İşsizlik dünyada düşüyor, Türkiye’de tırmanıyor. İşsiz sayısı bir yılda 327 bin kişi arttı. İstihdam bir yılda 145 bin kişi azaldı. Ümitsiz işsiz sayısında artış devam ediyor. Türkiye işsizlikte OECD üçüncüsü. Geniş tanımlı işsizlik, yüzde 20 ile 7 milyon. Kentsel genç kadın işsizliği yüzde 36’ya ulaştı.
İşgücüne katılım oranı düşmesine rağmen, işsizlik artmaya ve istihdam daralmaya devam ediyor. Dar tanımlı işsiz sayısı 327 bin kişi artarak 4 milyon 308 bine yükselirken, geniş tanımlı işsizlik 7 milyonda seyrediyor. İşgücü azalıyor, buna rağmen işsizlik artıyor, işsizler ümitsizleşmeye devam ediyor. Ümitsiz işsizlerin sayısında tırmanış dikkat çekici. Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) dün açıkladığı Kasım 2019 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırması’nı değerlendirdi.
Dar tanımlı 4, 3 milyon
Kasım 2018’de 3 milyon 981 bin olan mevsim etkisinden arındırılmamış dar tanımlı işsiz sayısı Kasım 2019’da 327 bin kişi artarak 4 milyon 308 bine yükseldi. Mevsim etkisinden arındırılmamış işsizlik oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 1 puan artarak yüzde 13,3 olarak gerçekleşti. Kasım 2018’de yüzde 13,2 olan mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik, bir yılda 1 puan artarak Kasım 2019’da yüzde 12,3’e yükseldi.
Geniş tanımlı 7 milyon
DİSK-AR tarafından hesaplanan geniş̧tanımlı işsiz sayısı Kasım 2018’de 6 milyon 646 bin iken Kasım 2019’da 339 bin artışla 6 milyon 985 bin kişi oldu. Geniş̧tanımlı işsizlik oranı Kasım 2019’da yüzde 20 olarak hesaplandı. Ümidini kaybeden işsizler 193 bin kişi artarak 715 bine yükseldi.
Avrupa’da düşüyor, Türkiye’de tırmanıyor
AB İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre, AB 28 ülkeleri ile Türkiye’nin işsizlik oranları birbirine zıt eğilim içinde. AB 28 ülkelerinin işsizlik oranları 2013’ten itibaren düzenli olarak azalıyor. 2019’da AB’nin 28 ülkesinin işsizlik oranı yüzde 6,4 olarak açıklandı. AB 28 ülkeleri aksine Türkiye’de işsizlik oranı ise 2012’den itibaren artıyor. 2012’de yüzde 8,4 olan işsizlik oranı 2017’de yüzde 10,9, 2019’da yüzde 13,3’e yükseldi. Türkiye’deki işsiz sayılarının AB 28 ülkelerinin işsizliğine oranı ise 2012’den itibaren düzenli olarak artıyor. 2008’de AB’nin 28 ülkesinde toplam 16,8 milyon işsiz varken Türkiye’de 2,3 milyon işsiz vardı. Türkiye’nin toplam işsiz sayısının AB’ye oranı yüzde 14’tü. 2019’da ise AB’nin toplam isiz sayısı 15,8 milyona düşerken, Türkiye’nin işsiz sayısı (dar tanımlı) 4,3 milyona yükseldi. Böylece Türkiye’nin toplam işsiz sayısının AB (28) ülkelerinin toplam işsiz sayısına oranı yüzde 27’ye yükseldi. Türkiye, tek başına 28 AB ülkesinin yüzde 27’si kadar işsize sahip.
İşsizlikte OECD üçüncüsü
OECD verilerine göre Türkiye işsizlik sıralamasında OECD ülkeleri içinde ilk sıralarda yer alıyor. OECD’nin 2019 3. çeyrek verilerine göre OECD ülkeleri arasında en yüksek işsizlik yüzde 28,8 ile Güney Afrika’da görülürken bu sırayı Yunanistan, Türkiye ve İspanya izlemektedir. OECD üyesi ülkeler arasında işsizlik oranı ortalama 5,2 iken Türkiye bu ülkeler arasında en yüksek işsizlik oranına sahip üçüncü ülke olarak yer alıyor.
İstihdamda azalma sürüyor
Kasım 2018’de 28 milyon 314 bin olan mevsim etkisinden arındırılmamış̧istihdam Kasım 2019’da 28 milyon 169 bine geriledi. Son bir yılda 145 bin kişi istihdam dışında kaldı veya işini kaybetti.
