Çadırın ilk nöbet grubu Giessen ve Frankfurt'taki Kürdistanlılardı. Çadırda nöbet eylemini dün ise Mannheim, Nürnberg, Saarbrücken ve Darmstadt kentlerinde yaşayan Kürdistanlılar devraldı. Nöbet eylemine katılan Kürdistanlılardan Bedrana Yıldırım, Giessen'den geldiğini belirterek, "Onların sesine, ses verebilmek için bu eyleme katıldım. İnsanlarımız şehit düşmeden talepler yerine getirilmelidir. Kürdistanlıları, bu eyleme davet ediyoruz" dedi. 
Giessen'de katılan bir diğer eylemci Saadet Cumakan ise "Açlık grevlerini sonuna kadar destekliyoruz. Bu direnişi biz Avrupa'da yaşayan Kürdistanlılar da sürdürmeliyiz. Onların eylemlerine sahip çıkmalıyız" derken Sıdıka Sevilgen ise şunları söyledi: "Tecridi ne din ne de insanlık kabul edebilir. Bunun için artık Avrupa'daki insanlarımız uyanmalıdır. Arkadaşlarımız, bir halkın özgürlüğü için bedenlerini ölüme yatırıyor. Bu eylemi sonuna kadar sahiplenmeliyiz."

Hannover'de açlık grevi

Almanya'nın Hannover kentinde ise 4 günlük açlık grevi yapılıyor. Steintor meydanında basın açıklamasıyla başlayan açlık grevini Türkiyeli Sol örgütler de destekliyor.


AGİT BAÐRIYANIK/DENİZ AMED / FRANKFURT/HANNOVER




İsveç'ten destek

İsveç’in aktif sol partileri arasında yer alan 'Adalet Partisi Sosyalistler' ile 'Uluslararası İşçiler Komitesi' yazılı bir açıklama yaparak Türkiye zindanlarında açlık grevi yapan direnişçileri selamladı. Kuruluşlar, haklı talepler için zindanlarda direnen devrimcilerin örnek alınmalarını isteyerek tüm sendikalar, ırkçılık karşıtları ve insan hakları savunucularına işi bırakma çağrısında bulundu.
Avrupa Birliği Milletvekili Mikael Gustafsson ile Sol Parti Uppsala Dış İlişkiler Komitesi Üyesi Yekbun Alp da ortak bir açıklama yaparak, Erdoğan ve AKP Hükümeti'ne tutsakların taleplerini kabul etmesi çağrısında bulundu.
Türk devletinin politikasına yönelik tepkiler sadece İsveç Parlamentosu'nda yer alan muhalefet partileri ve sosyalistlerle sınırlı değil. Hükümet ortağı Hristiyan Demokrat Parti’nin üst düzeydeki iki yöneticisi de Türk devletinin Kürtlere yönelik politikasını ve Türkiye’deki insan hakları ihlallerini eleştirdi. Partinin Dış Politika Sözcüsü Desirre Pethrus ve Adalet Politikası Sözcüsü Caroline Szyber, günlük yayımlanan Svenska Dagsbladet Gazetesi'nin 'tartışma' sayfasında yayımlanan ortak makalelerinde ,Türkiye’de Kürtlerin durumlarının giderek kötüleştiğine, aralarında milletvekilleri, belediye başkanları, öğrenciler ve profesörlerin de bulunduğu toplu tutuklamalara gidildiğine dikkat çektiler.
Pethrus ve Szyber, Türkiye’nin bugün Avrupa Birliği’ne girebilecek durumda olmadığını belirtti.

 MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM