
Berlin Kürt Kadın Meclisi’nin organize ettiği nöbet eylemi Brandenburger Tor Meydanı’nda bulunan Fransa Büyükelçiliği önünde yapıldı. ‘Asla unutmayacağız!’ , ‘Hepimiz Sakine, Fidan ve Leylayız!’ pankartı açan eylemciler, bildiriler de dağıttı. Yapılan açıklamada “Adaletin gerçekleşmesi için tüm Kürdistanlıları ve dostlarını destek vermeye ve seslerini yükseltmeye çağırıyoruz” ifadesine yer verildi.
Tecavüz olayları da kınandı
Hollanda’nın Den Haag şehrinde bir araya gelen Kürt kadınları, Fransız Konsolosluğu önünde Paris Katliamı’nın aydınlatılması için eylem yaptı. Eylemde, son yıllarda Türkiye’de devlet politikası haline gelen tecavüz olayları da kınandı.
Kadınlar eylemde Cansız, Doğan ve Şaylemez’in posterlerinin yanı sıra “Tecavüzcüleri koruyan tecavüzün suç ortağıdır”, “Kadın özgürlüğü toplumun özgürlüğüdür”, “çocuklar seks objesi değildir” yazılı pankartlar taşıyarak, Türkiye’de son dönemde yaşanan tecavüz ve taciz olaylarına dikkat çekti.
Okudukları bildiriyle kadınlar, taciz ve tecavüz uygulamalarının yıllarca Kürt özgürlük hareketinin ve kadın mücadelesinin üzerinde baskı ve teslim alma aracı olarak kullanıldığını, bunlara göz yummayacaklarını dile getirdi.
Eylem ardından Den Haag Kadın Meclisi, şehir merkezinde stand açıp Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için imza topladı. Kucaklarında yeni doğmuş bebekleri ile eyleme katılan genç Kürt anneler, çevredekilerin ilgi odağı oldu. Eylemde yaklaşık 500 imza toplandı.
Fransa neden suskun?
Almanya’nın Düsseldorf kentinde de Fransız konsolosluğu önünde bir araya gelen Kürdistanlılar, Fransa hükümetinin katliamla ilgili tatmin edici açıklama yapmamasına tepki gösterdi. Eylemciler, katliamın iç yüzü aydınlatılıncaya kadar eylemde olacaklarını söyledi. Adalet isteyen Kürdistanlılar, “Fransız hükümeti neden suskun? Acaba katliama göz yumduğu için midir?” diye sordu. Eylemde, katliamı kınayan konuşmalar yapılırken, adalet talebi içeren bildiriler de dağıtıldı.
Hannover kentinde Fransa Konsolosluğu önünde biraraya gelen Kürt kadınlar, katliamda parmağı bulunanların açığa çıkarılmasını talep etti. Kentin işlek caddesinde yüzlerce bildirinin dağıtıldığı eylemde, eylemi organize eden Hannover Mala Gel Derneği’nin kadın komisyonu üyeleri, her hafta yapılan eyleme daha fazla katılım çağrısı yaptı.
Avusturya’nın başkenti Viyana’da ise Kürt Kadın Derneği Avesta öncülüğünde yapılan ‘Adalet İstiyoruz’ eyleminde ‘Paris katliamının aydınlatılmasını istiyoruz’ pankartı açıldı. Eylemde konuşan Avesta temsilcisi, Fransa devletinin katliamın üzerinde aylar geçmesine rağmen halen aydınlatmadığına dikkat çekerek, “Fransa suçlu ve suçluları biliyor ama saklıyor ve koruyor. Biz katiller ortaya çıkarılana kadar nöbetimizi sürdüreceğiz” dedi. Temsilci, her hafta Çarşamba günü Fransa elçiliği önünde yapılan eyleme Kürdistanlılara ‘destek verin’ çağrısı yaptı.
Nöbet sırasında ayrıca Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için de imza toplandı, Öcalan’ı anlatan bröşürler dağıtıldı.
