* Hedefleri büyüktü. Başûr ve Rojava’yı bağlayan Cezaa’ya hakim olup Şengal’i yeniden kuşatmak; Til Koçer, Rimelan ve Rojava’daki petrol bölgesine geçiş kapısını açmak istiyorlardı.


*  Musul, Hol, Şengal, Til Hemîs, Dêr Ez-Zor, Reqqa ve Şedad’dan güçlerini buraya yönlendirdiler. Top, tank, NATO yapımı gelişmiş silahlar, her türlü teknik donanım ve kirli yöntemi kullandılar.


* Cezaa, burada aldıkları yenilgi ve darbelerle çeteler için bir ceza alanı oldu. Tamamen bir kırılma yaşadılar. Geldiklerine pişman olarak, silahları, malzemelerini bırakarak, darmadağın oldular.


*  Geleceği adına savaştığımız halkın inancı, desteği, güveni; ülke sevgimiz; insani değerlere olan bağlılığımız; meşru ve haklı davamız; temiz siyasetimiz, hiçbir silahla veya hiçbir devletin desteğiyle elde edilemez.


*  Bunlar, hiçbir silahın yok etmeye gücünün yetmediği değerler. En büyük gücümüzü haklı ve onurlu davamızdan alıyoruz. Saldırılar ne düzeyde gelişirse gelişsin bu haklı dava, mutlaka kazanacak.



Bazı uluslararası güçlerin ve bölge devletlerinin desteklediği Sünni Arap milliyetçilerin denetimindeki çetelerden IŞİD’in Şengal’deki soykırım planını boşa çıkaran YPG, çetelerin daha sonra Şengal’i yeniden kuşatmak ve güvenlik koridorunu kapatmak amacıyla Cezaa ve Rabia’da başlattığı saldırı dalgasını da günlerce süren kesintisiz direnişle kırdı. IŞİD çetelerinin 19 Ağustos akşamı Suriye ve Irak’taki çok sayıda gücünü toplayıp, Musul’dan elde ettiği silahları kullanarak başlattığı saldırılar 12 gün sürdü. YPG ve YPJ güçleri peş peşe düzenledikleri operasyon ve eylemlerle IŞİD çetelerine yüzlerce kayıp verdirerek, hezimete uğrattı. Direniş cephesinde yer alan YPG Cezaa Saha Komutanı Kahraman Hesen, Cezaa direnişi ve ortaya çıkardığı sonuçlara ilişkin sorularımızı yanıtladı.

Şengal saldırıları ardından Cezaa’da IŞİD çeteleri yeni bir saldırı dalgası başlattı. Basına yansıyan boyutlarıyla oldukça kapsamlıydı. Şengal ardından bu boyutta bir saldırıyı bekliyor muydunuz? Saldırı merkezi olarak neden Cezaa tercih edildi?

Rabia, Cezaa, Hedad bölgesinde genel bir saldırı gerçekleşse de daha çok Cezaa üzerinde yoğunlaşan saldırılar vardı. Cezaa küçük bir ilçe olmasına rağmen stratejik açıdan büyük önem taşıyor. Güney ve Rojava sınırında her iki bölgeyi bağlayan bir alan olduğu için önemli. Cezaa’nın elde edilmesi, Şengal’in de kuşatılması anlamına geliyor. Ayrıca Cezaa’nın tutulması Til Koçer, Rimelan ve Rojava’daki petrol bölgesine geçişlere kapı açılması anlamına geliyor. Çetelerinin hedefi buydu. Stratejik önemi nedeniyle Cezaa hem bizim hem de karşıtlarımız için belirleyici konumda.

Rabia bölgesinde başlatılan saldırılar da aynı amaçla mı gerçekleştirildi? Bu planda Rabia nasıl bir önem taşıyor?

