
Anayasa Mahkemesi'nin kararı ile tahliye edilen Kürt vekiller seçim bölgelerinde onbinlerce kişinin katıldığı coşkulu mitinglerle karşılandı. Diyarbakır D Tipi ve E Tipi cezaevlerinde önceki gün tahliye olan BDP Şırnak milletvekilleri Selma Irmak ve Faysal Sarıyıldız'ı da dün Şırnak'ın Cizre İlçesi'nde 2 yıl 7 ay sonra seçmenleri tarafından coşkuyla karşılandı. Konvoyun Cizre merkeze girmesiyle birlikte ilçede hayat adeta dururken, halk caddelere akın etti. Caddelere, damlara ve balkonlara çıkan binlerce kişi adeta vekilleri bağrına bastı. BDP Cizre İlçe Örgütü binası önünde toplanan onbinlerce kişi de halaylar eşliğinde alkış, zılgıt ve sloganlarla konvoyun gelişini bekledi. Alanın etrafındaki binalara 25 metre uzunluğunda dev PKK bayrağı asılırken, yine çevre binalara PKK, KCK bayraklarının yanı sıra Öcalan'ın dev posterleri asıldı. Büyük bir coşku ve sevgi selinin olduğu miting alanına Sarıyıldız ve Irmak'ın gelişiyle coşku doruğa çıktı.
'Konsept boşa çıktı'
BDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, Botan halkını selamlayarak konuşmaya başladı. Sarıyıldız, "Bundan 5 yıl önce inkarcı devlet Kürt halkının özgürlük mücadelesini boşa çıkarmak için bir saldırı konsepti başlattı. Şimdiye kadar bizi öldürüyorlardı, köylerimizi yakıyorlardı ama başaramadılar" dedi. Son olarak Kürt halkının mücadelesini demokratik yollarda yürüten siyasetçilere yönelik tutuklama furyası başlattıklarını hatırlatan Sarıyıldız, "Şimdi görüyoruz ki, onların inkarcı ve imhacı konsepti boşa çıktı. Halkın özgürlük mücadelesi ve fedai ruhu başarıya ulaştı. 5 milletvekili cezaevinden çıktık ama bu sevinci yarım yaşıyoruz, çünkü geride binlerce arkadaşımızı bıraktık. Bize yönelik bu yaklaşımın çok samimi olmadığını biliyoruz" diye ifade etti.
'Öcalan özgür olmadan'
Kürt halkı olarak yeni bir sürece girdiklerini belirten Sarıyıldız, bu sürecin Öcalan sayesinde başladığını ve Cizre'den İmralı'ya selamlarını yolladığını söyledi. Özgürlüğe ulaşana kadar ölümden ve tutuklamalardan asla korkmadan mücadeleyi daha da yükselterek devam ettireceklerini vurgulayan Sarıyıldız, "Cezaevindeki bütün arkadaşlarımız da aynı şeyi düşünüyor. Sayın Abdullah Öcalan'ın sağlık ve özgürlük koşulları uygun bir hale getirilmelidir. Demokratik bir siyasetin önü açılmalıdır. Önder Apo Kürt halkı için büyük bir değerdir, herkesin bunu iyi bilmesi gerekiyor. Eğer hükümet samimiyse bunları yerine getirir" dedi.
Sarıyıldız'ın ardından konuşan Selma Irmak da Kürt sorunu demokratik yollardan çözüme ulaşmayana kadar köleci bir yaşamı kabul etmeyeceklerini, uykunun kendileri için haram olacağını ve sonuna kadar mücadele edeceklerini söyledi. Kürt halkının önünde bir seçim olduğunu hatırlatan Irmak, "Botan, Kürt halkının mücadeleyi yükselttiği, beslediği alandır. Özellikle burada verilen bedellere layık olmak için seçimde canla başla çalışıp sistemi eli boş gönderelim" çağrısında bulundu. Yapılan konuşmaların ardından konvoy Silopi'ye doğru yola çıktı.
Geç kalınmış adelet bile değil
Anayasa Mahkemesi'nin kararı üzerine tahliye edilen Selma Irmak, Faysal Sarıyıldız, Gülser Yıldırım, İbrahim Ayhan ve Kemal Aktaş, "Tahliyemize, hukuk açısından geç kalınmış adalet bile denilmez. Davalarımızı Şeyh Said ve Seyid Rıza gibi işletiyorlar. Doğrudur, biz onların torunlarıyız, onların yolunda yürüyoruz" dedi.
