Fransa’nın yeni Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, hükümet kabinesinde Dışişleri Bakanlığı görevine eski Savunma Bakanı Jean-Yves Le Drian’ı tercih etti. 

Peki, Le Drian kimdir ve neden böyle bir tercih yapıldı? Bundan sonra nasıl bir dış politika şekillenecek?

Fransa’nın yeni hükümet kabinesi 17 Mayıs Çarşamba günü açıklandı. Avrupa ve Dışilişkiler Bakanlığı görevine 70 yaşındaki Jean-Yves Le Drian getirildi. Le Drian, bir önceki hükümetin de ağır toplarından biriydi. Eski Cumhurbaşkanı Hollande’ın sadık adamlarından biri olarak biliniyor.

Almanya ile askeri işbirliği konusunda yakınlaşmanın mimarı olarak görülen Le Drian, sıkı bir Avrupacı.

Silah ticareti rekortmeni

Le Monde gazetesine göre Le Drian, “Ağzı sıkı ve ihtiyatlı” biri. Son beş yılda 64 ülkeyi ziyaret etti. Silah sektörüyle yoğun ilişkileri olan biri. 2016’da 14 milyar euroluk satış yaptı. Avustralya’da, Fransa “yüzyılın anlaşması” olarak değerlendirilen, 12 denizaltının inşası ihalesini kazandı. Hindistan, Mısır ve Katar’a 84 Rafale uçağı sattı.

Pragmatik, ağzı sıkı ve ciddi

Fransa’nın dış politikasını yakından takip eden Fransız uzman Hadrien Desuin, Le Drian’ı tercih edilmesinin diplomatlara güven vereceğini söylüyor ve ekliyor: “Jean-Yves Le Drian her zaman görevleri sırasında pragmatizm ve realizm örneği olmayı bildi.” 

Drian’ın ağzı sıkı ve ciddi olduğunu belirten Desuin, yeni Dışişleri Bakanı’nın hızlı bir şekilde operasyonel olacağını ifade ediyor. Ancak Desuin’e göre Drian’ın on yıldan fazladır bakanlığı eline alan yeni kuşan neo-con büyükelçilere direnmesi gerektiğine de dikkat çekiyor.


Suudilerle de arası çok iyi

Hollande döneminde Drian’a Afrika diplomasisi görevi verilmişti. Bu dönem, Fransa’nın ortakları ile ilişkilerinin askeri bir boyut kazanmasını sağladı. Özellikle Suudi Arabistan ile yakın ilişkiler kuran Diran, Sahra Altı Afrikası ve Arap yöneticilerle sıkı ilişkiler kurdu. Bunlar arasında Mısır Devlet Başkanı Abdul Fettah El Sisi ve Çad Devlet Başkanı İdriss Deby de var. Tüm bu ülkeler insan hakları alanında çok sorunlu ülkeler. Ancak Drian, bu rejimlerle ilişkilerini komplekse yer vermeden sahipleniyor.

Devlette devamlılığın garantisi

Drian, DAİŞ ile mücadele konusunda 2015 sonbaharında, “Bizim düşmanımız DAİŞ’tir, Suriye halkının düşmanı Esad’dır” demişti. O dönemde Fransa, DAİŞ’e karşı hava saldırılarına başlamıştı.

Le Monde gazetesi de “O her şeyden önce maksimum etkili olma arayışındaki bir pragmatik” diyor. Adı verilmeyen bir diplomat Drian’ın Dışişleri Bakanlığı’nın başına atanmasını “kaslı bir realizmde devamlılığın garantisi” şeklinde özetliyor.

Drian’ın önünde yakıcı dosyalar bulunuyor. Macron’un reforme etmek istediği Avrupa ile Suriye ve Irak savaşları, Rusya meselesi duruyor.

Suriye ve Irak konusunda yetersiz

Fransız medyası Drian’ın başarılarından bahsediyor ve övüyor, ancak ne Afrika’da ne de Suriye ve Irak’ta Fransa’nın çözüm yönünde ciddi bir başarısından söz etmek mümkün görünmüyor. 

Fransa Senatosu’nun Savunma komitesi’ne 2015’te bilgi veren Drian, Suriye ve Rojava konusunda şu bilgileri vermişti: “Hükümetimiz Özgür Suriye Ordusu’na bağlı gruplara yardım verdi ve bu yardıma devam edilecek. Yine Kürtlere de yardım ediliyor. Kobane’de dışarıya yansımıyacak sınırlı bir yardımımız oldu.“ 

Dış politikada bazı değişimler beklense de, genel anlamda Hollande döneminin devamlılığından söz ediliyor. 


François Mitterand’dan etkilendi

Breton kökenli olan Drian, siyasi kariyerine lisede başladı. Önce Hristiyan üniversite öğrencileri bünyesinde yer aldı. Daha sonra Mayıs 68 hareketinde solda yer alan Fransa Ulusal Öğrenciler Birliği’ne katıldı. 1974’de François Mitterand’ın bir konuşmasını dinledikten sonra Sosyalist Parti’ye üye oldu.  1978’de milletvekili olduktan sonra çeşitli görevlerde yer aldı.

 ANF/PARİS