Fransa’nın Marsilya kentinde işçi oturumlu Hayrettin Demir, evine yapılan baskınla gözaltına alındı. Salı sabah erken saatlerinde evi basılan Hayrettin Demir’in Türkiye’ye iadesi talep ediliyordu.
Fransa’da işçi olarak bulunan Demir, gözaltına alındıktan sonra Marsilya’dan Paris’e getirildi. Dün Paris’te mahkemeye çıkarılan Demir adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Mahkeme iade dosyasını incelemeye aldı.
Hayrettin Demir hakkında 1993 yılında açılmış bir davanın sonuçlandığı ve iade kararı bulunduğu belirtildi. 1997 yılından bu yana Fransa’da yaşayan Demir’in daha öncesinde Türkiye’de ve devamında Fransa’da da herhangi politik bir faaliyeti bulunmadığı ifade ediliyor.
Son günlerde Fransa’da Kürtlere yönelik bir baskı kampanyası başlatıldı. Fransa Demokratik Kürt Konseyi’nin (CDK-F) üye ve yöneticilerinin hesapları ve mal varlıklarına tedbir konuldu. Bu gelişmeler özellikle Fransa Dışişleri bakanı Jean-Yves le Drian’ın 13 Haziran günü Ankara’da Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmesinin öncesi ve sonrasına denk gelmesi dikkat çekti.
Kürt Konseyi yaptığı açıklamada “Paris’in bir kez daha Ankara ile, Fransa’daki mülteci Kürt aktivistleri üzerinden büyük anlaşmalar yaptığından şüphe yok” demişti.
Beş ülkede baskın
Belçika medyasına göre ise iki Kürt genci, PKK’ye eleman kazandırdıkları iddiasıyla beş ülkede yürütülen ev baskınları sonucu gözaltına alındı. Baskınların Avusturya, Belçika, Fransa, Almanya ve İsviçre’de gerçekleştiği bildiriliyor. Iki Kürt gencinin gözaltına alındığına ilişkin haberler, Hollanda merkezli AB’nin adli işbirliği ünitesi Eurojust’un açıklamasına dayandırıldı. Bu operasyonların 2017 yılında Liege’de başlatılan bir soruşturma çerçevesinde gerçekleştiği bildirildi.
Fransa’da 2006 ile 2013 yılları arasında Türk devleti ile işbirliği halinde devreye konulan anti Kürt politikası çerçevesinde, yüzlerce Kürt gözaltına alınmıştı. Bugün yeniden gözaltılar ve ölüm tehditleri, endişeleri arttırdı.
Ölüm tehditleri
CDK-F Pazartesi günü yaptığı açıklamada Eşbaşkanları ve sözcülerinin MİT tarafından ölümle tehdit edildiği belirtmişti. Eşbaşkanın başına 1,5 milyon Türk lirası ödül konulduğu, sözcünün ise MİT’ten gelen mesajlarla ölüm tehdidi aldığı kaydedilmişti. CDK-F, “Fransa, 2006 ile 2013 yılları arasında Kürtlere yönelik baskı politikasından hiçbir ders almadı mı? Türk makamları ile iğrenç adli bir işbirliğinin hakim olduğu bu yıkıcı politika, 9 Ocak 2013’te üç Kürt kadın aktivistin Paris’in göbeğinde MİT tarafından infaz edilmesine yol açtı” dedi. CDK-F, Fransız hükümetinin üyeleri hakkında getirdiği bu tedbirlerin MİT’in Fransa’ya yerleştirdiği “ölüm komandolarını” cesaretlendireceğini belirterek, “Yöneticilerimiz tehlike altında, yaşamlarına veya fiziki bütünlüklerine bir zarar gelmesi halinde, bundan Fransız hükümeti ve başta Jean-Yves Le Drian sorumludur” diye uyardı.
PARİS