Genç ve kentli
Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranları kentlerde ve gençlerde yüksekliğini korumaya devam ediyor. Kasım 2018’de yüzde 12,2 olan standart-dar tanımlı işsizlik oranı, Kasım 2019’da yüzde 13,3’e yükseldi. Tarım dışı işsizlik oranı bir yılda yüzde 14,2’den yüzde 15,4’e yükselirken, genç işsizliği de son bir yılda 1,7 puan yükselerek yüzde 22,8’den yüzde 24,5’e yükseldi.
Genç işsizliği ve kentsel kadın işsizliği son bir yılda en yüksek işsizlik türü olarak görülmeye devam ediyor. Kasım 2019’da da en fazla artış kentsel genç kadın işsizliğinde görüldü. Mevsim etkisinden arındırılmamış genç işsizliği 1 puan artarak yüzde 23,6’dan yüzde 24,5’e, mevsim etkisinden arındırılmamış kadın işsizliği 1,9 puan artarak 14,7’den yüzde 16,6’ya yükseldi. Kentsel genç kadın işsizliği yüzde 36’lara ulaşmış, kadın işsizliği kategorisinde en yüksek işsizlik seviyesini gördü. Kasım 2019’da da kentsel genç kadın işsizliği yine en yüksek işsizlik türü oldu.
Ne eğitimde ne istihdam olanların (NEET) oranında artış görülmektedir. NEET oranı Kasım 2019’da yüzde 25,2’ye ulaştı.
İşsizlikle mücadele önerileri
DİSK’in işsizlikle mücadele önerileri de şöyle:
- Haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
- Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
- İş başında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.
- Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.
- Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.
- Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) “insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.
- Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
- Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimi işçi statüsüne geçirilmelidir.
- İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmelidir.
- İşsizlik sigortasından yararlanma koşulları iyileştirilmelidir. Son üç yılda 600 gün çalışma koşulu 180 güne indirilmelidir.
- Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.
ANKARA
İsrafın bilançosu ağır
Temsil ve tanıtma, gayrimenkul ve yol bakım, tedavi ve cenaze giderleri... Hepsi Aralık ayında 5’e 10’a katlandı. Kamudaki israfın bilançosu milyarları buluyor.
2019’daki bütçe açığı 123,7 milyar liraya ulaştı. Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 3’üne ulaşan açık AKP döneminin en kötü mali bilançosunu oluşturuyor. Üstelik gelecek beklentilerini olumsuz etkileyen bu bilançoya Türkiye Varlık Fonu’nun borçları da dahil değil. Söz konusu bu açık borçlarla finanse edilince, borçlar hızla vergi mükelleflerinin yani yurttaşın sırtına binmeye başladı. Rekor bütçe açığının birinci nedeni büyüme motoru duran ekonominin vergi üretmemesi. Zira gerek tüketiciler talebi kıstığı için KDV, ÖTV gibi vergiler, gerekse toplam gelir azaldığı için Gelir ve Kurumlar Vergisi gibi vergiler tahakkuk etmiyor. BirGün’den Ozan Gündoğdu’nun haberine göre vergi hasılatındaki azalmaya karşılık kamu harcamalarında aynı yönde bir gelişme yok. Böylece hazinenin geliri azalırken gideri artıyor. Aradaki açık ise borçla kapanıyor. Kamunun harcamalarının tümü gerekli mi? Kamudaki israf ne boyutta? Bunun için Aralık ayı harcamaları ile diğer aylardaki harcama ortalamasını kıyasladık. Kamu kurumları yıl başında kendilerine tahsis edilen ödenekleri yıl sonunda harcamamışlarsa, söz konusu tasarruf bir sonraki yıla aktarılmıyor. Yani kamu kurumları için tasarruf etmenin herhangi bir avantajı bulunmuyor. Bunu denetlemesi ve mali disiplini sağlaması gereken Hazine ve Maliye Bakanlığı ise israfa göz yumuyor. Maliyeciler bu duruma “düyuna kalma” adını veriyor. İşte bazı harcama kalemleri ve aralık aylarındaki değişim:
Toplam kamu harcaması
- 11 aylık ortalama harcama: 81 milyar 401 milyon TL
- Aralık ayı: 104 milyar 71 milyon TL
- Aralık ayı farkı: Yüzde 28 ekstra harcama
Aralık ayında yapılan harcama diğer 11 ayın ortalamasından yüzde 28 daha fazla.
Bazı kalemlerde aralık ayı harcaması diğer 11 ayın 10 katına çıkabiliyor.
