AKP devletinin son dönemde tırmandırdığı devlet terörü ve katliamlarına karşı Almanya’nın Köln kentinde geçtiğimiz Cumartesi günü düzenlenen eyleme katılan gençler, özgürlük ve barış mesajları verdi. ‘No Pasaran- Erdoğan ve DAİŞ Faşizmine Geçit Yok- Savaşa Hayır’ adıyla düzenlenen eylemde görüşlerine başvurduğumuz değişik gruplara mensup gençler, halkların birlikte mücadele etmesi gerektiğine vurgu yaptılar.


Avrupa gençlerine çağrı

Orta Anadolu Kürtlerinden Bülent İşcan, AKP’nin yürüttüğü savaş kışkırtıcılığının önüne geçmenin yolu, Avrupa’da yaşayan gençlerin mücadelesi ve duruşu olduğunu vurguladı. İşcan, “Savaş her ne kadar ülkede de olsa, Avrupa’nın gençleri ülkelerine sahip çıkmalıdır. Gençlerin vereceği bu mücadele, Avrupa kamuoyu üzerinde etkisi olacaktır” dedi. İşcan, “Gençler, kendi insani demokratik haklarını sonuna kadar kullanmalılar. Ülke ile bağlarımızı koparmamalıyız. Kürdistan’ın doktora, mühendise, mimara ve diğer dallarda eğitimli gençlere ihtiyacı var. Avrupa’da alınan eğitimin kapitalizm yerine, toplum yararına sunmaları gerekir” çağrısını yaptı.


‘Ülkede olanlar bizi de ilgilendiriyor’

Almanya’nın Aachen kentinde okuyan Zerya Karabulut, Avrupa’da yaşayan gençlerin Türkiye ve Kürdistan siyasetini takip etmeleri gerektiğinin altını çizdi. Karabulut, “Ülke’de olanlar bizleri de çok yakından ilgilendiriyor. Orada yaşamamak, olaylardan uzak kalmamız anlamına gelmiyor. Sonuçta orada şiddete maruz kalanlar bizlerin ailesi, arkadaşı ve yoldaşıdır. Dolayısıyla yaşananlar karşısında hem takip ediyoruz, hem de duygusal anlamda etkileniyoruz. Hatta buranın gündeminden çok Türkiye ve Kürdistan gündemini takip ediyoruz” dedi. Mevcut durumdan umutsuzluğa düşürdüğünü belirten Karabulut, “Açıkçası ben biraz umutsuzum son günlerde yaşananlardan sonra. Daha önce de devlet tarafından barış süreci her ne kadar samimi görünmediyse de, insanlar ölmüyordu ve bir şekilde ilerliyordu. Bu da değerli bir unsurdu. Fakat bir günden öbür güne devlet politikasının radikal bir şekilde değişmesi, barış sürecinden daha kötü bir hal alması, benim için endişe edici bir durum” dedi.


‘Birlikte mücadele etmeliyiz’

Almanya’nın Köln kentinde “Rote Aktion- Köln” (Kızıl Eylem) örgüt üyesi Gary Neuhaus, Kürdistan Özgürlük Hareketi’ni desteklediklerini dile getirdi. Neuhaus, Pirsus (Suruç) Katliamı, AKP Hükümetinin Kürdistan Özgürlük Hareketi’ni savaşa  sokmak için bir yöntem olduğunu ve bunun için DAİŞ’i kullandığı kaydetti. Bu yöntemin amacına ilişkin Neuhaus şöyle konuştu: “AKP Hükümeti erken seçime gidebilmek için provokasyonlar yapıyor, kaos yaratıp, başkanlık sistemini devreye geçirmeyi hedefliyor. Türk devletinin amacı, bu faşist saldırılarıyla PKK’yi savaşa itip, barışçı görünmeye çalışmak ve kaybettiği hükümeti bu yöntemle kazanmaktır. Halkın bu saldırılara karşı kendini tüm savunma hakkı var.” 

Halkların birbirlerine ihtiyacı olduğunu dile getiren Neuhaus, “Rojava’nın demokratik devrimini ileriye taşımak için ve Türkiye’deki halkın sömürüye ve baskılara karşı mücadele için birlikte Türk ve Kürt halkı birlikte mücadele etmeli” dedi. 


‘KDP’ye inancımız kalmadı’

Türk devletin yürüttüğü politikaları kınadığını belirten Êzîdî genç Dindar Erbek de, “Erdoğan’ın politikaları Kürtleri yok etmeye ve Kürtlerin seslerini dünyaya duyurmasını engellemeyi hedefleyen bir savaş politikasıdır. Kürtlerin ulusal birliğini güçlendirerek başarıya ulaşacağına inanıyorum” dedi. 

