Batı Kürdistan’ın Kobanê bölgesinde Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) YPG karşısında verdiği ağır kayıplar ve IŞİD’in Şengal’e dönük saldırısı Fransız basının gündeminde yer almaya devam ediyor. Fransız haber ajansı AFP Kürt basın yayın organlarından derlediği bilgilerle günlük haber yayınlarken, Fransız televizyon kanalları Şengal’deki Peşmergelerin kaçışına büyük yer verdi.
AFP, YPG güçlerinin Şengal’i IŞİD’a karşı savunmak için geçişine büyük yer verirken, aynı haber tüm Fransız basını tarafından yayınlanmış oldu. Temmuz ortasında Türkiye’den 800 dolayında Kürt savaşçının IŞİD’e karşı savaşmak için Batı Kürdistan’a geçtiğini belirtilen haberlerin yanı sıra Kürt muhabirin Peşmergelerin kaçışı sırasında gösterdiği tepki TF1 kanalında yorumlandı. "Kürt muhabir basın kimliğini bir tarafa bırakıp Kürt kimliğiyle kaçan Peşmergelere tepkisini dile getirdi" şeklinde yansıtılan haber farklı televizyon kanallarında da gösterildi.
Liberation, "Cihatçılar Kürtler ve Sünni aşiretlerle kapışıyor" başlığı altında yayınladığı haberde, IŞİD’in işgal ettiği bölgelerdeki başarısızlığına dikkat çekti. Le Figaro, "Kürtlerle cihatçılar arasında ölümcül savaş" başlığını kullanmayı tercih etti. Fransız gazete, Kürtlerin IŞİD’in elindeki pozisyonları aldığını belirtti.
YPG’nin IŞİD karşısındaki direnişinin yanı sıra HPG garillalarının Şengal’e gidişi Fransız medya organlarında yerini buldu. "Dağlardan otobüsle yolculuk" başlığını taşıyan haberde stratejik olarak Kürtlerin üstünlüğü dile getirildi.
Basın yayın organlarına yansıyan bu haberlere rağmen hem hükümet hem de sol muhalefetin sessizliği sürüyor. Fransa hükümeti ve sol muhalefet Gazze konusundaki hassasiyetini her gün dillendirmenin yanı sıra siyasi bir çözüm bulunması yönünde açıklamalarda bulunuyor. Örneğin; İsrail'in Gazze'de Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu'na (UNRWA) ait bir okula düzenlediği saldırıyla ilgili açıklamalarda bulunan Fabius, "Gazze'de yaşananları katliam olarak değerlendirmek için daha kaç masumun kanı akmalı" derken, Şengal ya da Rojava’da yaşananlar hiçbir biçimde ağzına almıyor. Fabius, "İsrail'in kendini savunma hakkı, sivilleri ve çocukları öldürmek için gerekçe olamaz" diyerek uluslararası toplumun acilen siyasi bir çözüm ortaya koyması gerektiğine dikkati çekiyor. Gazze, Kobanê, Şengal ve Ortadoğu’nun her yanına yayılan kanın mimarları yarattıkları tabloya bakıp timsah gözyaşları döküyor.
Gazze’ye atılan bombalar, kullanılan silahları satanların elbette Şengal’i ya da Kobanê’yi görmelerini beklemek doğru olmayacak. IŞİD’i maddi ve manevi olarak destekleyip halkları boğazlamaya, bölgede etnik ve mezhepsel çatışmaları körüklemek için yaratanların başını çeken ülkelerden biri de Fransa. Önce ABD ve İngiltere’nin başını çektiği blok 2003 yılında yaşadıkları buhranı aşmak için Irak’a "demokrasi" götürdü. Ardından yarattıkları batak şimdi yeniden dizaynı gerektiriyor. Bu nedenle IŞİD’i ve diğer çete örgütlenmeleri saldılar halkları boğazlamak için. Bölgenin kıvama geldiği düşündükleri anda kolları sivayacaklar. Bütün bunlar o bitmek bilmeyen azami kar ve sermaye dolaşımı için. Devrevi olarak yaşadıkları krizlerini halkların kanıyla aşmakta ısrarlılar…
Bu tabloda her şey yerli yerinde. Hükümetin tavrı düşünüldüğünde anormal olan bir şey yok. Aklın ve vicdanın kabul edemediği ise Gazze için sokağa dökülen Fransız sol muhalefetin, Şengal ve Kobanê’yi görmemesi! "Gazze yanıyor, insanlar katlediliyor" deniliyor. Peki sadece Gazze mi? Rojava, Irak, Şengal ve tüm Ortadoğu alev alev yanıyor. Fransız muhalefetine göre IŞİD katilleri İsrail siyonizminden daha mı masum?