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) "hakları ihlal edildi" kararı üzerine Diyarbakır 5. ve 6. Ağır Ceza Mahkemeleri tarafından tahliye edilen BDP Şırnak, Mardin ve Urfa milletvekilleri Selma Irmak, Faysal Sarıyıldız, Gülser Yıldırım, İbrahim Ayhan ile Van Milletvekili Kemal Aktaş, DİHA'ya konuştu. Urfa'nın merkez Karaköprü ilçesindeki evinde konuşan Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan, 14 Nisan 2009 tarihi ile Kürt siyasal hareketi yönelik başlatılan operasyonların, "tasfiye" ve "teslim" almaya yönelik olduğunu söyledi. Siyasal, demokratik legal faaliyet yürüten binlerce arkadaşının "cadı avı" misali zindanlara atıldığını anımsatan Ayhan, "Operasyonlar ve yargılamalar 1920'lerdeki İstiklal Mahkemeleri'ni kat be kat aşan bir pervasızlık ve hukuksuzlukla yürütüldü. İnsan hakları, demokrasi, hukuk gibi evrensel kriterler yok sayılarak, alt üst dildi. Kürt siyasal hareketi beyaz bir ölüme, beyaz bir işkenceye tabi tutuldu" dedi.
Gelinen noktanın ne kadar haklı olduklarının bir ispatı olduğuna dikkat çeken Ayhan, "Son olarak AYM kararını hiçe sayan Diyarbakır mahkemeleri, nasıl bir hukuka tabi olduğumuzu açık bir şekilde gösterdi. Adeta bir sömürge hukuku uygulandı" diye konuştu.
'İstiklal Mahkemeleri zihniyeti'
"Arkadaşlarımız içerde olduğu müddetçe, Özel Yetkili Mahkemelerin İstiklal Mahkemeleri zihniyeti sürdükçe bizim özgürlüğümüzün hiçbir anlamı olmayacaktır" diyen Ayhan, İmralı ile başlayan müzakere ve diyalog sürecine daha ciddi yaklaşıp yasal ve anayasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini vurguladı.
'Tahliyeler lütuf değil'
Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'nden tahliye edilen BDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, tahliyelerinin kendilerine bir lütuf olarak gösterilemeyeceğini söyledi. Halen içerde binlere hasta tutsağın ve Kürt siyasetçinin bulunduğunu dile getiren Yıldırım, tamamının tutuklanma gerekçesinin demokratik siyaset olduğuna işaret etti. Kendilerine yönelik operasyon nedeninin 2009 yılı yerel seçim başarısı olduğunu belirten Yıldırım, "Burada kaybedilmeye çalışılan bir halkın demokratik hakkı var, bir halkın kültürü var. Ama ne yazık ki vicdanlar bunu görmediği içinde bizlerin üzerine böyle gelmekte ve bizleri bu şekilde yok etmeye çalışmaktadır. Hükümetin hala samimi olmadığını düşünmekteyiz. Hükümet samimi olsaydı, hala Nesimi Kalkan ve onun gibi binlerce hasta tutuklu içerde yatmayacaktı. Onların serbest bırakılmasını beklerken, ne yazık ki biz bırakıldık. Tabi ki bu bizim için acı bir durum" diye konuştu.
'Mahkemeler kontra işlevi gördü'
Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'nden tahliye olan BDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, Kürdistan'da hukuksal faaliyet yürütmeyen mahkemelerin kontra işlevi gördüğünü ifade ederek, "Kürt halkı, 100 yıldır bu mahkemelerin halka karşı olan tutumlarını görüyor. Bu mahkemelerin isimleri değişmiş olabilir ama yaptıkları aynı. Özgürlük hareketi nasıl en üst seviyeye çıkmışsa sistemin kurumları da buna karşı en yüksek seviyede yanıt vermek istiyor. Bundan kaynaklı da 10 bini aşkın kişiyi cezaevlerine koydular. Bununla özgürlük hareketinin önünü kesmek istediler. Ama halk buna rağmen daha büyük bir bağlılıkla mücadeleye sarıldı ve sistemin politikalarını boşa çıkardı" dedi.
Halkın dışarıda vermiş olduğu özgürlük mücadelesini cezaevlerinde hissettiklerini belirten Sarıyıldız, şunları söyledi: "Bu halkın direnişi cezaevlerine rahatlıkla yansıyordu. Bizde moral ve motivasyonumuzu bu direnişten ve özgürlük hareketinden aldık. Bizler binlerle özgürlüğü haykıracağız. İşimiz zor çünkü özgürlüğe doğru yürüyoruz. Rahatlığa kapılmamalıyız. Bundan sonra halkımızla birlikte el ele verip tüm engelleri kaldıracağız."