Temsil ve tanıtma giderleri
- 11 aylık ortalama harcama: 13 milyon 574 bin TL
- Aralık ayı: 41 milyon 117 bin TL
- Aralık ayı farkı: yüzde 202 ekstra harcama
Gerek bakanlıkların gerekse Cumhurbaşkanlığı’nın temsil giderleri ekonomik bunalımla beraber daha fazla dikkat çekiyor. Son olarak Cumhurbaşkanlığı himayesinde 1- 3 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek 3. Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Kongresi için 7 milyon TL’lik organizasyon ihalesi yapıldığı ortaya çıktı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Muhasebat Gen Müdürlüğü verilerine göre buna benzer temsil ve tanıtma giderleri için 2019 boyunca harcanan para toplamda 190,4 milyon TL. Bu tutarın yüzde 22’si ise Aralık ayında harcandı. 11 ay boyunca aylık ortalama 13,6 milyon TL temsil ve harcama giderine katlanan hazinenin aralık ayı gideri 41,1 milyon TL.
Bina bakım onarım giderleri
- 11 aylık ortalama harcama: 124 milyon 784 bin TL
- Aralık ayı harcaması: 1 milyar TL
- Aralık ayı farkı: yüzde 702 ekstra harcama
AKP hükümetlerinin inşaat sektörüyle kurduğu izaha muhtaç ilişki ortada. Dünya Bankası’nın 6 ayda bir yayımladığı rapora göre dünyada hükümetten en fazla kamu ihalesi alan 5 firmanın 4’ü Türkiye’den (Cengiz, Limak, Kolin, Kalyon). Kamunun tutarı milyarları bulan harcama kalemi ise gayrimenkul bakım onarım giderleri. 2019 bütçesinde bu kalem için 2,34 milyar liralık ödenek ayrılmıştı. Ancak 11 ayın sonuna gelindiğinde harcanan tutar 1,37 milyar liraydı. Aralık ayında gaza basıldı ve gayrimenkul bakım onarımı için bir ayda toplam 1 milyar lira para harcandı. Aralık ayı harcaması diğer ayların ortalamasında yüzde 702 daha fazla.
Yol bakım ve onarım giderleri
- 11 aylık ortalama harcama: 86 milyon 710 bin TL
- Aralık ayı harcaması: 833 milyon 910 bin TL
- Aralık ayı farkı: yüzde 861 ekstra harcama
Yol bakım ve onarımına Aralık ayında hız veriliyor. Bu kalem için 11 ay boyunca harcanan tutar 953,8 milyon lirayken, sadece Aralık’ta harcanan tutar 833,9 milyon TL. Bu hizmet için toplam 1,78 milyar lira harcanırken bu paranın yüzde 46’sı Aralık’ta harcandı.
Tedavi ve cenaze giderleri
- 11 aylık ortalama harcama: 40 milyon 359 bin TL
- Aralık ayı harcaması: 118 milyon 641 bin TL
- Aralık ayı farkı: yüzde 193 ekstra harcama
Bu kalem içinde kamu personelinin, milletvekillerinin, askerlerin, tutuklu ve hükümlülerin tedavi ve cenaze masrafları kayıt altına alınıyor. Yıl başında bu kalem için ayrılan ödenek toplamı 524,6 milyon TL’ydi. İlk 11 ayda harcanan para ise 443,9 milyon TL oldu. Ödenek Aralık ayında çeşitli harcamalarla bitirildi ve dahası ödenek üstü harcama dahi yapıldı. 11 ayda 443,9 milyon TL harcanan tedavi ve cenaze masrafları için sadece Aralık’a 118,6 milyon TL harcandı.
İşsiz sayısı Bulgaristan nüfusu kadar
CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, genç tanımlı işsiz sayısının Bulgaristan’ın nüfusundan daha fazla olduğunu söyledi.
Ağbaba, TÜİK’in açıkladığı Kasım ayı işsizlik rakamları ile ilgili bir açıklama yaptı. Türkiye ve genelinde işsizliğin geçen yıl Kasım ayına göre 327 bin kişi arttığını ve işsiz sayısını 4 milyon 308 bin olduğunu belirterek, “Neredeyse İzmir nüfusu kadar işsizimiz olmuş durumda. Ülkemiz de işsizler ordusu azalmamakta her geçen gün artmaktadır. Artık işsizlik içinden çıkılamayan sosyal bir sorun haline düşmüştür” dedi. Dar tanımlı işsiz sayısına; iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar, iş bulma ümidi olmayanlar, zaman bağlı eksik istihdam edilenler, mevsimlik çalışanlar ve diğer sebepleri de dâhil edildiğinde bu oranın 7,7 milyon civarına denk geldiğini kaydeden Ağbaba, “Bu durumda geniş tanımlı işsiz sayımız komşumuz Bulgaristan’ın nüfusundan daha büyüktür. Ayrıca TÜİK verilerine göre bir yıldan daha az süreli işsizlerin sayısı 3 milyon 149 bin kişi olması nasıl bir krizin içerisinde olduğumuzun ayrı bir göstergesidir” şeklinde konuştu.
