
Gücünü gerçeklerden alan DİHA, bugüne sayısız kez tamamı AKP iktidarının uygulamaları sonucundaki baskı ve saldırılara uğradı. Sesi duyulmayanın sesi olan, görülmeyeni gösteren, her mağdura mikrofon uzatan ve bu haliyle de iktidarın her zaman hedefi olan DİHA, ilk büyük saldırıya kuruluşundan sadece 2 yıl sonra uğradı. 2004 yılında İstanbul’da yapılan NATO zirvesi gerekçe gösterilerek, merkezi ve büroları basılan DİHA’nın onlarca çalışanı gözaltına alındı. Buna rağmen ertesi gün abonelerine servis yapan DİHA, yılmayacağını daha o tarihte gösterdi.
Ardından bir çok muhabirleri engellenen, tehdit edilen, bürolarına baskın düzenlenen, komplolarla devre dışı bırakılmak istenen DİHA, bütün saldırılara rağmen yoluna devam etti. Polis, hemen her eylemde gerçekleri saklamak için önce DİHA muhabirlerine saldırdı, bir çok muhabiri yaralandı, bir çoğu gözaltına alınıp tutuklandı.
DİHA savaş muhabirliği yaptığı gibi, barış gazeteciliği de yaptı. 2009 yılındaki açılımı, en fazla tartışan tartıştıran yayın kuruluşlarının başında yine DİHA geldi. 2013 yılında müzakereler başladığında, barışı toplumsal kabule dönüştüren bir sorumlu yayımcılık yaptı. DİHA, “çocuk da olsa kadın da olsa gereği yapılacak” sözlerini topluma taşırdığı gibi, “Kürt sorunu benim sorunumdur daha fazla demokrasi ile çözülecektir” şeklinde 2005 yılında topluma söylenen sözleri de hep kayıt altında tuttu.
Ancak DİHA’nın bu barış gazeteciliği ve savaş karşıtı yayın politikası, savaş isteyenlerin de saldırılarına maruz kalmasını beraberinde getirdi. 2011 yılında Oslo görüşmelerine karşı çıkan Fethullah Gülen Cemaati’nin hedef aldığı kesimlerin başında Kürt siyaseti kadar DİHA ve Kürt basını da geldi. Cemaat’in 20 Aralık 2011’de AKP ile birlikte yaptığı, “KCK basın” operasyonunda bir gecede 48 Kürt gazeteci gözaltına alındı. Aralarında onlarca DİHA muhabiri ve editörünün de bulunduğu 35 gazeteci tutuklandı ve yıllarca içeride tutuldu. O gün DİHA muhabirlerini yargılayan polisler, hakim ve savcılar bugün “darbe soruşturması” gerekçesiyle tutuklanmış olsa bile, onların yarım bıraktığı işi bugün iktidar devam ettiriyor.
AKP hükümeti ve Erdoğan yönetimi, Temmuz 2015 tarihinde başlattığı saldırılarda da ilk olarak DİHA’yı susturmaya çalıştı. O tarihten itibaren bugüne kadar 48 kez DİHA’nın sitesi keyfi ve kanun dışı bir şekilde erişimi engellendi.
Halen bir çok muhabiri tutuklu bulunan DİHA, son duyurusunu “bu fermanlara karşı susmayacak, halkın haber alma hakkını herşeyin üzerinde tutarak, bildiği doğruları ve gerçekleri bütün yol ve yöntemleri kullanarak halka ulaştıracak” şeklinde yaptı.