AKP yönetimindeki Türk devleti, 15 Temmuz darbe girişimi ardından devreye soktuğu OHAL kapsamında muhaliflere saldırısını sürdürüyor. Son hedef, yine özgür basın oldu. Aralarında Kürtçe yayın yapan kanalların da olduğu 10 televizyon kanalı karartıldı.

Hükümetin “darbe ile mücadele” adı altındaki “cadı avı” operasyonları muhalif televizyon kanallarına uzandı. Hayatın Sesi, Azadi TV, Jiyan TV, Van TV, TV10, Govend TV ve Zarok TV’nin de aralarında bulunduğu 10 televizyon kanalı Çarşamba günü akşam saatlerinde son Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında, TÜRKSAT uydusundan çıkarıldı ve ekranları karartıldı.

Televizyon kanallarının kapatılması, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) sona ermek üzereyken gerçekleşti. Hayatın Sesi TV’den yapılan açıklamada, kararın ‘başbakanlık emriyle’ uygulandığı bilgisine yer verildi.

Kapatılan muhalif ve Kürtçe kanallara daha önce de RTÜK tarafından çok kez ceza kesilmişti.


Radyolar da...

Muhaliflere dönük OHAL saldırganlığı, ekranların karartılmasıyla da yetinmedi. Adana’da yayın yapan Radyo Dünya’ya polislerce baskın yapıldı. Mersin’de yayın yapan Radyo Ses’in kapısına mühür vuruldu. İki radyo da yayın yapamıyor. Ayrıca İstanbul’daki Yön Radyo’nun da kapatıldığı, toplamda kapatılan yayınların sayısının 20 olduğu öğrenildi.


HDP: Sözleşmelere aykırı

Basına yönelik bu saldırılar ardından ardından açıklama yapan HDP Basın ve Yayından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Saruhan Oluç, “Bu Başbakanlık Kararnamesi’nin anlamı, artık Türkiye’de başta Kürtçe olmak üzere anadilde özgür yayıncılık yapılamayacağıdır. OHAL bahanesiyle yaratılan bu fiili durum iç hukuka aykırı olmanın yanı sıra, Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmelere de aykırıdır” dedi.

Kapatma kararının hiçbir hukuka uygun olmadığına da dikkat çeken Oluç, kanalların TÜRKSAT ile ticari anlaimaları bulunduğunu, her şeyden önce ticaret hukukunun ihlal edildiğini söyledi. 


‘Hız kazanacağının işareti’

“Meclis denetimini ve iradesini takmadan ülkeyi istediği gibi yönetme anlayışında olan Erdoğan-AKP iktidarı, kendisine muhalif hiçbir sese tahammül edememektedir” diyen HDP Eşbaşkan Yardımcısı, devam etti: “Bu televizyon kanalları, bir kaç gün önce kamuoyuna yansıyan ve muhataplarınca yalanlanamayan, Doğan Medya-Saray ilişkisini gözler önüne seren yazışmalarda yer almadıkları için; iktidara ispiyonculuk yapmadıkları, biat etmedikleri, diz çökmedikleri ve baş eğmedikleri için; emeğin, demokrasinin, Kürt halkının, Alevi toplumunun haklı taleplerinin sesi oldukları için hedef alındılar. Kürt halkı başta olmak üzere bu toplumdaki bütün farklı halkların ve inançların, kimliklerin, kültürlerin sorunlarını ve taleplerini, yaşadıkları baskı ve zulmü gören ve aktaran bir habercilik ve programcılık anlayışı bu siyasi iktidarın tahammül edebildiği bir durum değildir. Özgür ve muhalif yayıncılık yapanların susturulmak istenmesi, tüm toplumsal kesimlere yönelik baskı ve sindirme politikalarının hız kazanacağının açık bir işaretidir.”


DBP: Basına yönelik darbe

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Genel Merkezi de yazılı bir açıklamayla televizyon kanallarının karartılmasını kınadı. Açıklamada karartmalar ‘basına yönelik darbe’ olarak tanımlandı, halka özgür basının yanında yer alma çağrısı yapıldı.