Zergelê Katliamına de değinen Erbek, “Kadın ve çocuk ayrımı yapmadan katliamlar yapmak, Kürt halkını yok etmeye çalıştıklarının göstergesidir. Kürt halkı olarak sonuna kadar direneceğiz ve şehitlerimizin yolundan yürüyeceğiz” ifadesini kullandı. Êzîdî halkın KDP’ye olan inancı ve güvencesi kalmadığını da söyleyen Erbek, “Şengal’de Êzîdîleri kurtaran HPG idi. KDP’nin orada yüzbinlerce Êzîdî’yi bırakıp gittiği ortadadır. Dolayısıyla HPG, Êzîdî halkının savunma gücüdür. Gerilla’nın, Güney’den çıkması halkın isteği değildir. Bizler Êzîdî halkı olarak onlara teşekkür ediyoruz” vurgusu yaptı.


‘Mücadeleyi büyütmeliyiz’

Avrupa Demokratik Gençlik Hareketi (ADGH) temsilcisi Uğur Güçlü, Türkiye ve Kürdistan’da yaşanan katliamlarını kınadıklarını dile getirdi. Güçlü, “Başta 32 SGDF’li yoldaşımız olmak üzere, Zergelê’de katledilen, şehit edilen halklarla dayanışma içinde olduğumuzu belirtmek isterim. Yapılan katliamlarda şüphesiz sınıf karakteri var. Bu katliamların aslında bir sınıfın bir görüşünün önderlik ettiği bir katliamdır. Biz bunların kendi sınıfsal özelliklerine uygun davrandıklarını düşünüyoruz” dedi.

Emekçilerin ve ezilenlerin temsilcilerinin bu saldırılara karşı mücadelede daha direngen, aktif olması, muhalefeti örgütlemesini gerektiğini dile getiren Güçlü, “SGDF’ye dönük katliamda DAİŞ harekete geçiren Türk devletinin kendisidir. Bu saldırıların devrimci, ilerici, sosyalist güçlere dönük olması bir tesadüf değil, bilinçli bir yönelim olduğunu düşünüyoruz. Yapılan gözaltı ve saldırıların aslında AKP’nin son süreçte kendi siyasal çıkarları doğrultusunda, kendi iktidarını ya da Erdoğan’ın kendi başkanlık ideali üzerinden HDP’yi itibarsızlaştırmak, oylarını düşürmek için kirli bir oyun olduğunu biliyoruz. Bu yapılan saldırıları kınıyor ve mücadeleyi büyütmeliyiz” dedi. Güçlü, “Bizler aynı dünya idealini paylaştığımız siyasal nitelikli, ayrı durduğumuz tüm ilerici ve devrimci kurumlara bu mücadelenin her alanında dünyanın her bir coğrafyasında bu mücadeleyi yükseltmeliyiz” çağrısını yaptı.


‘Barzani, AKP’yi destekledi’

Yekîtî Niştîmanî Kurdistan(YNK) gençlik temsilcisi Sangar Hamawandî ise, Kandil ve Medya Savunma Alanları‘na Türk Savaş uçakları tarafından yapılan hava saldırılarını kesinlikle kabul edilemez olduğunu ve bu konuda kendilerinin, YNK’nin yaptığı tüm açıklamalara katıldıklarını ve tutumlarının net olduğunu belirtti. Hamawandî, “PKK’nin o topraklardan çekilmesi söz konusu olamaz. PKK, halktır, Kürdistanlıdır ve kendi topraklarındadır. Geri çekilmesi gereken varsa o da Türk askerleridir. Mesud Barzani’nin AKP hükümetini desteklediğini biliyoruz. Hatta Barzani’nin seçim sürecinde AKP’ye 70 milyon Dolar yardım ettiğini de biliyoruz ve bunu yanlış buluyoruz. KDP’nin, AKP’yi desteklemesi yerine, Kuzey Kürdistan’daki kardeşlerimize yardım etmesi, onları desteklemesi daha doğru ve vicdanidir. Barzani’nin destekleyeceği birileri varsa o da PKK ve Kürt Halkı’dır. KDP, AKP’nin kirli politikasını desteklemekten vazgeçmelidir” dedi. 


‘AKP, NATO desteği aldı’

Partizan-Yeni Demokratik Gençlik (YDG) temsilcisi Serpil Doğan, Suruç ve Zergelê Katliamlarını kınadıklarını söyleyerek, “Seçimlerde istediği sonuçlara ulaşamayan AKP hükümeti bu katliamları gerçekleştirdi. AKP hükümeti, HDP’nin yüzde 13 oy oranıyla, halk desteğini alarak, meclise girmesini hazmedemeyerek gözaltı, baskı ve katliam politikası uygulamaya başladı. Erdoğan başkan olamadığı için AKP hükümeti çözüm sürecini, NATO’nun da desteği ile bitirdi” dedi. 


‘Dış politikanın etkisi’

Azerbaycan asıllı Gülnare A., eyleme bir bakış açısı yakalamak ve bilgi toplamak amacıyla katıldığını kaydetti. Gülnare A., “Benim ailem Karadeniz’de yaşıyor. Karadeniz bölgesinde AKP yoğunlukta. Annemle siyasi konuları tartıştığımda anlıyorum ki, onun bakış açısına göre bu yaşananlar dış politikanın etkisidir. Şahsen ben buraya sadece bilgi toplamaya geldim. Benim henüz bir bilgim yok. Dinleyip karar vermek istiyorum” dedi.


Y.ÖZGÜR POLİTİKA/HABER MERKEZİ