Başlıkta yazdığım darbe girişimine ne kadar yansıdı bilemeyeceğim ama bence yansıdı. Hatta o kadar yansıdı ki, darbe girişiminde de rol oynadı sanki… Bu gibi tezleri her zaman kanıtlayamayız ama bunun kimi verileri vardır.

Esasında bütün genelkurmay başkanları emekli olur olmaz bunu açıklarlar. Kenan Evren gibi bir faşist bile emekli olduktan sonra Kürt konusunda yanlışlık yaptığını söylemişti. Evren Kürtçeyi yasaklamanın büyük yanlış olduğunu söylemişti. Esasında ilk eyalet olayını ortaya atan da odur, daha doğrusu Turgut Özal’a söyleyen. Turgut Özal reddedendir, Türkiye’nin buna hazır olmadığını söyler…

Son gelen duyumlara göre en üst düzeydeki komutanlar, yani hemen hemen hepsi orgeneral olan komutanlar Erdoğan’ın Kürt politikasında ayrışmışlar. Bu mahkemelerle bunların bir kısmı ortaya çıkar mı, bilmiyorum ama ipuçları var gibi gözüküyor.

Belli bir kısım kurmaylar Kürtlerin hem Türkiye’de hem de Suriye’de, yani Türkiye sınırları dışında öldürülmelerine karşılar. Bu sorunun çözümü için tekrar masaya oturulmasını öne sürüyorlar. Esasında bu konuyu savunan kişiler askeriye içinde yeni değiller, bu yaklaşım yıllardır var.

Kürt açılımı başladığında buna Kürtlerden sonra en çok askerlerin sevineceğini defalarca yazmıştım. Masa üstünde çözülmesi gereken bir konuyu çözmek için canlarını ortaya koymanın yanlışlığını hep söylediler.

Bunu söyleyen askerler çok demokrat olduklarından ya da Kürtlere diğerlerinden çok daha sıcak baktıklarından dolayı söylemiyorlar, sadece dünyadaki gelişmeleri ve geçmiş benzeri olayları izleyip nasıl çözüldüklerini daha iyi ve gerçekçi bir anlamda gördüklerinden dolayı.

Bu konuda kulağa gelen rakamlar da yok değil esasında, en üst kademedeki orgeneraller bu konuda 6’ya 11 gibi ayrılmış durumdalar. 6 orgeneral Türkiye içindeki ve dışındaki Kürt savaşına karşı, 11’, ise taraftar durumunda. Bunun bu rakamlarla sınırlı olduğunu sanmayın, yukarıdaki rakam aşağıya doğru benzer bir ölçüde gidiyor.

Bu sorun darbe girişimine ne kadar yansıdı ya da yansıtılmak istendi, onu bilemeyeceğim ama tutuklu komutan ve subaylar içerisinde bu ekibin de dahil edildiğinden eminim. Hep söylüyoruz ya, bu darbede tutuklanan subayların sadece bir kısmı Gülen ekibinden, içlerinde oldukça NATOcu ve diğer gruptan da subaylar var. İşte NATOcu subayların bir kısmının Kürt savaşını istemediğini söyleyebiliriz. İlk olarak NATO’ya bağlı kalınmasını isteyen bir subay, ABD’nin sıcak baktığı bir PYD olayına karşı duramaz ve onların öldürülmesi ve bunu yapmak için başka bir ülkede yaşayan Kürtlere savaş açmayı düşünemez.

Ben bu darbe girişimi tutuklanmalarında, daha doğrusu darbecilerin genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanlarıyla ilişkilendirilmesinde hep ikircikli durdum. Bütün komutanlar masum olurken neden Jandarma Genel Komutanı emekliye sevk edildi, bunu anlayabilmiş değilim. Fethullah Gülen ekibiyle ilişkisi olduğu ileri sürülse ya da iddia edilse çoktan tutuklanması gerekiyordu. Oysa böyle bişey olmadı ve tam tersine bişe demeden, yani gerekçe göstermeden emekli edildi. Sanki ordu komutanlarının tek haini gibi bir intiba oluştu bende.

Mahkeme dosyaları açıklanmaya başladı ya merakla bu konuda ne gibi bilgiler gelecek, merakla bekliyorum. Kürt savaşını isteyen ve karşı çıkan komutanlar ne kadar renk verecekler, bekleyeceğim ve bilgi geldikçe sizlere aktaracağım. Bence Türk Ordusu içerisindeki bu ayrışmayı gözlemlemeli ve ciddiye almalıyız…