‘İşçi ve emekçiler sahip çıkmalı’

Karartma ardından yazılı bir açıklama yapan Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan ise şunları söyledi: “Bu ağır sansür uygulaması karşısında yapılması gereken işçi ve emekçilerin kendi birikimleriyle kurulan televizyon kanallarına sahip çıkmaktır. Bu sansüre karşı halkın haber alma hakkını savunmak, basın özgürlüğünün kazanılması bakımından da hayati önemdedir. Bütün Emek Demokrasi ve Barış güçlerini, bu ihlale itiraz etmeye, demokrasi mücadelesinin bir parçası olan basın-ifade özgürlüğünü savunmak ve kazanmak için mücadeleye çağırıyoruz.”


* Kirmanckî: Gargamel geldi!






ZAROK TV: Tek suçumuz Kürtçe çizgi film!

Karartılan televizyon kanallarından biri, Kürtçe çizgi film kanalı Zarok TV. Kanal, yayına başladığı 21 Mart 2015’ten bu yana binlerce Kürt çocuğunun yasaklı dili Kürtçe’nin Kurmancî ve Kirmanckî lehçelerini öğrenmesine katkı sunmuş, aileleri bile ekran başına kilitlemişti. Siyasi içerikli programlar ise, bir çocuk kanalı olan Zarok TV’nin yayın akışında hiç bulunmuyor.

Zarok TV Genel Yayın Koordinatörü Dilek Demiral, “Tek suçumuz Kürtçe çizgi filmler yayınlamak” dedi. Kararın ‘kabul edilemez’ olduğunu vurgulayan Demiral, ekledi: “Zarok TV’nin nasıl bölücülük ve yıkıcılık yaptığını anlamak çok zor. Bunun büyük bir yanlış olduğunu düşünüyoruz. En kısa sürede düzeltilmesini istiyoruz. Zarok TV dünyada Kürtçe çocuk yayın yapan tek TV kanalıdır. Kürtçe’nin Zazaca ve Kurmancî lehçelerinde yayın yapıyoruz. Yayına başladığımız günden bu yana dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın Kürtlerden çok olumlu tepkiler aldık. Yayınımızın niteliğini gün geçtikçe yükselttik. Suç olarak gösterilecekse tek suçumuz Kürtçe yayın yapmaktır. Bugüne kadar RTÜK’ten tek uyarı cezası dahi almış değiliz.”


Güler misin, ağlar mısın?

“Karara gülsek mi ağlasak mı bilemedik” diyen Demiral, “Kimse çıkıp yıkıcı propaganda yaptınız ya da çocuklara kin duygularını aşılamışsınız demesin. Türkiye’de Zarok TV de bölücüyse Türkiye nüfusunun hepsi bölücüdür o zaman. Biz elimizden geleni yapacağız. OHAL engel olsa da girişimlerimiz olacak. Şu an yayınımız internet üzerinden devam ediyor. Bu hukuksuzluğun peşini bırakmayacağız” ifadelerinde bulundu.


TV 10: Ziyaretlerimizi gösteren tek kanal kapandı!

Kapatılan kanallardan Tv10, Alevilerin sesi olma özelliğini taşıyor. Kurulduğu günden bu yana Alevi halkı içinde farklı bir bakış açısı kazandıran televizyon kanalı, en çok izlenen inanç kanalları arasında da başı çekiyordu.

Tv10 Genel Kurul Başkanı Veli Büyükşahin, “Bu karar ile Alevilerin sesi kısılmaya çalışılıyor” dedi ve ekledi: “Alevilere yönelik baskılar her dönemde oldu, kim olduğu fark etmiyor. Her zaman hükümetin hedefinde olan Aleviler, bu şekilde de susmayacak.”

Tv10’un kapatılmasına Dersimlilerden de tepki vardı. Kent sakinlerinden Hıdır Alparslan, “TV 10 Alevilerin sesi. Derhal açılmalı” derken, Pertek ilçesinde yaylacılık yapan Müslüm Karakuş da Alevilerin sesinin yıllardır kısılmaya çalışıldığını ama bunun asla başarılmayacağını söyledi.

