Doğanın ve tarihin yok edileceği, 80 bin insanın göçe zorlanacağı Hasankeyf’in Ilısu Barajı altında kalma tehdidine karşı HDP ve DBP’li gençleri harekete geçiyor. “Xwedî derkeve” diyen gençler, Hasankeyf’te nöbet çadırları açarak baraja “dur” diyecek. Ekolojistler de, gençlerin eylemine katılım çağrısında bulundu. 

Kürdistan’da bugüne kadar enerji ve sulama adına 50 baraj inşa edilirken, son yıllarda da onlarca baraj ve yüzlerce Hidroelektrik Santrali (HES) faaliyete geçirildi. AKP Hükümeti döneminde hız kazanan doğa talanın yanında tarih de yok oluyor. Yerleşim yerlerini de sular altında bırakan barajlar, bir taraftan insanların kendi topraklarından göç etmesine yol açarken, diğer taraftan bölgedeki endemik türlerin yok olmasına yol açıyor. Orman ve su işleri verilerine yansıyan ve hali hazırda Kürdistan’da aktif olarak 350 Hidroelektrik Santrali’nin olduğu ve özel sektör tarafından ise halen 250’sinin inşaatının devam ettiği belirtiliyor. Barajlar sınırlara adeta sudan duvarlar niyetine yapılarak “güvenlik” amaçlı kullanılıyor. 

Tarımsal faaliyet gösteren insanların yerleşim yerlerinden uzaklaştıran barajlar, yok olmakla yüz yüze olan çiftçiliği de öldürüyor. Çevrecilerin saymakla bitiremediği baraj ve HES zararlarına ve tepkilere rağmen ise AKP Hükümeti baraj ve HES sayısını arttırmak için çaba harcıyor. 


Tarih ve doğa talan edilecek

Batman’ın doğa ve tarihiyle insanlığa yüz tutan ilçesi Hasankeyf’i sular altında bırakacak olan ve Mardin’in Dargeçit ilçesinde yapımına yeniden başlanan Ilısu Barajı, tarih ve doğa katliamını beraberinde getiriyor. Ilısu Barajı 1981’de sit alanı ilan edilen Hasankeyf ilçe merkeziyle birlikte 95’i köy ve 104’ü mezra olmak üzere toplam 200 yerleşim yerinin neredeyse tamamını sular altında bırakacak. Proje ile bölgede 55 bin ile 80 bin arasında nüfus göç etmek zorunda kalacak. Baraj, Dicle Nehri’nin kıvrım kıvrım içinden akıp geçtiği Heskêf Kalesi yüksekliğindeki kanyonu, “Kaplumbağa Rafet” ismi ile de bilinen Rafetuseuphraticus, çöl varanı gibi sürüngenler, kocagöz, toy, kızılca gibi pek çok kuş türü, endemik balık türleri, çizgili sırtlan, karakulak, vaşak, su samuru gibi memeli türlerinin aralarında bulunduğu çok sayıda canlının da yaşam alanlarını ortadan kaldıracak.

Tepkilere rağmen yapımına devam edilen baraja karşı HDP ve DBP Gençlik Meclisleri öncülüğünde eylem yapılacak. Gençler tarafından bugünden itibaren yapımını durdurmak amacıyla barajın yapıldığı alanda “Xwedî derkeve hamlesi” ile bir dizi eylem ve etkinliğin startı verilecek. Çadırların açılarak nöbetin tutulacağı eyleme, Batman dışında çevre il ve ilçelerdeki HDP, DBP gençlik meclisi üyelerinin de destek vererek aktif katılacağı belirtildi. 


‘Elimizden geleni yapacağız’

Ekolojistler de Ilısu Barajı’nın yapımı ile yaşanacak olan doğa ve tarih kıyımına dikkat çekerken, Batman Ekoloji Meclisi Üyesi Songül Aydın, bölgede karasal iklimin hakim olduğunu ve baraj yapımıyla iklimin değişeceğine vurgu yaptı. Aydın, bununla doğa tahribatı ve geri dönüşümü olmayacak bir olayın yaşanacağını dile getirdi. Yapılacak olan baraj ile ekim alanlarının yok olacağını kaydeden Aydın, “Buna karşı çıkmamızın en başlı sebebi; kültürel tarih mirasımız olan Hasankeyf’in sular altında bırakılmamasıdır. Enerji üretimi bahanesi ile doğa ve tarihi mirasımız yok edilecek. Enerji elde etmek isteniliyorsa; rüzgar ve güneş enerjisinden yararlanabilirler. Bunun Avrupa ülkelerinde sayısız örneği var. Bu kültürel ve doğa harikası yerlerimizi yüzde bir elektrik üretim hırsına kurban etmek istemiyoruz. Bunlar bizim kültürel mirasımızdır. Bu kıyımın önüne geçebilmek içinde elimizden ne geliyorsa yapacağız” dedi.


‘Baraj yapımı durmayana kadar...’

Ekolojist Eylem Aytaç da, AKP Hükümetinin doğaya yönelik tahribatlarına dikkat çekerek, AKP’nin ekoloji üzerinde kapital bir oyun sergilediğini ve doğayı talan ettiğini söyledi. Kentin dinamikleriyle beraber bu tahribatın önünde durmak için ellerinden geleni yapacaklarını kaydeden Aytaç, 3-4 yıldır çeşitli eylem ve etkinlikler ile Ilısu Barajı ile yapılmak istenen doğa tahribatı ve tarih kıyımının önüne geçmeye çalıştıklarını ancak yetkilerin seslerini duymamak için çaba içerisinde olduğunu ifade etti. HES, baraj ve termik santrallerin tüm canlıların sonunu getiren çalışmalar olduğunu halka bir şekilde duyurmaları gerektiğini söyleyen Aytaç, “Bundan önce yaptığımız eylem etkinler yetersiz olmuş olabilir. Ancak yeniden yapımına başlanan Ilısu Barajı’nı durdurana kadar barajın yapıldığı alanda etkin bir eylem ve etkinlik içerisinde olacağız. Barajın yapıldığı alanda yürüyüşler, çadır kampları, nöbet ve birçok değişik şekilde bir hareketlilik içerisinde olacağız” dedi. 

Tüm kentlerden eyleme katılım olacağını dile getiren Aytaç, eylemlere Batman halkının öncülük edeceğini ifade etti. Aytaç, “AKP bu faşist sömürgesini devam ettirdikçe biz de direneceğiz” diyerek duyarlı olan herkesin gelecek nesillere bir tarih ve talan edilmemiş bir doğa bırakmak için eylemlerine destek vermeye ve katılmaya çağırdı.


HASAN YOLDAŞ/DİHA/ÊLÎH