Cezaa kadar, Rabia’daki direniş de oldukça önemli. Rabia da Cezaa için stratejik önemde bir yer. Rabia’da bir gücün konumu Cezaa’yı da direkt etkiliyor. O nedenle Rabia’daki çete saldırıları da oldukça fazla sayı ve teknik güçle gerçekleştirildi.
Rabia, Cezaa’nın arka bölgesini destekleyebilecek bir alan olduğu için oldukça önem verdiler. Rabia ve Til Koçer’i elde ederek, o bölgeden Rojava ve petrol bölgelerini çembere alma hedefleri vardı.
Rabia, Til Koçer ve Cezaa Şengal’i kuşatan yerler olduğu için bu nedenle de önem atfediliyor. Şengal’deki katliam hedeflerini gerçekleştirmek için bu bölgeleri elde etmeyi planladılar. Bu nedenle çok kapsamlı bir saldırı yapıldı. Irak ve Suriye’deki IŞİD güçleri bu bölgeye ortak bir saldırı gerçekleştirerek, 12 gün kesintisiz devam eden çatışmalarda her türlü kirli savaş yöntemlerini devreye koydular. İntihar saldırılarından mayınlı saldırılara, araçla yapılan bombalı saldırılara kadar her yöntemi denediler. Bir detay vermek gerekirse, saldırıları bir noktaya geldi ki, burada üstünlük elde etmek için faal bir savaş aracı olan ellerindeki zırhlı panzerlerine dahi bomba yükleyerek, bize karşı patlatma yöntemini denediler. Bu savaşta pek rastlanan bir yöntem değil.
Ayrıca, Musul’dan çok gelişmiş silahlar alındı ve bunlar Cezaa’da da bize karşı kullanıldı. Çatışmalar sonrası ele geçirdiğimiz silahlar arasında 104 kg ağırlığında silahlar gördük, NATO silahları, Rus silahları vardı. Çetelerin oldukça üst düzeyde bir silahlı donanım içinde olduğu, bu konuda en üst düzeyde desteklendikleri görülüyor.

IŞİD’in çatışmalarda uyguladığı yöntemlerden söz ettiniz, IŞİD’in ayrıca sivillere yönelik uyguladığı yöntemler var ve özellikle medyada aleni yansıtılıyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

IŞİD’in savaştığı güçlere karşı en çok uyguladığı yöntemlerden biri, vahşi saldırılarla toplumda panik yaratmak, savunmasız, çaresiz bırakmak ve propaganda yöntemlerini devreye koyarak, bu vahşeti yayıp bir korku dalgası yaratmak. Bu vahşet sosyal medya, internet ve televizyon aracılığıyla topluma yayılıyor, psikolojik kırılma hedefleniyor. Bu vahşetin en büyük mağduru silahsız, savunmasız siviller olsa da, Irak ordusunda olduğu gibi bu psikolojiyle silahlı güçleri de etkisiz bırakma arayışında. Öyle bir korku yaratılıyor ki, yanında yakını infaz edilenler dahi bu korkunun etkisiyle kendilerine sahip çıkamıyor.

Yoğun teknik ve güçle gerçekleştiğini söylediğiniz bu saldırılara karşı YPG ve YPJ olarak nasıl karşı koydunuz? Çatışmalarda nasıl bir tarz uyguladınız?
Musul, Hol, Şengal, Til Hemîs, Dêr Ez-Zor, Reqqa ve Şedad bölgesinden güçlerini buraya yoğunlaştırarak insani koridoru ele geçirmeyi hedefledi. Beşo, Zego, Akraş, Begariyê köyleri ve diğer köyleri kapsayacak biçimde Satir bölgesinden gelerek bir hat oluşturmayı amaçlıyorlardı. IŞİD’le yıllardır savaşanlar olarak IŞİD’in hiçbir çatışma alanında Cezaa’daki gibi bu düzeyde teknik güç kullandığına tanık olmadık. Top, tank, ağır silahlar, NATO ve Rus yapımı gelişmiş silahlar, füzeler, mayın, patlayıcı her türlü teknik ve silahı Cezaa’daki çatışmalarda kullandılar.
Tüm bu saldırılara direnişle karşılık vererek püskürttük. Her saldırıya daha büyük bir atakla karşılık verdik. Birçok alanda eşzamanlı operasyonlar, eylemlerimiz oldu ve bunun sonucunda çeteler çembere alındı. Gerilla tarzıyla mücadele ettik. Direnişin son gününde ise üç koldan hücum ettik. Bu durum onları hareket edemez konuma getirdi.