Dersimli esnaf Haydar Gül ise şunları söyledi: “Dersim’de Munzur’umuz, ziyaretlerimiz ve birçok inanç yerlerimiz var. Bunları yayınlayan tek kanal Tv10. Yeniden açılması için imza kampanyası, basın açıklaması ne gerekiyorsa yapacağız, nerelere başvurulması gerekiyorsa başvuracağız ve Tv10’u yeniden açacağız.”

Demokratik Alevi Dernekleri Eşbaşkanı Dursun Demirtaş, Alevilerin sesi Tv10’un kapatılmasıyla Aleviler üzerindeki baskıların devam edeceği mesajı verildiğini belirtti ve tüm Alevilere ve demokrasi güçlerine ‘baskıları püskürtmek için birleşme’ çağrısı yaptı. 


JIYAN: Kirmanckî de hedef!

Jiyan TV, tamamen Kürtçe’nin Kirmanckî lehçesinde yayın yapan tek televizyon kanalı. Yakın zaman önce yayına başlayan kanal, Zazaların ağırlıklı olduğu bölgelerde köy köy, kent kent yayın yapıyordu. O da KHK ile kapatıldı. 



VAN TV DİRENİYOR 

Taşıdığımız kalem, Apê Musaların kalemidir!


Van TV Yönetim Kurulu: 

Bizler hukuksuz bir şekilde alınan bu kararı tanımıyoruz… Bu karartma ülkeyi de karanlığa sürükleme isteminin dışavurumudur. Bu nedenle, alınan bu kararın bir an önce iptal edilmesi gerekmektedir. Ayrıca bu konuda tüm kamuoyunun da duyarlılığa davet ediyoruz. İzleyicilerimizi televizyonlarına sahip çıkmaya çağırıyoruz. 


Van TV muhabiri Hülya Emeç: 

Kapatmalar ve baskılar bizi mücadeleden alıkoyamayacak. Bu kapatmalarla Kürtlerin sesini kısacaklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar. Halkın sesi olmaya ve gerçekleri halka aktarmaya devam edeceğiz.


Van TV muhabiri Fuat Yaşar: 

Muhalif televizyonları karartarak kendilerince tek gazeteciliği tamamen inşa etmek istiyorlar. Ama bizim taşıdığımız kalem, Apê Musaların kalemidir. Gazeteciliği yaşatan bu kalemdir. Biz de tüm baskılara rağmen her koşulda bu kalemle yazmaya devam edeceğiz.



DTK EŞBAŞKANI’NDAN ZİYARET

Direneceğiz


Kapatılan TV kanalları, gün boyu ziyaretçi akınına uğradı. Birçok siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu, özgür basına destek çıktı. Karartılan yayınların Amed’deki bürolarını ziyaret eden Demokratik Toplum Kongresi Eşbaşkanı Hatip Dicle, saldırının özellikle Kürtçe’ye yönelik olduğunu belirtti ve Zarok TV’ye özel olarak değindi: “Zarok TV, Kürt çocuklarının ana dillerinde çizgi film izlemesi için yayın yapıyor. Kapatılması, Kürt halkının diline, kimliğine ve kültürüne karşı nasıl bir düşmanlık beslendiğinin göstergesidir. Halk ve bütün demokrasi güçleri olarak faşizan anlayışa karşı direneceğiz.”



BASIN ÖRGÜTLERİ 

Dayanışma duvarına çarpacak


Basın-İş: Elindeki imkan ve olanakları OHAL’den aldığı güçle basını susturmak, muhalif olan her türlü kişi ve kurumun sesini kısmak için kullanan iktidar bu uygulamalarından artık vazgeçmek zorundadır. Muhalefeti boğmak, cezalandırmak için attığı her adım dayanışmanın ördüğü duvarlara çarpacak, içinden geçtiğimiz bilgi ve iletişim çağında teşebbüs edilen her türlü sansür girişimi ise bu uygulamanın sahiplerinin aczini göstermekten öteye geçmeyecektir.


Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC): Halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkı için çalışan gazetecilerin hedef alınmasından vazgeçilmelidir. Gazetecilik suç değildir. Sahada çalışan haberciler olağan şüpheli olarak görülmemelidir. Gazeteler ve tv kanalları kapatılmamalıdır. Gazetecilik mesleğinin suç olarak görülmediği bir ortamın gerçekleşmesini umutla bekliyoruz.