63. Uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı, 16 Ekim akşam saatlerinde sona erdi. Çok sayıda kişinin ziyaret ettiği Mezopotamya Yayınları da, fuarın son gününde iki panel düzenledi. Birinci panel „Anadiller odağında Kürt dili“ başlıklıydı. Forum Bildung alanında yapılan panele konuşmacı olarak Danimarkalı dilbilimci  Dr. Tove Skuttnab-Kangas ve Dr. Lokman Turgut katıldı.
Panelin ilk konuşmasını yapan Kürdolog Dr. Lokman Turgut, Kürt dili ve lehçelerini, tarihsel yapılanmasını, ülkelerarası jeografik yerleşimlerini aktardı. Dilbilimci Dr. Skuttnab-Kangas ise, Türkiye’de Kürt diline yönelik asimilasyon politikalarını anlattı. Yasalar ve tarihsel yapılanmalar üzerinden Kürt diline dayatılan asimilasyon ve değişimi ele aldı. Bunun Birleşmiş Milletler sözleşmelerine de aykırı bir politika olduğunu dile getirdi.

‘İstikrarsızlık Türk tarafında’
 Saat 15:00’te ise „Odakta Kürt-Türk çatışması“ adlı panel gerçekleştirildi. Çok sayıda ziyaretçinin takip ettiği panelin moderatörlüğünü Rosa Luxemburg Vakfı Hessen Eyalet Başkanı Murat Çakır yaptı. Fuarın Forum Dialog alanında yapılan panele konuşmacı olarak doçent Haluk Gerger katıldı.
Panelde konuşan Haluk Gerger, Osmanlı’dan günümüze Kürt-Türk ilişkilerini anlattı. Kürt sorunundan ziyade durumun Türk sorununa dönüştüğünü vurgulayan Gerger, „Kürtler artık politik, siyasal, ideolojik, kültürel olarak berraklaştılar. Savaşlara, asimilasyon politikalarına karşı  kendilerini unutturmadılar. Artık Türkler de bu bilinçlenmeden nasibini almalıdırlar. Şimdi istikrarsızlık Türk tarafındadır. Çözümsüzlük onlardadır. Yeni anayasa yapılacak, buna tüm katmanları eklerlerse ancak o zaman yeni bir süreç başlar“ dedi. Gerger, Kürtlere yönelik topyekün saldırıyı üç bacaklı tripota benzetti: Şiddet yani tasfiye, uluslararası destek ve kontrol edemediğini reformlarla tasfiye etmek.


İlgi dijital dünyaya


Fuar Basın Merkezi’nin verdiği bilgilere göre, 2011 Fuarı’na 106 ülkeden 7400 stand (yayınevi, gazeteler, TV vs.) açıldı. Fuar boyunca çeşitli konularda 3200 etkinlik düzenlendi. Bu yıl fuarı 283 bin kişi ziyaret etti, bu da 2010’a göre yüzde bir artış demek. 
Fuar organizasyonunun araştırmasına göre, bu yıl fuarın en büyük ilgi odağı elektronik okuma aletleri (Elektronische Lesegeräte) oldu. İkinci ilgi çeken konu ise, medya konferansları, Story-Drive ve değişim araçları konferansı gibi etkinlikleri içeren „Uluslararası Eğitim Etkinlikleri“ oldu. 
 
Yığınla kağıt çöpü
Fuarın bitiminde el ilanları, broşürler vb.’den oluşan kağıt çöpleri, toplayan ekibi bekliyordu. Onbinlerce Euro’nun harcandığı binlerce kağıt ve karton, her yıl olduğu gibi Frankfurt’un merkezi çöp alanlarında buluşuyor. Frankfurt doğaseverlerin her yıl portesto ettikleri bu harcamalar, ne yazık ki bu yılda yüksek miktarda çöp oluşumuna yol açtı.

‘Kamulaştırılan’ kitaplar
İsimlerini veremediğimiz Fuar güvenlik görevlilerinin verdiği bilgilere göre, ziyaretçiler, bu yıl da çok sayıda kitabı ‘kamulaştırdı.’ Görevliler, 5 günlük fuarda toplam 2 binin üzerinde kitabın ‘kamulaştırıldığını‘ söyledi. Üstelik bu sayı sadece resmi olarak tespit edilen; asıl sayının daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. ‘Kamulaştırılan’ kitaplar arasında daha çok roman ve eğitim kitapları yer alıyor. Görevliler, bunun okuma alışkanlığını artırdığını belirtiyor.
Görüştüğümüz büyük ve orta yayınevleri ise, bu konuda şunları söyledi: „Yayınevleri olarak bu geleneğe hazırlıklı oluyoruz. Her bir kitabın bir kaç yedeğini de beraberimizde getiriyoruz. Eğer fuar boyunca sergi görüntüsünde raflarda eksik bulunan kitaplar var ise, onların yedeklerini raflara diziyoruz. Son günde ise, birçok yayınevinin yaptığı gibi normal fiyatlarda olan kitaplara el  konulmasına göz yumuyoruz.“
Bir Alman yayınevi yetkilisi ise, konuya hazırlıklı olduklarını, son günde hediye etme ya da el koyma üzerinden kitaplarının azaldığını gülümseyerek anlatıyor. 


RIZA AYDOÐDU/FRANKFURT