Söz ettiğiniz bu tarz ile birlikte, Cezaa direnişinin başarısında sizin için en belirleyici olan hususlar nelerdi? Direniş cephesinde neler gözlemlediniz?
Cezaa genelinde başta şehit düşen arkadaşlarımız olmak üzere YPG ve YPJ güçleri tarif edilmesi güç, kahramanca bir direniş sergiledi. Ortaya çıkan fedaice direniş Cezaa’nın sonuçlarında belirleyici oldu. Cezaa direnişte çok önemli bir detay var, onu burada paylaşmak isterim. Cezaa’daki direnişi halkların ortak mücadelesiyle verdik. Cezaa’daki çatışmalar başlarken verdiğimiz ilk şehidimiz Mazlum isimli Arap bir arkadaşımızdı. Cezaa’daki son şehidimiz de yine Rüstem isimli Girkê Legê’den Arap bir arkadaşımız. Direnişin başından sonuna kadar bölgedeki halklarla, bizlere dayatılmak istenen kıyıma ve vahşete karşı omuz omuza savaşıyoruz. Bunun görülmesi gerekiyor.
Diğer önemli bir husus da YPJ’li kadın savaşçılarının Cezaa’da aktif bir rolü oldu, büyük bedeller verildi. Bir okulda mevzilenen 10 kadın arkadaşımız bu direnişte yaşamını yitirdi. Hayatını kaybeden bu arkadaşlar da kahramanca bir direniş ortaya koydu. Arkadaşlarımız teslimiyeti asla kabul etmedi ve cephaneleri tükendiğinde bombalarını bedenlerinde patlatarak, onurlu bir direnişi tercih etti. Bu arkadaşlar da Şehit Beritan’ın direniş çizgisinin izinde yürüyerek, ihanete hayır dediler, özgür yaşama bağlılıklarını gösterdiler. Şehit düşen diğer arkadaşlar da IŞİD çetelerinin saldırılarına büyük bir fedakarlık ve direnişle günlerce gece-gündüz kesintisiz savaşarak karşı koydular. Son dakikaya kadar tüm arkadaşlar en üst düzeyde direndi. Cezaa’daki başarının sonuçlarında en belirleyici yön olarak bunu belirtmek gerekiyor.

Cezaa direnişinin ortaya çıkardığı sonuçlar ne oldu? YPG’nin böldedeki konumu açısından Cezaa öncesi ve sonrası olarak nasıl bir durum var?

