
Her fırsatta “halk iradesi, milli irade” propagandası yapan AKP, Kürt halkının iradesine devletin zor aygıtlarını kullanarak el koymaya yelteniyor. Bir yandan DBP’li belediye başkanlarını tutuklayıp görevden uzaklaştırıyor, diğer yandan da HDP milletvekillerini cezaevlerine göndermeye çalışıyor. AKP, savaş sürecinde uygulamaya koyduğu “Çökertme Planı” çerçevesinde Şark Islahat Planı ve Umumi Müfettişlik gibi uygulamaları güncelliyor.
6 aşamalı plan
AKP’nin basın bülteni Sabah gazetesi, DBP’li belediyeleri gasp hazırlıklarını yayımladı. Gazetenin aktardığı 6 aşamalı plana göre; Yerel Yönetimler Kanunu askıya alınıyor. Tutuklanan belediye başkanları yerine, meclis üyelerinin atamasını baypas etmeye hazırlanan AKP, görevden alacağı seçilmiş yerine merkezden valiler veya kaymakam ataması yapacak. Belediyelerin ödenekleri kesilecek. “Örgüt bağlantısı“ olduğu suçlamasıyla memur ve işçileri de işten atarak yerlerine AKP ve Hizbulkontra bağlantılı kişileri yerleştirmeyi düşünüyor. Ayrıca belediyelerin yatırım ve finansman kullanma yaklaşımları, “terörün finansmanı suçu” kapsamında değerlendirilecek. Yerel yönetimlerde ihale almış özel şirketleri de “Terörist oluşumlar” olarak suçlayacak, belediye eşbaşkanlarını “yardım-yataklıktan” yargılama yolu açacak.
Ayrıca belediyeler başta olmak üzere bölgede görev yapan Kürt ve muhalif kamu emekçileri de 657 sayılı Memur Kanunu’nda değişiklik yapılarak, memuriyetten men edilecek. Kanuna “milli güvenlik, kamu güvenliği” hükmü konularak bürokraside “etnik temizlik” yapacak.
PKK ile bağlantılı olduğunu suçlamalarıyla işçilerin tamamını işten çıkaracak. Bu durum sadece Kuzey Kürdistan ile sınırlı olmayacak ve Türkiye’deki Kürtleri de kapsayacak.
DBP’li belediyeler bünyesinde faaliyet yürütülen yaklaşık 150’yi aşkın gençlik merkezi, gençlik kampı ve halk merkezlerine el konulacak ve buralar AKP propaganda merkezlerine dönüştürülecek.
Son dönemlerde fiili olarak hayata geçirilen, “belediye araçlarına” el koyma girişimi de resmileştirilecek ve hemen hemen bütün belediyeler çalıştırılamaz hale getirilecek.
Gasp planı yeni değil
Şirnex’in DBP’li belediye eşbaşkanları, bu hazırlıklara yanıt verdi. Şirnex Belediyesi Eşbaşkanı Serhat Kadırhan, belediye eşbaşkanlarının görevden alınarak yerlerine “kayyum” atanması planının yeni olmadığını, Kürdistan’a yönelik başlatılan savaş konsepti ile birlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan ve devrilen Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bu niyetlerini daha önce defalarca dillendirdiğini vurguladı. Kadırhan, AKP’nin bu zaman kadar yaptığı hukuksuzlukları bu kez kanunlaştırma çabası içerisinde olduğunu kaydetti. Kadırhan, şunları söyledi: “Halkını cezalandırmaya yönelik bir girişimdir. Biz seçimle geldik, bir memurun talimatıyla gitmeyiz. Halk bunu kabul etmeyecektir. Biz de bu kararları tanımayacağız. Bizi yok sayanı biz de yok sayarız.”
Hezex Belediyesi Eşbaşkanı Nevin Girasun ise DBP’li belediyelere el koyma hazırlıklarının aynı zamanda “eşbaşkanlık sistemi” ile kadınları hedef aldığına dikkat çekti.
Eşbaşkan Mehmet Muhdi Aslan da Şirnex bölgesinde her arkadaşlarının yüzde 84’ün üzerinde bir oy oranıyla seçildiğini hatırlatarak, “Böyle bir yasanın hayata geçmesi halkın iradesini gasp etmektir. Bunu kabul etmeyeceğiz” diyerek tepkisini gösterdi.
Erdoğan yüzde 52 biz yüzde 84 aldık
Eşbaşkanlardan Leyla İmret’in İçişleri Bakanlığı kararıyla geçtiğimiz Eylül ayında hukuksuz bir şekilde görevinden uzaklaştırıldığı Cizîr Belediyesi’nin diğer Eşbaşkanı Kadir Kunur, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, her yerde ‘Ben halkın yüzde 52 oyuyla seçilmiş, dolayısıyla meşruluğumu halktan alan bir Cumhurbaşkanı’yım’ diyerek kendini takdim ediyor. Biz de halkın yüzde 84 oyuyla belediye eşbaşkanlığına seçildik. Siz kalkıp Cizîr’in iradesini hiçe sayarsanız, yarın birileri kalkar sizin yüzde 52 oyunuzu hiçe sayar” diyerek karşılık verdi.
Kunur, Cizîr halkının yaralarının sarılması gerektiği bir dönemde, devletin bu kez halkın iradesine yönelmesinin utanç verici olduğunu da ifade etti. Soykırım politikalarının devamı ve Kürt halkının iradesinin tasfiyesini amaçlayan bu zorbalığa karşı duracaklarını vurgulayan Kunur, “Uygulamaya güçleri var mıdır? Kendileri bilirler” dedi.
Kürtlere tahammül etmiyorlar
Belediye eşbaşkanlarının görevden uzaklaştırıldığı bir diğer merkez olan Silopiya (Silopi) Belediyesi’nin Eşbaşkan Vekili Ahmet Toluğ da AKP hükümetinin, Kürt halkının iradesine tahammül edemediğini ifade etti. DBP’li belediyelere yönelik hukuksuz politikaların karşısında duracaklarını söyleyen Toluğ, “Bu hukuksuzluğu kabul etmeyeceğiz” dedi.
AMED