İşsizliğin, AKP’nin iktidara geldiği 2002’de 2 milyon 700 bin olduğunu hatırlatan Ağbaba, AKP’nin 18 yılda işsizliğin kol gezdiği ve insanların işsizlikten kaynaklı canına kıydığı bir noktaya getirdiğini söyledi.
TÜİK hile yapıyor
TÜİK’in geçen hafta enflasyon hesabında gıda ürünlerinin ağırlığını düşürdüğünü, şimdi de TÜİK verilerine bakıldığında ayrı bir paradoksla daha karşı karşıya olunduğunu savunan Ağbaba, şöyle devam etti:
“TÜİK verilerine göre çalışabilecek çağda nüfus artışı bir yılda 944 bin kişi artarken, iş gücüne katılanların sayısı ise bu bir yılda sadece 182 bin kişi olmuş durumda. Yani TÜİK verilerine göre çalışma nüfusunda olan 700 binden fazla vatandaş çalışma gereği duymamıştır.Bu oranın hiçbir mantıkla izah edilebilecek bir yanı yoktur. Çünkü ülkede bir hanenin tek bir maaşla geçinebilmesi imkânsızken, açlık ve yoksulluk sınırı her geçen ay artarken insanların geçinebilmesi için iş aramayı bırakması sizce mantıklı mıdır?
TÜİK’in hem enflasyon verileri hem de işsizlik verileri ciddi manada tezatlıklar içermektedir. TÜİK, Berat Albayrağ’a bağlı bir kurum gibi çalışmakta, gerçekleri çarpıtmakta ve suç işlemektedir.
İnsanlar intihar ediyor
Hazine ve Maliye Bakanı ekonomide dengeleme sürecine girildiğini hem işsizliği hem enflasyonu ülke gündeminde kalıcı olarak çıkarılacağını açıklıyor. Bu vurdumduymaz ve pişkince tavrın neticesinde ise insanlarımız her gün birer ikişer canlarına kıyıyor. Son olarak Hatay’da Âdem Yarıcı isimli yurttaş işsiz olduğunu, çocuklarının evde aç olduğunu söyleyerek kendisini ateş verdi. 2019’da 20’den fazla yurttaş hem geçim sıkıntısı hem de işsizlik nedeni ile hayatlarına son verdi.”
Zararına bağış yapmış
Başkentgaz’ın TÜRKEN Vakfı’na yaptığı dolaylı bağışla ilgili bir skandal daha ortaya çıktı. Yasalara göre, Başkentgaz’ın 8 milyon dolar bağış yapabilmesi için o yıl 192 milyon TL vergi ödemesi gerekiyor. Ancak şirket bağış yaptığı yılı zarar göstermiş.
Cumhuriyet’in haberine göre; Kızılay ve Ensar Vakfı üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak’ın yönetiminde olduğu TÜRKEN Vakfı’na 8 milyon dolar bağışlayan Başkentgaz’ın vergi levhasında, bağış yapıldığı yıl olan 2017’nin “matrahsız” gösterildiği, yani şirketin zarar ettiği ve bu nedenle vergi ödemediği bilgisi yer aldı. Vergi yasasına göre, şirketler yaptıkları bağışlarda gelirlerinin yüzde 5’ini geçemiyorlar. Yani bağış yapmak için gelir elde etmek gerekiyor. Başkentgaz’ın 8 milyon dolar bağış yaptığı 2017 yılında 160 milyon dolar, yani 960 milyon lira gelir göstermesi gerekiyordu. Bu gelirin yüzde 20’si olan 192 milyon lira da kurumlar vergisi olarak ödenmeliydi. Ortada ödenmiş bir vergi olmadığına göre bu bağış nasıl yapıldı? 8 milyon dolar bağış yapacak durumdaki şirket neden vergi ödemedi?
AKP döneminin en hızlı yükselen şirketlerinden Başkentgaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sınıf arkadaşı olan Aziz Torun ve kardeşi Mehmet Torun’a ait. Şirketlerin vergi denetimini, Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın başında olduğu Hazine ve Maliye Bakanlığı yapıyor. Başkentgaz’ın milyonlarca dolar bağış yaptığı vakfın yönetiminde Erdoğan’ın kızı ve Maliye Bakanı’nın eşi Esra Albayrak var.