Cezaa’nın ortaya çıkardığı en önemli sonuçlardan biri fedaiyane direniş oldu. Bu direniş, tüm sonuçların ve kazanımların temeli. Arkadaşların tümü fedaiyene biçimde en önde savaşmak için birbiriyle yarıştı. Kullanılan bu en gelişmiş teknik YPG ve YPJ savaşçılarının direniş gücü ve iradesi karşısında etkisiz kaldı, gücümüzün kararlılığı ve direnişine yenildi. Cezaa, burada aldıkları yenilgi ve darbelerle çeteler için bir ceza alanı oldu. IŞİD çeteleri Cezaa’da tamamen bir kırılma yaşadı. Cezaa direnişimiz ardından bölgede tek bir çete gücü kalmadığı gibi, onlara destek verenler de alandan kaçtı. Geldiklerine pişman olarak, silahları, malzemelerini arkalarında bırakarak, darmadağan bir halde alandan kaçtılar.
IŞİD çeteleri, büyük önem verdikleri Kobanê’deki hayallerine ulaşamadıkları gibi, Şengal ve Cezaa’daki hayallerini de hiçbir zaman gerçekleştiremeyecekler. Rojava’nın savunma güçleri, YPG ve YPJ güçleri olarak bu hayallerine hep karşı koyacak ve asla fırsat vermeyeceğiz.
Çeteler Cezaa’da hem askeri güç hem de psikolojik olarak bir kırılmayı yaşadı ve alanı terk etmelerine yol açtı. Til Hemis’e kadar çekildikleri alanların birçok bölgesine mayın döşediler. Devlet ordularının karşısında savaşmadığı çeteler, YPG ve YPJ güçleri karşısında Cezaa’da yenilgiye uğradı. Şengal saldırısı ardından Cezaa’da YPG’nin gösterdiği direniş, gücümüzün düzeyini tüm dünyaya gösterdi. Cezaa’daki direnişin siyasi, askeri ve diplomatik alanda ortaya çıkardığı sonuçlar var. Bu kazanımlar bizim için önemli.
Bu kazanımların yanı sıra Şengal’in korunması ve sivillerin katliamdan kurtarılmasında YPG’nin sergiledikleri de tartışmasız. Êzîdî halkımızın acıları karşısında, katliam tehdidine maruz kalan her bir çocuk, kadın, yaşlının kurtarılarak Rojava’ya aktarılmasını, kurtarılan her bir canı da bir başarı, Kürt halkı için, Êzîdîler için, tüm insanlık için bir kazanım olarak görmek gerekir. Bunların tümünü halkının geleceği için büyük bir fedakarlıkla canını ortaya koyup, olmazlara, imkansızlıklara meydan okuyarak insan iradesinin çok çok üzerinde bir direngenlik sergileyen şehitlerimize borçluyuz. Cezaa direnişi birçok imkan, gerçekleri en üst düzeyde zorlayarak sergilenen bir direniştir.

Cezaa’nın IŞİD çetelerinden kurtarılması ardından yeni saldırı ihtimali var mı? Cezaa’da olduğu gibi bu yoğunluktaki saldırıları karşılayabilecek misiniz? Bölgede önümüzdeki günler için öncelikleriniz neler olacak?
Cezaa’daki direnişimizin başarısı ardından askeri güçlerimizin konumlanmasını yeniden ale aldık, daha da güçlü olarak halkımızı savunmak için her yönüyle daha iyi hazırlandık. Alanın savunulması, mevzilendirme, güvenlik koridorunun güvenliğinin sağlanılması öncelikli olarak ele aldığımız konular oldu. Çetelerin yeni bir saldırıda bulunması halinde Cezaa’da ortaya koyduğumuz direnişi yeniden daha da hazırlıklı olarak sergileyeceğiz. Bunun için her yönüyle hazırlığımız var. Cezaa’daki direnişçi ve fedaiyane ruh sürecek ve diğer alanlarımızda da aynı biçimde başarılı sonuçlarını verecek.
Yalnız şu hususu da belirtmek gerekiyor; çok kalabalık güçlerle, az bir sayıdaki güçlerimize saldırıda bulunmaları ve bu teknik donanımlarına rağmen YPG güçleri karşısında başarılı olamamaları gerçeği de var. Bu, aynı zamanda bizi, gücümüzü tanımadıklarını da gösteriyor. YPG’nin gücünü nerden aldığını idrak edemediklerini düşünüyorum. Umutları ve gelecekleri adına savaştığımız halkın inancı, desteği, bize olan güveni, ülke sevgimiz, ideolojimize, insani değerlere olan bağlılığımız, meşru ve haklı davamız, temiz siyasetimiz bize güç veren en büyük olgular. Ve bunlar hiçbir silahla, hiçbir devletin desteğiyle elde edilemediği gibi, hiçbir silahın yok etmeye gücünün yetmediği değerler. Verdiğimiz her bedelde yeniden bilendiğimiz, çoğaldığımız, ilerlediğimiz gerçeği var. O çete gruplarının hiçbir zaman elde edemeceği, anlayamacağı kazanımlarımız var. İlke olarak savunduğumuz değerlerin korunması, yaşatılması için canımızı siper etmeyi onur biliyoruz. En büyük gücümüzü haklı ve onurlu davamızdan alıyoruz. Saldırılar ne düzeyde gelişirse gelişsin bu haklı dava, Rojava’da ortaya çıkan halkların kardeşliği ve birliği mutlaka kazanacak. Bu barbarları da yenecek, zafer mutlaka halkların olacak.


