Dünya kadınlarını ortak paydada birleştiren acıların en başında hiç kuşkusuz savaşlarda, darbelerde ve diktatörlük dönemlerinde kaybolan yakınlarını bulmak için verdikleri mücadele geliyor. Arjantin’de askeri rejimin iktidarda olduğu 1975’den 1983’e kadar süren ve dünya tarihine „Arjantin kirli savaşı“ olarak geçen dönemde yaklaşık 30 bin kadın ve erkeğin kaybedilmesi sonucu bir araya gelen Plaza de Mayo Anneleri ile Türkiye’de kirli savaş sonucunda devlet güçleri tarafından yaşamını yitirenlerin ve kaybedilenlerin annelerinin mücadelesi ortak acının örneklerinden. Amed’de 21-25 Eylül tarihlerinde düzenlenen Mezopotamya Sosyal Forumu’na (MSF) konuşmacı olarak katılan Arjantinli Plaza de Mayo Annelerinin Gerçeklik Komisyonu Üyesi Nora Cortinas ile 20 yıl önce PKK’ye katıldıktan sonra oğlundan bir daha haber alamayan ve oğlunun yaşamını yitirmiş olması endişesi taşıyan Barış Annesi Rabia Balkan’ın mücadelesi, hem ortak acıların hem de anaların gözyaşının her yerde aynı olduğunun en somut hali. Oğullarının akıbetlerinin açıklanması için mücadele eden anneler, hükümetlere de „Kirli savaşa son verin“ çağrısında bulundu.

Sistem karşıtı herkese zulmedildi

Üniversitede ekonomi eğitimi aldığı sırada 15 Nisan 1977’de oğlu Carlos Gustavo Cortinas’ın kaybedildiğini aktaran Anne Cortinas, oğlunun siyasi militan olduğunu ve kapitalist ve neo-liberal sistemi yaymaya çalışan sisteme karşı mücadele ettiğini söyledi. Kararlı mücadelesini hazmedemeyen egemenlerin oğlunu kaybettiğini ifade eden Cortinas, Arjantin’deki diğer kayıp yakınları ile birlikte direniş başlattıklarını ve her Perşembe Buenos Aires merkezindeki Mayo Meydanı’nda (Plaza de Mayo) yürüyüş yaptıklarını hatırlattı. „1976 yılında direniş başladı. Ardından ABD’nin de desteği ile askeri darbe yapıldı. Sisteme karşı gelen kadın, erkek herkese zulüm uygulandı“ diyen Cortinas’a göre, bu tarihten sonra Latin Amerika’nın her yerinde baskılar başladı. Yaşanan dönemi Nazi Almanya’sına benzeten Cortinas, darbenin amacının sosyal grupları bastırmak olduğunu söyledi. Cortinas, askerlerin tecavüzüne maruz kalmalarının ardından hamile kalan annelerden çalınan bebeklerin başka ülkelere gönderildiğine dair, gerçekliği olan savaş hikayelerini de aktarmadan edemiyor.

90’lı yıllarda çok genç kaybettirildi
Barış Annesi Rabia Balkan ise, Arjantinli Anne Cortinas’ın Türkiye’deki örneklerinden sadece bir tanesi. Bir oğlu 20 yıl önce PKK saflarına katılan Balkan, „Bizim çocuklarımız devlet güçleri tarafından katlediliyor. Bütün bir köyün çocukları dağa çıkıyor. Çocuklarımız Kürt Özgürlük Mücadelesi’ne katılıyor. Katılmayanları da Türkiye devleti zorla askere götürüyor, şüpheli bir şekilde burada ölüyor gençler. 1990’lı yıllarda çok fazla sayıda Kürt genci kayboldu. İki kardeş gözaltına alınıyor, biri bırakılıyor diğerinden 15 yıldır haber alınamıyor“ diyerek, Türkiye’deki durumu yarı Kürtçe yarı Türkçe anlatmaya çalışıyor.

‘Çocuklarımıza ne olduğunu bilmek istiyoruz’
35 yıl önce başlatılan bu mücadele içinde yer alan çoğu annenin kendisi gibi 81 yaşına geldiğini, birçoğunun da hayatını kaybettiğini ifade eden Cortinas ile İstanbul’daki ve Amed’deki oturma eylemlerini gururla anlatan Balkan’ın mücadeleleri, ülkeleri farklı olsa da anaların acısını gözler önüne seriyor. „Çocuklarımızı, yakınlarımızı aramaktan vazgeçmedik. Gerçeği istiyoruz. Çocuklarımıza ne olduğunu bilmek istiyoruz“ diyen başındaki beyaz tülbentleri ile barışı haykıran her iki anne de, kayıpların sorumlularının yargılanmasını istiyor.
Arjantin’de o dönemde görev yapan devlet güçlerinin yargılanması için davalar açıldığını, ancak gerçeklerin üzerinin örtüldüğünü ifade eden Cortinas, iktidarların herkese ait olan özgürlük, eşitlik ve sosyal haklar gibi kavramları sadece kendilerine istediklerini söylüyor. „Hikayemiz çok uzun. İnsanların onurlu yaşamı için, bütün insanların haklarına saygı istiyoruz. Dünyada insanlığa karşı savaşanların karşısında olacağız. Barışın sesini yükselteceğiz“ diyen Cortinas’a, Barış Annesi Balkan, „Kimse böyle acı görmesin. Bize bu acıları yaşatanlar bile yaşadığımız acıları yaşamasın. Kürdistan’ın her karışında bir acı ve gözyaşı var. Nereyi kazsan toplu mezar çıkar. Kimdir bizim evlatlarımıza bunu yapanlar? Biz AKP’ye sesleniyoruz; Bitsin artık, barış gelsin istiyoruz“ sözleriyle eşlik ediyor.


EVRİM KEPENEK - DİHA/AMED