kez daha vurgu yapıyor.


‘Fırat’tan içeceğiz suyu’

Savaşçılar eşliğinde çıktığımız Toreman Tepesi’nde geniş bir mevzi ve omuz omuza konumlanan savaşçılarla karşılaşıyoruz. Namluların ucundaki nokta ise Cedê Köyü. İki kilometre mesafede Fırat’ın kıyısında bulunan Cedê, çetenin işgalinden dolayı nehre dokunmamıza engel tek köy. Sıkılan her mermi ile birlikte attıkları sloganların yanı sıra, “Bir nefes sonra Fırat’tan içeceğiz suyu” diyor savaşçılar. Savaşçıların, tepeden görünen geniş ova ve ovanın görünümünü belirginleştiren tepe silsilesinde nasıl yol aldıklarına yönelik anlatımları, yürüttükleri taktik ve stratejinin detayları. Toreman Tepesi’nden ayrıldıktan sonra köyün batı hizasında bulunan Kuneftar Tepesi’ne çıkıyoruz. Burada da YPG/YPJ’lilerle birlikte mevzide duran Pêşmerge güçleri ile karşılaşıyoruz. Fedai ruhları ile karanlığa meydan okuyan YPJ’lilerin zılgıt sesleriyle çeteye çevrilen ağır silahların gürültüsüne tanıklık ettiğimiz bu mevziden de Kobanê topraklarının tamamının kısa sürede özgürleştirileceği inancıyla ayrılıyoruz.


KADRİ ÖZKAN/ROJDA KORKMAZ/DİHA/KOBANÊ