Almanya’nın Bielefeld kentinde düzenlenen ‘22. Şehit Sarya Folklor Kampı’na katılan öğrenciler, duygu ve düşüncelerini gazetemizle paylaştı. Kamptan memnuniyetle ayrılan gençler, yaşıtlarına kültürlerine sahip çıkma, tanıtma ve geliştirme çağrısı yaptı.
Ali Tarlan: Kampa Salzgitter’den katıldım. Kampa ikinci kez katılıyorum. Bu yılki kamp daha düzeyli, disiplinli ve programlıydı. Teorik eğitim ile başladık. Oyunların tarihlerini de öğrendik. Kültürümü öğrenmek ve diğer gençlere öğretmek için kampa katıldım. Bugüne kadar Amed, Maraş, Koçgiri, Semsur, Agirî, yörelerini öğrendim. Bu kampta ise Botan ve Gimgim yörelerini öğrendim. Avrupa’da kültürümüzün yaşatılması için gençlerimizin çaba harcaması gerekiyor.
Leyla Ekinci : 22 Aralık 1997’de düzenlenen ilk folklor kampına katılmıştım. 17 kişilik gruptuk. O zaman imkanlarımız çok yoktu ancak çok sıcak bir ortam vardı. Bugün imkanlar daha iyi. Özellikle büyük organizasyonlarda halk oyunları çok önemli. Ben 28 yıldır halk oyunları oynuyorum. Artık yaşamımın bir parçası, sevdası haline geldi bu. Herkes kültürüne sahiplenmeli. Bu konuda gençlerimize büyük sorumluluk düşüyor.
Birindar Titrek : Danimarka’dan katıldım. İlk deneyimim. Çok heyecanlıydı, yeni oyunlar öğrendim, yeni arkadaşlar tanıdım. Çocukluğumdan beri halk oyunlarına ilgim vardı. 4 yıldır oynuyorum. Kendimi geliştirip halk oyunları eğitmeni olmak istiyorum. Tüm gençlere de kültürlerine sahip çıkmalarını öneriyorum.
Resmiye Topraklı : Hannover’den kampa katıldım. Kendi kültürümü öğrenip, genç arkadaşlara aktarmak istiyorum. Çünkü burada yaşayan gençler, kültürünü unutma ile yüz yüze. Bu kampa dördüncü katılışım. Bu yılki kamp hem organizasyon hem de eğitmenler açısından geçen yıllara oranla daha iyi. Bugüne kadar Agirî, Amed, Semsur, Botan, Wan, Colemêrg, Koçgiri, Elazığ, Riha yörelerini öğrendim. Tüm gençlerimize bu güzel, zengin kültürü öğrenmeleri çağrısında bulunuyorum. Hannover’de iki gruba ders veriyorum. Bana bu fırsatı tanıyan herkese teşekkürlerimi sunuyorum.
Ali Özkur : Offenbach’dan katıldım. Bu yılki kampta hem eğitmenler değişti hem de düzen daha iyi. Bulunduğum yerde eğitim vermek ve bilgilerimi pekiştirmeye geldim. Amed, Marasş Adıyaman ve Kocgiri yörelerini biliyorum. Halk danslarımızın son yıllarda özünden çıkarıldığını görüyorum. Özellikle gençlerimiz, düğünlerde bunu yapıyor. Oyunlar doğasından çıkarılıyor. Oysa kültür çalışmalarını daha profesyonel yapmalıyız. Belli kalıpları da aşmalıyız.
Medya Doğan : Kampa İngiltere’den katılıyorum. Ortamı çok sevdi, herkes çok cana yakın. Londra’da da dernekte kültürel çalışmalara katılıyorum. Koçgiri, Amed, Cizre, Gimgim, Wan, Colemêrg yörelerini biliyorum. Biz gençler kültürümüze sahip çıkmalıyız. Tüm dünyaya tanıtmalıyız.
Mazlum Tiltay : Kampa Paris’ten katıldım. Orada da halk oyunları çalışmalarında yer alıyorum. 8 yıldır bu konuyla ilgiliyim. Kültürümüzün zenginliğini gördükçe ilgim daha da arttı. Paris’te bir yetişkin bir de çocuk grubuna eğitim veriyorum. Kampa dördüncü kez katılıyorum. Böylece eksikliklerimi gideriyorum. Kamp güzel bir ortam. Çok tecrübeli eğitmenlerimiz var. Amed, Adıyaman, Elazığ, Antep, Urfa, Botan, Bitlis, Agiri oyunlarını biliyorum. Hedefim halk oyunlarımızı tanıtmak. Gençlerimiz gelip yeteneklerini derneklerimizde sergileyebilir.
Anja: Bad Oldesloe’den katıldım. Matematik öğretmeniyim. Kürt halk oyunlarını öğrenmek ve bulunduğum yerde gençleri eğitmek için katıldım. İlk katılımım ama çok güzel geçti, keyif vericiydi. 15-20 yıl önce Kürt halk oyunlarını izlediğimde, oynamayı başaramayacağımı düşünmüştüm. Ama 6 yıl önce Kürt kadınları üzerinden halk oyunları ile tanıştım. Bir Alman olarak  Kürt gençlerinin anadillerine ve kültürlerine önem vermelerini istiyorum. Çünkü Kürtler birçok konuda asimilasyona tabii tutuluyor.


MURAT MANG