Fransa'da merkez sağın cumhurbaşkanı adayı François Fillon oldu. Fillon, Sarkozy'nin başbakanlığını yapmıştı. Seçim 2017'de.

Muhafazakar sağ görüşleriyle öne çıkan François Fillon, pazar günü yapılan ön seçimin ikinci turunda, rakibi Alain Juppe'ye büyük üstünlük sağladı. Fillon, yüzde 69 gibi bir oyla rakibi Juppe'yi gerisinde bırakarak merkez sağın adayı olarak cumhurbaşkanlığı seçimine katılmayı garantiledi. 

20 Kasım'da düzenlenen ilk tur aday belirleme seçimini, Fillon yüzde 44 ile birinci, Juppe ise yüzde 28 ile ikinci sırada tamamlamıştı. İlk turda eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ise yüzde 20 oyla üçüncü sırayı alarak partisinin cumhurbaşkanlığı adaylığı yarışında saf dışı kalmış ve ikinci turda Fillon'u desteklediğini açıklamıştı. Fillon'un zaferinde bu desteğin de büyük payı olduğu belirtiliyor.

Fillon: Fransızlar icraat istiyor

Fillon, sonuçların belli olmasının ardından yaptığı konuşmada, "Sağ ve merkez seçmen, bağlı olduğu Fransız değerlerine oy verdi" dedi. Kendisine oy veren seçmenin, daha önceden belirlenmiş senaryolara da karşı çıktığını savunan Fillon, "Fransızlar artık gerçeği istiyor, Fransızlar artık icraat istiyor" ifadesini kullandı. 

Le Pen ile yarışabilir 

Fransa'da iki turlu cumhurbaşkanlığı seçimi 23 Nisan ve 7 Mayıs 2017'de gerçekleştirilecek. Seçimin en güçlü adayları olarak merkez sağın adayı Fillon ve aşırı sağ Ulusal Cephe Partisinin lideri Marine Le Pen gösteriliyor. Fransa'da henüz adayını belirlememiş olan iktidardaki Sosyalist Partiye ise kamuoyu yoklamalarında fazla şans tanınmıyor.

François Fillon kim?

Fransa’nın muhtemel ve müstakbel cumhurbaşkanı Fillon önce gazetecilik, ardından da hukuk eğitimi aldı. Fillon henüz 27 yaşındayken, 1981'de milletvekilliğine seçildi ve Ulusal Meclis'in en genç üyesi oldu. Fillon, Başbakan Edouard Balladur döneminde 1993 yılında Eğitim Bakanı olarak atanarak ilk kez kabinede göre aldı. Daha sonra kabinede beş farklı görev daha üstlenen Fillon, son olarak Nicolas Sarkozy Cumhurbaşkanı iken 2012'ye kadar 5 yıl boyunca başbakanlık yaptı. 2012 yılında dönemin UMP'si bugün Cumhuriyetçiler olarak isim değiştiren Partisi'nin başkanlık yarışına dahil oldu. Sarkozy hakkında skandalların açığa çıkması, yargılama sürecinin başlamasıyla partinin genel başkanlığına soyunan Fillon bu yarışı kaybetmişti. Fillon 2012 yılından bu yana başkanlık yarışını kaybetmesine karşın siyasi çalışmalarına ara vermedi. Fillon'un siyasi kariyeri merkez sağın cumhurbaşkanı adayı seçilmesiyle yeni bir etaba girdi. 

Çalışma saatlerini 35’ten 39’a çıkarmak istiyor

Fillon cumhurbaşkanı seçilirse Fransa’da bugüne kadar geçerli olan 35 saat kavramı tarihe karışacak. 

39 saatten bahseden Fillon sendikal hareketin gücünü sınırlayan, işten çıkarmayı kolaylaştıran ve şirketlerin yetkilerini genişleten bir politika yürüteceğini belirtiyor. 

500 bin memur işsiz kalabilir

Fillon "Bazen her şeyi dümdüz etmeniz gerekir" diyerek kamu harcamalarında sert kesintiler yapılması gerektiğini de savunuyor. Fillon, cumhurbaşkanlığı döneminde 500 bin kamu emekçisinin işine son vermeyi, KDV vergi oranını ise 2 puan artırmayı ve işyerlerine dönük bazı vergileri ise kaldırmayı planlıyor. 

Göçü sınırlamak istiyor

Sağcı Fillon'un hedefinde göçmenler de var. Merkez sağın cumhurbaşkanı adayı göçü sınırlamak gerektiğini öne sürüyor.

Müslümanlara dönük yeni yaptırımlar getirmeyi planlıyor

Fillon ülkedeki farklı kimliklerin korunması gerektiğini belirtse de radikal olan her kimliğin "laiklik ve Fransa yasalarının sınırlarını kabul etmesi" durumunda var olabileceğini aksi takdirde sınır dışı edilmesi fikrini savunuyor. Bu kapsamda ilk hedefte olanlar ise S fişi (Terör örgütüyle bağlantılı radikal eylem potansiyeli olanlar için uygulanan fişleme yöntemi) ile fişlenen 20 bin kişi olacak. Bunun içerisinde radikal dincilerin yanı sıra 10 bin PKK ve diğer sol örgüt taraftarı olarak fişlenen bireyler yer alıyor. 

François Fillon, tesettürlü mayo, dini mekanlar konusunda yeni bir prosedür, din adamlarının Fransa tarafından eğitilmesi gibi geniş bir programla ülkedeki Müslümanları hedefleyen yeni yaptırımlar getirmeyi hedefliyor.

Kürtaj yasasını kaldırmayı düşünüyor

İnançlı bir Katolik olan Fillon kürtaja karşı. "Bu konuda yeni bir yeniden bir tartışma gerekiyor" diyen Fillon'un niyetinin kadınlara kürtaj hakkı tanıyan yasayı kaldırmak olduğu anlaşılıyor. Fillon'un değişiklik düşündüğü bir diğer konu ise Sosyalist hükümet tarafından çıkarılan LGBT bireylerine evlilik yapma ve evlatlık edinme hakkını veren yasa. 

Sağlıkta da değişimler düşünülüyor

Devletin sağlık harcamalarında tasarrufa gitmesi gerektiğini savunan Fillon, yüzde 70 devletin sağlık harcamalarını ödeme ilkesinden vazgeçip, bunun bir reformla özel sigorta sistemlerine devredilmesi gerektiğini savunuyor. Kronik rahatsızlıklar, ömür boyu kullanılacak ilaçlar ve sağlık kontrolleri dışında çalışan ya da sosyal yardım alan bireylerin sağlık sigortalarını özel şirketlerle çözmesi gerektiğini savunan Fillon'un Cumhurbaşkanı olması durumunda sağlık alanında büyük değişimler olacağı açık. 

Esad’la ortak hareket fikri

 Fillon, Rusya ile ilişkilerin iyileştirilmesi gerektiğini savunuyor. Fillon, mevcut Fransa dış politikasından farklı olarak Rusya ve Esad'la yeni bir diyalog zemini oluşturulmasından bahsediyor. Fransa'nın Suriye'de önceliğinin radikal dinci örgütlenmelerle mücadele olduğunu ve Fransa'nın bu anlamda Esad'la ortak hareket etmesi gerektiğini savunuyor.

AB’ye kuşkulu bakıyor

1992 yılında  Euro'yu dolaşıma sokan Maastricht Antlaşması'na "Hayır" oyu veren Fillon Avrupa Birliği'ne kuşkulu bakıyor. Fillon, birlik içinde temel ülkelerden oluşan bir AB hükümetinin var olması gerektiğini savunuyor.


SELMA AKKAYA / PARİS