Fransa'daki sosyalist hükümet tarafından hazırlanan ve başta gençler olmak üzere toplumun önemli kesiminden tepki gören çalışma yasası 3 Mayıs'ta parlamentoda görüşülmeye başlandı. Sosyalist Parti içerisinde bazı isimlerin de karşı çıktığı yasa tasarısı iki hafta boyunca mecliste tartışılacak. Oylamanın ise 17 Mayıs'ta yapılması bekleniyor. Fransa Çalışma Bakanı Myriam El Khomri’nin adını taşıyan yasa tasarısı kabul edildiği takdirde çalışma saatlerinin uzamasını ve işten çıkarmaların kolaylaşmasını sağlayacak. Sendikalar tarafından kazanılmış hakların elden alınması olarak yorumlanan tasarı işverene mesai sürelerini artırma ve maaşları düşürme yetkisi veren içeriğiyle dikkat çekiyor. İşçi kazanımlarına bir saldırı olarak görülen tasarıya karşı yaklaşık 2 aydır ülke genelinde protesto ve grevler düzenleniyor. Yasanın geri çekilmesini talep eden sendikalar, emek hareketleri ile öğrenciler eylemlerine devam edecekler. Yasa karşıtları bu hafta sonu ile 10 ve 17 Mayıs tarihlerinde yine sokaklarda olacak.
Hükümet burjuvazinin talimatını yerine getiriyor
Salı günü vekiller içerde yasayı tartışırken yasa karşıtları da parlamento önündeydi. Protestocularda biri de 35 yıllık işçi olan Philipe Olivier'di. Olivier'le yaptığımız sohbette CGT sendikası üyesi olduğunu öğreniyoruz. Fransa'nın en büyük işçi konfederasyonu olan CGT üyeleri başından beri yasa karşıtı yapılan tüm eylemlere aktif katılıyor. Philipe Olivier'e göre burjuvazi hükümetten bu yasayı çıkarmasını istemiş, onlar da uygulayıcı olarak görevlerini yerine getiriyor.
Sendikalar daha kararlı olmalı
Olivier, "Eylem ve grevler hükümete kısmi değişimler yaptırsa da geri adım attıramadı. Sendikalar bu durumda ne yapmalı?" sorumuza ise sendikaları eleştirerek yanıt verdi: "Bu süreçte gençler bizden daha aktifti ve sesleri daha gür çıkıyordu. Oysa sendikaların daha kararlı bir duruş göstermesi gerekiyordu. Örneğin 90'lı yıllarda Fransa'da işçiler hakları için iki aya yakın bir bir süre yaşamı kitlemişti. Grev ve eylemler nedeniyle dönemin hükümeti geri adım atmak zorunda kalmıştı. Şimdi de böylesi bir kararlılık gerekli. Şuan yaptığımız eylem ve gösterilerin hükümet için bir caydırıcılığı yok."
Gençler iş güvencesinden mahrum kalacaklar
Olivier, meclisten geçirilmek istenen yasanın gençleri daha fazla etkileyeceğine dikkat çekerek, "Çünkü genç kuşaklar işe başlarken bütünden iş güvencesinden mahrum olarak başlayacaklar" dedi.
Fransa'ya 68'lerin ruhu lazım
Eylemlerde buluşan eski kuşak ile dönemin gençlerini de karşılaştıran Olivier, "Bizler yılların alışkanlıklarıyla halen sendikaların bizi eyleme davet etmesiyle harekete geçen bir kuşağız. Yeni kuşaklar ise kendi eylem ve hareketlerini yaratıyor" dedi ve ekledi: "Bakın her türlü saldırıya maruz kaldıkları halde gece sokaklarda sabahlıyorlar. Gençler de bu sistemde bir gelecek göremiyor. Ama gençlere biraz daha politik bir ruh gerekiyor. Tıpkı 68'lerde Fransa'yı sallayan bir hareket gibi. Bu olmadıkça bu genç kuşakların umutları da bir süre sonra kırılacak."
Diz çökmek yok eylemler sürecek
Tasasının geri çekilmesi için eylemlere devam edeceklerini aktaran Olivier, "Diz çökmeyeceğiz, diz çökersek haklar açısından öleceğiz, biliyorum" dedi.
Sendikalar ve emek hareketleri ve öğrencilerle birlikte hafta sonu ile 10 ve 17 Mayıs tarihlerinde yine sokaklarda olacaklarının bilgisini veren Philipe Olivier, ancak bunu da yeterli görmüyor. Olivier'e göre sendikalar 17 gün boyunca aralıksız bir şekilde grev ve eylemde olmalıydı. Philipe Olivier aynı zaman da biraz da kaygılı. "Niye?" dediğimizde gerekçesini ise şöyle açıkladı: "Hükümet şimdiden 'meclisin yüzde 49'u arkamızda' diyor. Ama biz halen yüzde 49 ile sokakta değiliz. Bu anlamda önümüzdeki süreç giderek kaygı uyandırıyor."
Tasarı geri çekilmeli
Ama Olivier ile arkadaşları mücadeleyi bırakmaya da niyetli değil. Olivier’ın son sözü, "Biz örgütlü işçi ve gençlerle eylemlerimizi sürdüreceğiz. Talebimiz çok açık: Hükümet yasayı geri çek!“ oldu.