25. haftada adalet taleplerini yineleyen Kürdistanlılar, Fransa’nın bu zamana kadar suskun kalmasının, asıl failleri koruduğunu ve katliamın suç ortağı olduğu anlamına geldiğini dile getirdi.
HIDIR ATEŞ/BERLİN-DENİZ AMED/HANNOVER-ŞAHİN ÖÐÜT/VİYANA-Y.ÖZGÜR POLİTİKA/DÜSSELDORF/DEN HAAG
Öfkemiz Fransa Devletine
Hamburg’da yaşayan Kürt kadınları da 25 haftadır sokağa çıkarak, Paris’te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in katillerinin açığa çıkarılmasını istiyor. Önceki gün kentin en işlek merkezi olan Altona-Mercado Meydanı’nda biraraya gelen Kürt kadınlar, adalet yerini bulana kadar eylemlerini devam edeceklerini söyledi. Sanatçı Leman Stehn’in de destek verdiği ve Rojbin Kadın Meclisi tarafından organize edilen eylemde konuşan meclis sözcülerinden Anja Flach, Fransa devletinin suskunluğunu asla kabul etmeyeceklerini belirterek, “Suskunluk katliamlara onay anlamına geliyor. Şehitlerimize sıkılan kurşunlar geleceğimize ve özgürlüğümüze sıkılmıştır” dedi.
Sık sık ‘Jin Jiyan Azadî’, ‘Şehîd Namirin’ sloganı atan kadınlar, kentteki Fransa konsolosluğunun kapanması üzerine Berlin’deki Fransa Büyükelçiliği’ne mektup yazarak katillerin artık bulunmasını istedi. Eylem sırasında katliamı ve Fransa’nın tavrını anlatan yüzlerce bildiri dağıtıldı.
Eyleme katılan kadınlar gazetemize yaptıkları açıklamada Fransa’nın tavrı edilemeyeceğini belirterek, Kürdistanlıların eylemlere daha aktif katılmasını istedi.
Mehtap Erol: Kuzenim Sakine Cansız ve şehit yoldaşları için adalet arayışımızı sürdürmek için her hafta burada toplanıyoruz. Fransa, katliamın olduğu ilk günden itibaren olayın arkasında kimlerin olduğunu bilmesine rağmen suskunluğunu koruyor. Ailelere halen tatmin edici bir açıklama yapılmış değil. Aileleri olarak çok acı çektik. Acaba öldürülenler Fransız ya da Avrupalı kadınlar olsaydı durum yine aynı mı olurdu? Ne pahasına olursa olsun, ta ki katiller bulunup yargı önüne çıkarılana kadar adalet arayışımız sürecek.
Leman Stehn: Sakine, Fidan ve Leyla, daha özgürce ve onurluca yaşasınlar diye canlarını verdiler. Katliamlarına sessiz kalmak onaylamak anlamına gelir. Ne yazık ki ne bu katliamlar ne de tarihteki diğer katliamlar henüz aydınlatılmadı. Türkiye toplumu katliamlarla yüzleşebilme cesaretini göstermeli. Onları canice katleden karanlık eller, bizim irademizi ve geleceğimizi de karartmak istedi. Onlar hep güzel bir dünyanın düşlerini kuran insanlardı. Temennim; başta Paris Katliamı başta olmak üzere tüm katliamların aydınlatılması. Sadece Kürt kadınları değil, kalbi devrimden ve güzel bir dünya için atan tüm demokrat ve aydın insanlar bu eylemlere katılmalı.
Berivan Acar: Bu katliam ile kalbimizde derin yaralar açıldı. Sakine Cansız ve arkadaşlarının Avrupa ile Türkiye arasındaki ekonomik çıkarlara kurban edildiklerini düşünüyorum. Sakine Cansız, Türk ve Kürt toplumu arasında barışın olmasını çok istiyordu. Biz şehitlerimizden sevgiyi, emeği ve direnişi miras aldık. Katilleri bulunana kadar eylemlerimiz devam edecek.
