
12 Eylül’ün yıldönümünde Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi, sıkıyönetim mahkemesini aratmayacak bir karara imza attı. Bir ay önce HPG’ye katılmış, silahsız yakalanmış, 14 yaşındaki Emrah Bayram’ın yaşı 22’ye çıkartılarak müebbet hapse mahkum edildi. Bayram’ın 18 yaşından büyük olduğunu gösteren delil ise diş filminde görülen 20’lik dişi.
12 Eylül darbesi öncesinde bir eri öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan 16 yaşındaki Erdal Eren, yaşı büyütülerek 13 Aralık 1980’de idam edilmişti. Darbenin 32. yıldönümünde, hükümetin ‘darbecileri yargılıyoruz’ dediği bir dönemde, Van’da skandal bir karara imza atıldı. Bitlis’te 2009 yılında HPG saflarına katılan ve katılımının 34. gününde elma topladığı bir bahçede silahsız olarak yakalanan 14 yaşındaki Emrah Bayram’ın yaşı büyütülerek ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Bununla da yetinmeyen mahkeme heyeti, Bayram’a, “ülkenin birlik ve bütünlüğünü bozmak” iddiasıyla verdiği ömür boyu hapis cezanın yanı sıra, “patlayıcı madde bulundurmak”, “örgütün faaliyetleri çerçevesinde hareket etmek” gerekçesiyle 10.5 yıl hapis cezası daha verdi.
Hukuksuz rekor ceza
Mahkemede avukatların bütün ısrarlarına rağmen Bayram’ın kesin yaşı tespit edilmedi. Mahkeme kararını Adli Tıp Kurumu yerine Bitlis Devlet Hastanesi’nin verdiği raporlara dayandırdı. Raporda diş filmine göre 20’lik dişi çıktığı görülen Bayram’ın 22 yaşında olduğu ileri sürüldü. Cezaya isyan eden Bayram’ın avukatı Sefer Kurt, yetkisiz olan mahkemenin yetkilerini aşarak, hukuksuz rekor bir ceza verdiğini dile getirdi.
‘Suça bulaşmış çok’
Bayram’ın yakalandığı günden itibaren emniyet ve savcılık sorgusundan, tutuklanmasından yargı sürecine kadar hukuksuzluklar zinciriyle doldu. 26 Eylül 2009 tarihinde HPG saflarına katılan Emrah Bayram, silahsız olarak bir bahçede elma toplamaya gittiği sırada askerlerin pususuna düşüyor. Yanındaki HPG’li çatışmada yaşamını yitirirken, Bayram ise korktuğu için bir ağacın altına saklanıyor. Gece boyunca oradan çıkamayan Bayram, askerlerin gündüz yaptıkları arama sırasında bulunuyor. Silahsız olarak ağacın dibinde bulunan Bayram’ın yanına askerler bir silah bıraktıktan sonra fotoğraflarını çekerek götürüyor. Günlerce işkencede kalan Bayram, yasal olmamasına rağmen askeriyede ifadesi alındıktan sonra savcılığa çıkarılıyor. Savcılık ise Bayram’ın çocuk olmasından dolayı “suça bulaşmış çocuk” olarak ifadesini alıyor.
20’lik dişin mi var!..
İfadesi alındıktan sonra tutuklanan Bayram, emniyetin girişimleri üzerine savcılık tarafından yaşının büyük olduğuna dair rapor alınması için Bitlis Devlet Hastanesi’ne gönderiliyor. Bitlis Devlet Hastanesi ise, ilk raporda tırnak ve gelişim şekline bakarak rapor hazırlıyor. Savcılık, Bayram’ın avukatlarının itirazları üzerine ikinci rapor için Bayram’ı Adli Tıp Kurumu yerine yeniden Bitlis Devlet Hastanesi’ne gönderiyor. Hastane bu kez, birçok insanda erken yaşlarda çıktığı bilimsel olarak da tespit edilen 20’lik dişe dikkat çekerek, 22 yaşın üzerinde olduğuna dair ikinci bir rapor veriyor.
Adli Tıp tespit edemedi
Avukatların Bayram’ın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesi, büyük ve küçük kardeşlerinin mahkeme salonuna getirilerek gözlemlenmesi veya bir Adli Tıp uzmanının mahkemeye çağırılarak gözlemleri ışığında karar vermesi yönündeki taleplerinin hepsi mahkeme tarafından reddedildi. Bunun yerine Bitlis Devlet Hastanesi’nden alınan raporlar 26 Nisan 2011 günü İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Adli Tıp Kurumu ise verilen raporlarla yaşının belirlenmesinin zor olduğunu ve Bayram’ın artık çocuk yaşını geçtiğinden dolayı da gerçek yaşının tespit edilemeyeceğini belirtti.
Yine de ceza kesti
Adli Tıp’ın cevabına rağmen mahkeme Bayram’ın yaşının 22 olduğunu varsayarak, çocuğa “devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak” iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Hızını alamayan mahkeme heyeti Bayram’ın Kürtçe savunma talebinden dolayı iyi hal indirimi yapmazken, Bayram’a ömür boyu hapis cezanın yanı sıra, “patlayıcı madde bulundurmak”, “örgütün faaliyetleri çerçevesinde hareket etmek” iddiasından da 10.5 yıl hapis cezası daha verdi.
Noter bile işlem yapmadı
Bayram’ın avukatlığını üstlenen Osman Çelik ise ‘KCK’ adı altında avukatlara yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. Çelik’in tutuklanmasıyla avukatsız kalan Bayram’ın avukatlığını üstlenen Sefer Kurt’a vekalet çıkarmak için notere gönderilen Bayram’a noterlik tarafından yaşı küçük olduğu gerekçesiyle işlem yapılmadı. İşlemler ancak Bayram’ın anne ve babasının vekaletiyle tamamlandı.
Karar skandal
Dosyanın baştan sona hukuksuzluklarla dolu olduğunu dile getiren Avukat Sefer Kurt, karara sert tepki gösterdi. Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bütün taleplerin reddedildiğini dile getiren Kurt, “Müvekkillim çocuk olmasına rağmen yaşı büyütülerek rekor bir ceza verildi. Örgütte yönetici olanlara bile bu kadar ceza verilmiyor. Bu bir skandaldır. Silahsız ve 34 gün önce katılan birine nasıl böyle bir ceza verilir anlamış değiliz” diye konuştu. Müvekkilinin çocuk mahkemesinde yargılanması gerektiğini ifade eden Av. Kurt, “Yasal olarak çocuk mahkemesinden yargılanması gereken bir dava ancak mahkeme kendisini yetkili sayarak bu cezayı verdi. Yani cezasının arttırılması için bütün yollar denendi” diye konuştu.
‘Pişman değilim’
Kurt, karar duruşmasında müvekilinin mahkeme heyetine karşı Kürtçe söylediği son sözleri de aktardı: “Ben yaptığımdan pişmanlık duymadım ve hiçbir zaman pişman olmadım. Öz irademle gittim. Çıksam bir daha giderim.”
Av. Kurt, karara 7 gün içinde itiraz edeceklerini kaydetti.
SIDDIK GÜLER / DİHA/VAN