İlerleyen yaşı ve aksayan ayağına rağmen 38 gündür kayyumlara karşı başlayan Demokrasi Nöbeti’inde yerini alan Makbule Akyüz, “Bir gün buraya gelmezsem oğlum Delil rüyama giriyor” diyor.

“Bir gün buraya gelmezsem oğlum Delil rüyama giriyor, kalkıp namazımı kılıp yola koyuluyorum” sözleriyle belediyelere atanan kayyumlara karşı başlatılan Demokrasi Nöbeti’ne katılma nedenini anlatan Makbule Akyüz, ilerleyen yaşı ve aksayan ayağına rağmen her gün Çınar’ın Xanika Jêr (Aşağı Konak) Mahallesi’nden yola koyulup Amed’e geliyor.

Türk İçişleri Bakanlığı’nın 19 Ağustos günü Amed Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atamasıyla aynı gün Lise Caddesi’nde başlayan kayyum protestolarında, ilk günden bu yana yer alan 59 yaşındaki Makbule Akyüz, “Televizyonda izleyince tahammül edemiyorum” diyerek nöbet eylemine katılımın çok olması durumunda kayyumların geri gideceğini belirtiyor. Bu inançla 38 gündür 104 kilometre yol gidip geliyor. Sabah saat 11.00’de başlayan Demokrasi Nöbeti’ne ilk gelenlerin içinde yer alan Akyüz, ağrıyan dizlerinden kaynaklı nöbet noktasına yetiştiği gibi önce oturacak bir yer buluyor.

Özlemin hüznü duruyor 

Ardından sloganlar ve alkışlarla başlayan nöbette bazen seslendirilen kilamlarla duygulanan, bazen de gençlerin coşkusuna alkışlarla katılan Akyüz’ün yüzünde çocuklarına duyduğu özlemin hüznü yatıyor. En coşkulu şarkılarda bile aynı hüzünle alkış tutarak eşlik eden Akyüz, nöbettekilerin ilgi odağı. Akyüz, 8 çocuk annesi. Bir oğlu PKK’ye katılmış diğer oğlu Delil ise 2016’da Van’da Xaçort Mahallesi’nde 7 aylık hamile olan Remziye Bor’un evine yapılan operasyonda katledilmiş. Oğlunun şehadetinden sonra her gece rüyalarına girdiğini belirten Akyüz, yürek ağrısının daha baskın geldiğini belirtiyor. Bize oğlunu anlatmadan önce kaç yaşında olduğunu soruyoruz, giydiği fistana diktiği cepten çıkarıp nüfus cüzdanını uzatıyor, “Ben okuma bilmem, yaştan anlamam. Alın siz bakın. Kimliğim eski, belki bir gün Kürt kimliği çıkarırım diye de değiştirmiyorum” diyerek gülüyor.

Kendini teselli ediyor

 Oğlunun Remziye Bor’un evinde katledildiğini, Remziye’nin de kaldırıldığı hastanede 28 gün yaşam mücadelesi verdiğini karnından bebeğinin sezaryenle alındığını hatırlatıyor. Bor’un eşi İrfan Bor ise tutuklanıyor. Oğlundan söz ederken gözleri dolan Akyüz, kendi kendini de şu sözlerle teselli ediyor: “Buna da şükür benim iki oğlum gitti. Ya 3 çocuğu bu yolda gidenler ne yapsın.”

 Belki bir şeyler değişir

 Dilinden dua eksik etmeyen Akyüz’ün tek isteği de Kürt halkı ve Kürt gençlerinin selameti. Akyüz, şöyle devam ediyor: “Allah inşallah halkımıza acır artık. Artık iyi günler görmek istiyoruz. Geceler uzadı diye bana sabah olmuyor. Sabah ezanında kalkıp namazımı kılıyorum. Biraz evimin avlusunda gezdikten sonra saat 08.00’de kahvaltı yapıyoruz. Ben ve eşim çıkıp Diyarbakır’a gidiyoruz. Ayaklarım ağrıyor ev işlerini yapamıyorum. Ancak televizyon izleyince tahammül edemiyorum. Nöbete katılırsak belki bir şeyler değişir diye düşünüyorum. Gidince sadece polisleri görüyoruz. Bizden fazlalar. Kalabalıklar. Etrafımız sarıyorlar. Bakışları ile bizi tehdit ediyorlar. Bazı arkadaşlarımı gözaltına almışlardı.”

Onlardan korkmuyorum

Kayyum atanmasının ardından başlayan gösterilerde polisin gazlı, tazyikli suyla saldırısına maruz kalan Akyüz, “Ayağımda hala morluk var. İlk günden beri aksatmadan gittim. Onlardan korkmuyorum. Gitmeye de devam edeceğim. Onlar geri adım atmayana kadar biz de atmayacağız. Artık iyi şeyler istiyoruz. Çocuklarımız da artık biraz rahatlasın. Ölüm olmasın; kadınlar, erkekler, gençler ölmesin ama bu zalimler öldürüyor” diyor.

