Kadın katliamlarını protesto eden kadınlar hükümete seslendi: Yılın başından bu yana 74 kadın öldürüldü. Hükümet arızalı mıydı? Hükümet ‘yasalar var’ diyor ama yasaları uygulayan bir adalet ve hukuk, polis ve jandarma sistemi yoksa yasalar neye yarar? Alın size ulusal bir sorun!

 

SELMA AKKAYA / PARİS

Fransa’da yılın başından bu yana eşleri ya da eski eşleri tarafından öldürülen 74 kadın için Paris’te kadınlar Cumartesi günü Republique Meydanı’nda buluşarak “kadın kırımına son” dedi.

Monica 29 yaşında, Pascale 56 yaşında, Taïna 20 yaşında… Adları ve yaşları değişse de kaderleri değişmeyen 73 kadına 4 Temmuz Çarşamba günü, üç aylık hamile olan ve 20 yaşında kocası tarafından öldürülen Leïla da katıldı. Fransa’da 1.2 milyon kadın erkekler tarafından her yıl saldırıya uğruyor. Kadınların yüzde  32’sinin iş yerinde ya da sokakta cinsel tacize uğradığı İçişleri Bakanlığı raporuna yansıyor.

Her yıl 93 bin kadının tecavüze uğradığı Fransa’da yılın ilk yarısında 74 kadın öldürüldü. Bu 74 kadının her birinin en az 3-4 kez karakola ya da bölgede bulunan jandarmaya başvurduğu ortaya çıktı. Söz konusu kadın kırımına karşı 15 kadın örgütü ve bireylerden oluşan “Hepimiz” hareketinin çağrısıyla kadınlar, Cumartesi günü Republique Meydanı’nda kadın kırımına karşı öfkesini dile getirdi.

74 kadın anısına

74 kadın anısına 74 saniye saygı duruşuyla başlayan eyleme aralarında şarkıcı Yael Naim, eski cumhurbaşkanı François Hollande, artist Muriel Robin ve Julie Gayet gibi çok sayıda sanatçı ve politik şahsiyet de katılım sağladı.

Hükümete seslendiler

Kadın hareketleri adına yapılan ortak açıklamada Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’a ve ilgili bakanlıklara seslenildi: “Sayın Başkan, yılın başından bu yana 74 kadın eşleri ya da eski eşi tarafından öldürüldü. Hükümet arızalı mıydı? Yoksa işleyen bir devlet mekanizmasında bütün bu kadın kırımları önlenebilir, engellenebilirdi. Hükümet ‘yasalar’ var diyor ama yasaları uygulayan bir adalet ve hukuk, polis ve jandarma sistemi yoksa yasalar neye yarar? Şiddete maruz kalan yılda 300 bin kadın başvurusu biliniyor. Ama bunlardan 13 bininin dikkate alındığını da unutmamak gerekiyor. Bu bir yasa problemi değil, bu bir eğitim sorunu. Bütün bu birimlerde çalışanların eğitilmesi gerekiyor.

Şiddete uğrayan bir kadının devlet tarafından korunması şart. Onları korumak için önce güvenli bir ortama alın. Ev, işyeri, okul onların ihtiyaç duyacağı her şeyin devlet tarafından karşılanması şart. Eğer siz karşılayabilecek yetenekte değilseniz, kadın derneklerine yeterli bütçe sağlarsanız onlar kendi hemcinslerini korumak için her şeyi yapabilir. Devlet personeli kadın örgütleri tarafından eğitilebilir. Yine sayın Adalet Bakanı, şiddet uygulayanların elektronik kelepçeyle izlenmesi birçok ölümü engelleyebilir!”

Alın size ulusal sorun

Sinema sanatçısı Muriel Robin’de eylemde kısa bir konuşma yaparak Macron’a seslendi. “Sayın Başkan, her fırsatta ulusal nedenlerden bahsediyorsun. Alın size ulusal bir sorun. Sizce bir kadının hayatı ne kadar tutar?” diyerek bütün ölümlerden işlemeyen devletin sorumlu olduğunun altını çizdi.

Muriel Robin’in sembolik olarak “74 saniyelik öfkenizin sembolü olarak gürültü yapın” çağrısına kadınlar ıslık, alkış ve çığlıklarla yanıt oldu.

Kadın hareketleri sloganları, pankartları ve dövizleriyle  Emmanuel Macron’u “katliama son vermeye” çağırırken polis, adalet sistemi, okul, sosyal hizmetlerin kadınlar için yeniden gözden geçirilmesini talep etti.

Eylemin sonunda sanatçı Yael Naim ölen kadınlar anısına bir şarkı seslendirdi.