Rabia-Şengal-Cezaa’da Ağustos


YPG Basın Merkezi, Rabia, Şengal ve Cezaa bölgelerinde Ağustos ayı boyunca yaşanan çatışmalarda 3’ü emir 473 çete üyesinin öldürüldüğünü açıklamıştı.
IŞİD çetesinin 2 Ağustos’ta Musul’a bağlı, Batı Kürdistan ile sınırı olan Rabia kenti üzerinden başlattığı saldırılar ardından tüm ay boyunca, Rabia-Şengal-Cezaa hattında yaşanan çatışmaların bilançosu, geçen hafta açıklanmıştı.
Til Koçer kentinin karşısındaki Rabia ilçesinin büyük bölümü 4 Ağustos günü YPG’lilerin eline geçerken, çetelerin 3 Ağustos günü istila ettiği Güney Kürdistan’ın Şengal bölgesine de hızlı bir şekilde ulaşan YPG ve HPG güçleri yüzbinlerce kişinin sığındığı Şengal dağlarında denetim sağlayarak soykırımın önünü almıştı. Çeteler, Şengal kuşatmasını tamamlamak ve Cizirê Kantonu üzerine yürümek için 19 Ağustos günü Cezaa bölgesine, Suriye ve Irak’tan yoğun bir ağır silah ve güç takviyesiyle saldırı başlatmıştı.
YPG Basın Merkezi, açıklamasında, “Halka dönük katliam tehlikesi üzerine güçlerimiz büyük bir sorumlulukla Rabia ve Şengal’e bağlı Sinune alanlarına yönelerek halkın güvenliğini sağlamıştır. Ardından çatışarak Şengal Dağı’na ulaşmış ve böylece IŞİD çetelerinin Şengal’i kuşatma ve Êzîdî katliamı gerçekleştirme planına darbe vurmuş, boşa çıkarmıştır. Büyük bir direniş sonucunda güvenli koridor oluşturularak yüz binden fazla sivil insan Rojava’ya aktarılmış, Şengal Dağı’nda kalanlar korunmuştur. 2 Ağustos’tan bu yana Rabia ve Sinune’de IŞİD ile çatışmalar yaşanmış, Irak’taki ilerleyişleri durdurulmuş, saldırı gücü kırılmış ve Rojava’ya geçişleri engellenmiştir” demişti.
YPG Basın Merkezi’nin açıkladığı bilançoya göre 2’si yabancı uyruklu olmak üzere 3’ü emir toplam 473 çete üyesi bu bölgelerde yaşanan çatışmalarda öldürüldü. Çatışmalarda, 6 doçka yüklü araç, 12 askeri araç ve bir panzer ile iki motosiklet imha edilirken, çetelere ait bomba yüklü bir araç da içerisindeki çete üyeleriyle birlikte imha edildi. Çatışmalarda çok sayıda askeri malzeme ve cephaneye de el konuldu. Bu silahlar şöyle sıralandı: 3 adet 12.5’luk doçka (uçaksavar), 12 kutu 12.5’luk doçka mermisi, 7 adet BKC, 25 BKC zinciri, 4 bin BKC mermisi, 7 adet RPG – roket atar, 30 adet RPG roketi, 8 adet Kalaşnikof, 3 bin 60 adet Kalaşnikof mermisi, 2 adet cep telsizi, 10 bidon TNT, 1 kutu BKC mermisi, 6 askeri araç.
Özellikle Ceaa bölgesinde 12 günlük fedaice direnişin ardından saldırıları boşa çıkarıldı ve ardından bölgeden temizlendi.

52 YPG’li şehit düştü

Bir ay boyunca süren bu çatışmalarda 52 YPG savaşçısı şehit düştü.


NERGİS BOTAN/QAMIŞLO