Irmak: Kapılar açılmalıdır
Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nden tahliye olan BDP Şırnak Milletvekili Selma Irmak ise milletvekillerin tahliyesinin yeni bir dönemin başlangıcına vesile olması temennisinde bulundu. Irmak, bu tahliyelerin sadece seçilmişlerle kalmaması, cezaevlerinde bulunan tüm tutsakların tahliye edilmesi gerektiğini belirtti. "Tahliyemiz hukuk açısından geç kalınmış adalet bile denilmez. Geç kalınmış adalet denilmesi anlamsızdır" diyen Irmak, şunları söyledi: "Siyaset yaptığımız için 4 yıl 9 aydır tutukluyuz, iki buçuk yıldır halkın iradesiyle de seçilmişiz. Hem bizim hakkımız hem de temsil ettiğimiz halkın hakları ihlal edilmiş. Bu başlı başına büyük bir hukuksuzluktur. Türkiye demokrasisi açısında büyük bir ayıptır. Süreç açısında zindanların kapısı açılmalıdır. İhlal edilmiş siyasi haklar ortadan kaldırılmalı, hukuksuzluk ortadan kaldırılmalı. Kürtler açısında hukuki vesayet de vardır. Hukuk Kürtleri etki altına alıyor, nefes almasına izin vermiyor. Mahkemelerimizi Şeyh Said ve Seyid Rıza gibi işletiyorlar. Doğrudur biz onların torunlarıyız, onların yolunda yürüyoruz ama Türkiye artık değişti diyoruz. Türkiye yüz yıl, bu yolu takip etti, bir şey de elde etmedi. Biz onların yollarında yürüyoruz. Şeyh Said yargılanırken 'ben ölsem de bu yol takip edilecektir' dedi. Kürtler üzerindeki hukuki vesayet kalkmalıdır."
9 Nisan 2009'da tutuklandığında siyasi çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Irmak, "Bugün 4 Ocak 2014 yılında bırakıldım çalışmalarıma bıraktığım yerden devam edeceğim. Daha fazlasıyla halkıma, demokrasiye, kadınlara cevap olayım" dedi.
Aktaş: İkili hukuk belgelendi
Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nden tahliye olan Van Milletvekili Kemal Aktaş ise, Diyarbakır 5 ve 6. ACM'lerin verdiği "ret" kararının Kürdistan'da ki ikili hukuku belgelediğini belirterek, "Bu karar herkes tarafından emsal olacak şeklinde değerlendirildi. Bu kararla bizim tahliye edileceğimiz de söylendi. Bu kararın ardından Diyarbakır Mahkemeleri de ilginç bir karara imza attı. Normalde AYM'nin kararı tüm yargı kurumlarını bağlar. Bu kararı uygulamamakla kendi kararlarını hukukun dışına ittiler. Bu yaklaşımla ikili bir hukukun varlığını ispatladılar. İstanbul'da farklı bir hukuk Diyarbakır'da farklı bir hukuk uyguladılar" diye konuştu.
Tüm seçilmişler için başvuru
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) tutuklu vekillere ilişkin kararının ardından avukatlar 'KCK operasyonu' kapsamında tutuklu bulunan belediye başkanları, il genel ve belediye meclis üyeleri yanı sıra diğer tüm seçilmişler için AYM'ye gitmeye hazırlanıyor.
Avukatlar önceki gün Batman Belediye Başkanı Nejdet Atalay ve Kayapınar Belediye Başkanı Zülküf Karatekin ile ilgili AYM'ye başvuru yapmıştı.
2 haftadır çalışma yapılıyor
BDP'nin avukatlar tüm seçilmişlerle ilgili AYM'ye başvuru yapmak için çalışma başlattı. 2009 yerel seçimlerinin ardından başlatılan 'KCK operasyonları'yla aralarında Van, Batman, Şırnak ve Iğdır gibi kentlerin belediye başkanlarının yanı sıra il genel belediye ve belediye meclis üyelerinin büyük bir çoğunluğu tutuklandı. Tutuklanan belediye başkanlarından birkaçı İçişleri Bakanlığı'nca görevden alınırken halen onlarca belediye başkanı ve seçilmişlerin yargılanmaları devam ediyor. Tutuklu milletvekillerin tahliyesine ilişkin verilen karar üzerine avukatlar 'KCK operasyonu' kapsamında tutuklu bulunan belediye başkanları, il genel ve belediye meclis üyeleri yanı sıra diğer tüm seçilmişler için AYM'ye gitmeye hazırlanıyor. 2 haftadan uzun bir süredir çalışmalarını sürdüren avukatlar, hazırladıkları dilekçeleri önümüzdeki günlerde AYM'ye gönderecek.
15 belediye başkanı
Nisan 2009'dan bu yana gerçekleşen operasyonlar kapsamında 15 belediye başkanı tutuklandı. TCK'nin 302, 314/1-2, 220/7, 2911 ve 3713 sayılı kanuna muhalefet iddiasıyla halen tutuklu bulunan 15 belediye başkanı ile il genel meclis ve belediye meslis üyelerinin neredeyse tamamının yargılanması devam ediyor.