Geliyê Godernê’nin çevresinde yaşayan köy sakinleri, bölgelerinde kesinlikle baraj istemediklerini belirterek, “Doğup büyüdüğümüz topraklarda özgürce yaşamak istiyoruz” diyor. 

Sahip olduğu birbirinden farklı endemik bitki örtüsü, kucak açtığı yabani hayvanlar ile birlikte bölge halkının da serinlemek için akın ettiği Geliyê Godernê Deresi’nin aktığı Geliyê Godernê (Godernê Vadisi), yapımına 2012’de başlanan ve önümüzdeki yıl ise bitirilmesi planlanan Silvan Barajı’nın suları altında kalma tehdidi altında. Bölge halkı ve ekolojistlerin karşı çıkmalarına rağmen inşasına devam edilen barajın 174.5 metre yüksekliği ile Avrupa’nın en büyük barajı olacağı belirtiliyor. Bu büyüklükteki bir baraj yüzünden şuana kadar 12 köy sular altında kaldı bile. Proje tamamlandığında ise bu sayıya 30’a yakın köy daha eklenecek. 

Baraj, yıllarca yaşadıkları köylerinden ve topraklarından zorla göç ettirilecek olan insanların yanı sıra bölgenin geçim kaynakları arasında yer alan büyükbaş hayvancığı da olumsuz yönde etkileyecek. Yaşanan doğa katliamına tepki gösteren Geliyê Godernê bölgesinde bulunan köy sakinleri barajı kabul etmediklerini ifade ediyor. 


‘Barış içinde yaşamak istiyoruz’

Bayrambaşı (Sêdeqenê) köyünde yaşayan 65 yaşındaki Hacı Abdullah Yıldırım, Geliyê Godernê’nin kendileri için önemli bir merkez olduğunu ve sular altında kalmasını kabul etmeyeceklerini ifade etti. Halkı göç ettirmek için barajların yapıldığını belirten Yıldırım, “Biz bu baraja en başından beri karşı çıktık. Ancak yine de yapıldı. Bundan sonra yapımının devam etmemesi için mücadele edeceğiz. Bize karşı savaş açmış bir devlet var. Biz kendi bölgemizde, Geliyê Godernê’de barış içinde yaşamak istiyoruz” dedi. 

Çocukluğunun Geliyê Godernê’de geçtiğini belirten Yıldırım, eski dönemlerde bölgede meyve ve sebzenin çok fazla yetiştiğini ancak barajın yapılması ile birlikte bölgenin bu tarımsal özelliklerini kaybettiğini de belirtti. 

Bayrambaşı köyünden Ferhat Tekin (26) de çocukluğundan beri bölgede yaşadığını bu bölgenin kendisinin ve ailesinin tek yaşam alanı olduğunu belirterek, “Biz buradan başka nereye gidelim? Burası sular altında kalırsa, bizim gidecek yerimiz yoktur. Barış olursa biz burada kalırız barış olmazsa bizi burada durdurmazlar. Biz savaş istemiyoruz. Doğup büyüdüğümüz topraklarda özgürce yaşamak istiyoruz” diye konuştu. 


‘Barajı kabul etmiyorum’

Torunları ile birlikte sık sık bölgeye gelerek piknik yaptıklarını ifade eden Halise Kılıç isimli 75 yaşındaki yurttaş da özellikle tatil günlerinde yöre halkının vadiye akın ettiğini söyledi. “Neden burayı yok ediyorlar?” diye soran Kılıç, barajı kabul etmediklerini belirterek, “Bizim buradan gitmemizi istiyorlar. Biz burada doğduk burada öleceğiz. Buradan başka bir yere gidemeyiz. Burası bizim toprağımızdır, doğamızdır biz buraya sahip çıkacağız” diye konuştu. 

Kılıç’ın oğlu Orhan Kılıç ise sadece Geliyé Godernê’de değil, Hasankeyf ve Karadeniz’deki barajlara da karşı olduklarını ifade etti. Kılıç, “Nerede olursa olsun doğa katliamının yapıldığı her yerde mücadele edenlerin yanındayız” ifadelerini kullandı. 


Geliyê Godernê neden önemli?

Amed Ekoloji Meclisi Bilim Kurulu’nun yaptığı araştırmaya göre Geliyê Godernê, Amed’in kuzeydoğusu ile Serhat bölgesi arasında bir geçiş noktası olup, meşelikleri, geniş kumulları, şelaleleri ve mağaralarıyla doğanın bütün cömertliğini sergilediği çok çeşitli yaşam alanlarına sahip bir kanyon. 

Hiro yani Hatmi, sadece Silvan ile Kurtalan’da var olan yerel, endemik türler. Bunlar dışında; Guni, Sahlep, Orkide, Peygamber çiçeği (Centaurea kurdica), Köksor, Godernê Vadisi’nde yetişen endemik bitki türlerinden. 

Geliyê Godernê, insanlığın ilk yerleşim alanlarının izlerini taşıyan tarihi yapılarla da dolu. Mağaralar, suyolları, su depoları, kaya kiliseler, kaleler, su değirmenleri ve saray kalıntılarıyla Mervânîler gibi değişik zamanlarda hüküm sürmüş uygarlıklara ait yönetim merkezi olmasıyla Godernê Vadisi, tüm insanlık tarihinin ortak mirası. 


EVRİM KEPENEK / DİHA/AMED