Tüm çocuklar Delal ve Delil’dir

 Akyüz, sık sık gençler için dua ediyor. Akyüz, şunları ifade ediyor: “Savaşla değil, barış içinde, kendi yolunda yürüsün herkes. İterek de olsa, bu sorunu çözmek lazım. Yazık çocuklarımıza, yeter öldükleri. Yürektir, zor oluyor. Onları ne zahmetlerle büyüttüm. Kuru ekmek yedim ama yine de büyüttüm. Çocuklarımızı öldürdüler, genç bırakmadılar. Artık çözüm olsun. Tüm anne ve babalar adına söylüyorum; çocuklarım ölsün istemiyorum. Tüm çocuklar Delal ve Delil’dir.”

Akyüz, hem kayyumlara karşı hem de Kürtlere yapılan zulme karşı herkesin bulunduğu yerden ses çıkarıp sokaklara çıkmasını istiyor.

MA/AMED


Demokrasi Nöbeti 38. günde

AKP-MHP hükümetinin İçişleri Bakanlığı marifetiyle 19 Ağustos’ta üç büyükşehir belediyesini gasp ederek HDP’li eşbaşkanların yerine devlet memurlarını kayyum olarak atamasına karşı Mardin, Van ve Amed’de başlatılan Demokrasi Nöbeti, 38. gününde devam ediyor.

HDP Mardin İl Örgütü önünde devam eden nöbete Mardin, Amed, Antep ve Batman 78’ler Derneği, partili vekiller ile yurttaşlar katıldı. “Halkın iradesi gasp edilemez” pankartının açıldığı eylemde polisin ablukası dikkat çekti. Antep 78’liler Derneği’nden Atiye Okay, “Halkın iradesini gasp ederek koltuğa oturuyorlar. İttihat ve Terakki zihniyetiyle ülke ve siyaset yürümez. Osmanlı’da bunu gördük. Biz ülkenin bu hale gelmemesi için mücadele ediyoruz. Sizin amacınız Lale devrini biraz daha sürdürmek. Ben Türkiye vatandaşı olarak utanıyorum” dedi. AKP hükümetinin düşüşte olduğunu ifade eden Okay, “Bu halkın oylarıyla zihniyetiyle ve kimliğiyle oynamayın. Biz kardeşçe yaşamak istiyoruz bundan daha doğal ne olabilir” diye seslendi.

HDP Eşbaşkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Çepni ise “Kayyum en başta Kürt halkının siyasi iradesine karşı bir faşist  zorbalıktır” dedi. Kayyum atamalarının yolsuzluk ve yoksulluk olduğuna dikkati çeken Çepni, “Halktan çaldılar etraflarında ki bir avuç sermaye gruplarına verdiler. Bu yüzden ‘kayyum hırsızlıktır’ demeye devam edeceğiz. Bütün hırsızlık ve yolsuzluklara son verene kadar mücadelemiz devam edecek. Gün HDP etrafında kenetlenme günüdür. Bunu yapalım ki faşizm karşısındaki mücadelemizi büyütelim, geleceğimizi kurtaralım” şeklinde konuştu.

Van’da Kürt partileri devraldı

Van’da HDP İpekyolu İlçe binası önünde yapılan açıklamada “Kayyum idaresi değil halk iradesi” yazılı pankart açıldı.Nöbete İnsan ve Özgürlük Partisi Genel Başkanı Mehmet Kamaç, Kürdistan Komünist Partisi (KKP) Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, KDP-Bakur Genel Başkanı Sertaç Bucak, Azadi Partisi Genel Başkanı Ayetullah Aşiti, Devrimci Demokrat Kürt Derneği (DDKD) Yöneticisi Abdulhay Okumuş, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, HDP milletvekilleri Nuran İmir, İmam Taşçıer, Muazzez Orhan ve çok sayıda yurttaş katıldı.

 KKP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, “Kürdistan İttifakı olarak diyoruz ki kayyum atanması, sadece bir partinin meselesi değildir. Bu mesele hepimizin meselesidir. Kayyum saldırılarına karşı birlik olalım. Kürdistan İttifakı bize lazım” dedi.

İnsan ve Özgürlük Genel Başkanı Mehmet Kamaç da 31 Mart seçimlerinde Van’ı iki yıl boyunca hırsızlık, talan ve zulüm ile idare etmeye çalışanlara halkın sandıkta cevap verdiğini belirtti.  Kamaç, “Kayyum politikası iktidarın gücünü değil acizliğini gösteriyor. Herkes bilsin ki; bu iktidar tankla, topla, polis copuyla ayakta kalamayacakr” diye konuştu.

“Kayyum gidecek halk gelecek”, “Direne direne kazancağız” sloganları ve ezgilerle protesto sona erdi.

Amed Büyükşehir Belediyesi karşısındaki Lise Caddesi’nde süren nöbete, HDP milletvekilleri, Barış Anneleri ve yüzlerce yurttaş katıldı. Nöbetin bulunduğu sokak, polis bariyerleri ve zırhlı polis araçlarıyla ablukaya alındı. Nöbette, kitle sık sık alkış çaldı, slogan attı ve zılgıt çekti. Kürtçe direniş şarkılarıyla devam eden 2 saatlik oturma eyleminin ardından basın açıklaması yapıldı.

MARDİN/AMED/VAN