
9 Ocak 2013'te Paris'in orta yerinde katledilen PKK kurucularından Sakine Cansız (Sara), KNK üyesi Fidan Doğan (Rojbîn) ve Gençlik Hareketi üyesi Leyla Şaylemez (Ronahî), katledilişlerinin 3'üncü yılında onbinler tarafından anıldı. Paris'teki anma yürüyüşüne Avrupa'nın farklı ülkelerinden gelen genç kadınlar, faillerin bir an önce açığa çıkarılmasını istedi. Eyleme katılan genç kadınlar gazetemize şu açıklamalarda bulundu:
Linda Yılmaz: Bana göre bu yılki katılım az. Daha fazla olmasını beklerdim. Çok acı; 3'üncü yıl doldu ve halen elle tutulur bir gelişme yok. Halen kadınlarımız, analarımız sokak ortasında katlediliyor. Her gün üzülüyoruz. Çocuklar, gençler, yaşlılar... Henüz bir yaşına basmamış bebekler. Benim de dört buçuk yaşında bir çocuğum var. Gerçekten çok acı bir durum. Hep bizi teröristlikle suçluyorlar. Kusura bakmayın, ama karşı haksızlığa karşı mecburen karşılık vereceğiz. Öyle oturup susmayacağız. Teröristin kim olduğunu artık dünya görüyor. Bakın Cizre'ye, Silopi'ye, Nusaybin'e, terörist Türk devletidir. Biz ölürken teröristleri koruyan, silah satan onlar.
Jiyan Herluh: Bugün de Fidan, Leyla ve Sakine'yi anıyoruz ve öyle görünüyor ki bu daha çok devam edecek. Çünkü katillerimize susuyorlar. Ama bizi vurmakla bitiremezler. Her gün yeni Fidanlar doğuyor. Hiçbir zaman onlara karşı yılmayacağız, korkmayacağız. Yürüyüşe katılım iyiydi. Çoğunluğunun genç olması çok önemliydi. Kadınlar ön sıralarda yürüdü. Gençler ve kadınlar bu halkın temeli. Bizler de temelden ayaklanıyoruz.
Nujin Aspar: Bizler burada fidanlarımız ve tüm şehitlerimiz için burdayız. Vurulan çocuklarımız, analarımız için burdayız. Günlerdir uyuyamıyoruz, her gün ölüm haberleri geliyor. Her gün en az bir eve ateş düşüyor. Anneler, bebekler katlediliyor. Tek suçları Kürt olmak. Gençler olarak asla unutmayacağız bunları.
Berfin Aspar: Türkiye'nin tutumu değişmiyor. Katilin kim olduğunu herkes biliyor ama susuyorlar. Biz katil herkesin gözü önünde teşhir edilene kadar Paris'te yürüyeceğiz. Seneye daha büyük bir sayı ile hesap soracağız. Bundan eminim. Buradan gençlere seslenmek istiyorum, daha fazla sesimizi duyuralım.
Damla Telli: Sakine, Rojbîn ve Ronahî, yakından izlediğimiz, tanıdığımız isimlerdi. Bizim için savaşan öncülerdi. O yüzden buraya mutlaka gelmemiz gerekiyordu. Fransa'da çok olay çok oldu, hepsinin faillerini bir günde buldular ama her nasılsa Kürtlerin katillerini 3 yıldır bulamıyorlar, dosyalarını kapatıyorlar. Bu durum Fransa hükümetinin de işine geliyor. Ama biz bu yaptıklarını unutmamak ve herkese de unutturmamak için bugün buradayız. Ve Fransaya sesleniyoruz; katiller belli.
Akın Deniz: Bugün burada olmamız önemli. Fransa gençleri bu cinayeti biliyor ve bizi destekliyorlar. Fransız kadınlar da öyle. Sorun halkta değil, devletin suskunluğundadır.
Helin Doğan: Bence bugün katılım çok iyi. Yürüyüşte görevli olarak yer aldım. Herşey çok iyi düşünülmüş. Almanya gençliği hepten burada. Gençler daha da güçleniyor. Bilgi ediniyor, kendisini ve halkını tanıyor, neler yaşandığını biliyor. Bu çok önemli. Ama sadece gençler değil, kadınlar da çok aktif oldular.
Berivan Şahin: Gördüğünüz gibi geçen yıla oranla daha fazla insan var. Kendi arkadaş çevrem daha o kadar ilgili değil. Bizler çevremizde neler olduğunu bilmemiz ve buna göre hareket etmemiz gerekiyor. Aktif olmak gerekiyor. Bu insanlar, bu kadınlar bizim için mücadele etttiler ve şimdi şehit oldular. Bunu hepimizin bilmesi gerekiyor. Onlara çok şey borçluyuz.
Ronahi Şahin: Bu yürüyüş bence çok önemli. Gençlerin katılmasını çok önemli buluyorum. Paris'te gençler duyarlı. Katliam neden aydınlatılmıyor; çünkü Türkler yapmış. Ve Fransa buna yardım ediyor. Fransa her katliamda kuş uçsa ortaya çıkarıyor. Fransa isteseydi şimdiye kadar çoktan ortaya çıkarırdı. Belli ki Türkiye ile iyi ilişkileri var. Fransız istihbaratı her yerde olmasına rağmen nasıl oluyor da bu katliamı ortaya çıkaramıyor? Bu büyük bir yalandır.
Suzan Aydemir: Fransa her türden saldırıyı aynı gece içerisinde aydınlatıyor, katilleri buluyor, teşhir ediyor. Ama kendi başkentinde yaşanan bir cinayeti aydınlatmıyor. Bunun nedeni çok açık. Bunun tek amacı Kürtleri yıpratmak. Bu katliamda parmakları oldukları için aydınlatılmadı. Bu çok açık.
Sevil Arslan: Fransa'nın istihbaratı çok güçlüdür. Ama devletler arası bir bağ olduğu için aydınlatılmıyor. Bu bir insanlık ayıbıdır. Kendi Fransız vatandaşını koruyorsun, cinayetini anında aydınlatıyorsun. Ama sana, senin ülkene sığınmış bir Kürdü korumuyor, katillerin isimlerini açık söylemiyorsun. Bu kara leke Fransa'nın lekesi kalacaktır. Bu utanç lekesini kimse unutmayacaktır. Ve bizler de unutturmayacağız. Yürüyüşlerimiz bu anlamda çok önemlidir, ses getiriyor, mutlaka devam etmelidir.
NİHAL BAYRAM/RIZA AYDOÐDU/PARİS