Fransa Gündemi


Fransa, Nazi kamplarından kurtulmayı başarmış ve daha sonra 20. yüzyıla damga vuran ve “Büyük Hanımefendi” olarak anılan ilk kadın Bakan Simone Veil son yolculuğuna uğurluyor. Geçtiğimiz hafta yaşamını yitiren Veil için Çarşamba günü yapılan devlet törenine Cumhurbaşkanı Macron’un yanı sıra eski cumhurbaşkanları ve çok sayıda parlamenter katılım sağladı.  Fransa tarihinde ilk kadın bakan olan Veil, sağlık bakanı olduğu dönemde Fransa’da yasaklı olan kürtajı meclis gündemine alarak daha sonra yasalaşmasını sağlamış olduğu için birçok kilisenin de hedefinde olan bir isimdi!

1927 Nice doğumlu Veil, Nice Alman işgaline uğradığında SS subayları tarafından tutuklanıyor. O dönem Drancy’de ulunan kampa sevk edilmiş, erkek kardeşi ve babası Litvanya’daki kampa gönderilmiş ve Veil onlardan bir daha haber alamamış. Aynı dönem Lyon’da kız kardeşleri tutuklanan Veil, annesini Auschwitz-Birkenau’nun kampında yitiriyor. Simone Veil’in bulunduğu kamp İngilizler tarafından kurtarıldıktan sonra Fransa’ya döndüğünde ailesinde sadece iki kız kardeşi sağ kalıyor. Yahudi oldukları için yaşadıkları bu süreç onu hukuk okumaya itiyor. Bir hukukçu olarak başarı elde etmeye başladı dönemde, aynı zamanda dönemin kadın hakları konusunda mücadelesi içerisinde yer alıyor. 1974 yılında Jacques Chirac ve Raymond Barre hükümetlerin de Sağlık Bakanı olarak Fransa’da ilk kadın sağlık bakanı ünvanını alan Veil, kadın mücadelesi konusundaki çabasını bakanlığı döneminde de yürütüyor.  Bakanlığı döneminde hem kiliselerin hem de dönemin birçok siyasi yapısı tarafından ağır eleştirilere uğramasına rağmen kürtajın yasallaşmasını sağlayan kanunu Fransa Parlamentosu’nda tartışmaktan geri durmuyor. Kürtaj yasası o dönem Veil’in ve onunla birlikte mücadele eden kadınların yasası olarak meclisten geçiyor!

Nazi kamplarından sağ kurtulmayı başaran ve daha sonra Sağlık Bakanlığı yapan Simone Veil, Fransa siyasetinde daha sonraki iktidarlar döneminde de çeşitli görevlerde yer alıyor.  Kadınların kürtaj hakkını, çalışma yaşamında eşit ücret talebi ve AB’yi savunmasıyla bilinen Veil, 89 yaşında hayatını kaybettikten sonra bile hem kiliseler hem de aşırı sağcıların hedefi olmaktan kurtulamadı. Geçtiğimiz hafta kendisi için ülke çapında düzenlenen 1 dakikalık saygı duruşları bu kesimler tarafından protesto edilerek terk edildi. 

Çarşamba günü yapılan törende, Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Veil için öncü bir kadın olduğunu belirtirken; “Bu hayatı izleyelim çünkü bizi şaşırtmaya devam ediyor” dedi. Fransa’daki kadın örgütleri de Veil’in Fransa kadın mücadelesindeki önemine vurgu yapan anma mesajları yayınladı. Fransız feministlerin büyük bir değerini yitirdiğini ifade eden kadın örgütleri, çeşitli anma törenleri düzenlemeye devam edecek. 

20. yüzyılda Fransa tarihinde izler bırakan Veil, sıradan bir kadın olarak yaşamayı tercih etmemişti. Tıpkı ona yakışır bir biçimde cenazesi, Marie Curie, Alexandre Dumas, Victor Hugo, Jean-Jacques Rousseau, Voltaire, Emile Zola gibi toplam 76 dünyaca ünlü büyük ismin defnedildiği Pantheon’a gömüldü.