
Fotoğraflarına bakıyor
“Kızım ve eşim savaştayken ben Türkiye’ye gelmeyi kabullenemedim. Bu yüzden son ana kadar Kobanê’yi terk etmedim” diyen Beko, çete saldırılarının ardından çıkmak zorunda kalınca bile çok uzaklaşmamak için Adana’daki kardeşinin yanına gitmedi. Kader Ortakaya Çadırkent’inde 4 çocuğuyla kalan Necah Beko, gelişini şöyle anlattı: “Saldırılar iyice yoğunlaşınca eşim Adana’daki kardeşimi aradı ve çocuklarla bizi almasını söyledi. 5 komşu aile bir ay boyunca sınır hattında bekledik. Geceleri güvenli olmadığı için hattın önüne gidiyorduk, gündüz de cephelerde nöbetteydik. Sınırı geçtikten sonra kardeşim beni Adana’ya götürmek istedi ama ben gitmedim. Bir ay camide kaldık. Suruç’a gelmek istedim Kobanê’ye yakın olduğu için. Kardeşime, ‘Sen git. Ben Kobanê’den uzaklaşamam. Yine oraya dönerim’ diyerek gönderdim. Bir kızım İzmir’de teyzesinin yanına gitti ben de 3 çocuğumla buraya geldim.”
Kobanê’ye dönene kadar
Gelirken yanında fotoğraflarını getiren Necah Beko, şöyle devam ediyor: “Çocuklarımın fotoğraflarını çok önceden hazırlamıştım. Çocuklarımın yüzlerinin fotoğraf da dahi olsa o kirli ellerde olmasına tahammül edemedim. Bu yüzden, olur da bir gün burayı terk etmek zorunda kalırsak diye yanımıza alacağım şeylerin arasına bıraktım. Buraya geldiğimde zorlandım ama ‘ben Kobanê’den savaşanlardan daha değerli değilim’ dedim ve burada çocuklarımla birlikte gideceğimiz günü bekliyoruz.”
Kobanê’deki kadın direnişinden ne kadar etkilendiğini de anlatan Necah Beko, “Ben 15 yaşında evlendim ve evlenirken aileme itiraz edemedim ve şimdi görüyorum ki kadın öyle bir noktaya geldi ki, genç kadınlarımız DAİŞ’in karşısında savaşıyor. Gurur duyuyorum ki benim kızım da onlardan biri. Adım adım haklarını alıp yaşamlarını kurdular. Kobanê de kadınlarla birlikte özgürleşecek. Hiçbir şey çetelerin ve ona destek verenlerin yanına kalmayacak. İntikamımızı alacağız” dedi.
DİHA/URFA