Nazan Ülgüt: Paris şehitlerinin şahsında Kürt kadının geleceği karartılmak istendi. Onlara sıkılan kurşunları kendimize sıkılmış kabul ediyoruz. Katliamın üstünden yaklaşık yedi ay geçmesine rağmen katillerin bulunmaması, Fransa devletinin acizliğidir. Fransa istese 24 saatte katilleri bulabilir. Suskunluğu ve bu konuda doyurucu bir açıklama yapmaması katliamın suç ortağı olduğunu gösteriyor. Öfkemiz katillere olduğu kadar Fransa devletinedir de.
Anja Flach: Cinayetin üzerinden yedi ay geçmesine rağmen bir açıklama dahi yapmayan Fransa devletinin bu tavrını kınıyorum. Bütün cinayet bir insanın üstüne yıkılarak, asıl failler korunuyor adeta. Fransa’nın ortasında işlenen bu cinayet, Avrupa demokrasisi için de bir utançtır. Sakine Cansız ve yoldaşları sadece Kürt kadınları için değil, enternasyonalist tüm kadınlar için mücadele verdiler. Onların ideallerine bağlı olmak için daha çok mücadele etmeliyiz. Bir Alman sosyalist kadın olarak onları çok özlüyorum. Sakine Cansız’ın fedakarlığını ve mütevaziliğini her zaman kendime örnek alıyorum.
Naciye Acar: Biz Kürt kadınları başta Paris katliamı olmak üzere tüm katliamların aydınlatılması için her hafta buradayız. Ne yazık ki dünya adeta sağır olmuş. Kimse bizim adalet arayışımızı görmek istemiyor. Eylemlere yeterince insanlar katılmıyor. İnsanlar eyleme gelmektense evlerinde oturmayı tercih ediyor. Bizler evlerimizde oturarak mı şehitlerimize layık olacağız? Sakine Cansız ve diğer şehit yoldaşlarımız bizler daha mutlu olalım diye can verdiler. Bizler şehitlerimizin anılarına ve mücadelelerine sahip çıkmazsak kimler sahip çıkacak? Vicdan sahibi, onur sahibi her Kürt’ün bu eylemlere katılması lazım.
Ertuş Kocaman: Sakine Cansız ve arkadaşlarının şehadetinden sonra bıraktıkları mirasa sahip çıkma sözü verdim. Onlarla Kürtlüğümü tanıdım diyebilirim. Her hafta buraya gelerek onlara karşı manevi sorumluluğumu yerine getirmeye çalışıyorum. Onlar için ne kadar mücadele edersek haklarını ödeyemeyiz. Zamanımın çoğu imza toplamakla geçiyor. Ne yazık ki hem mitinge gelme hem de Başkanımız için imza toplamada insanlarımız yeterli çabayı göstermiyor. Herkes şehitlerine layık olsun.
Ayten Vural: Sakine Cansız yoldaşı yakından tanıyan bir insan olarak şehadetinden çok etkilenmiştim. Sakine yoldaştan çok şeyler öğrendik, ki mücadele etmek bunların başında geliyor. Bugün onurluysak ve başımız dikse, bunu onların mücadelesine borçluyuz. Kürt kadınları olarak adalet arayışımız sonuna dek mücadele edecek. Asla yılmayacağız ve elimiz hep katillerin yakasında olacak. Bizler değil, onlar bizden korksun.
Rojda Aydın: Kürdistanlı genç bir kız olarak şehitlerimize olan manevi borcumu ödemek için her hafta burada olmaya çalışıyorum. İnsanların eyleme olan ilgisizliğini bir türlü kabullenemiyorum. Her hafta aynı insanlar buraya geliyor. Sakine Cansız ve yoldaşları, bütün Kürt halkı için canlarını verdiler. Bence eylemlerin daha güçlü geçmesi için içerik olarak daha da zenginleştirilmesi lazım. Avrupa ülkeleri bu cinayetleri aydınlatmadığı sürece onlara asla güvenimiz olmayacak. Öldürülen Avrupalı kadınlar olsaydı bütün dünya ayağa kalkmıştı. Ama ne yazık ki öldürülen Kürt olunca kimsenin kılı kıpırdamıyor.
MEHMET ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG