Sanatçı Ahmet Güneştekin'in mitoloji ve sözlü kültürden beslenen çalışmalarıyla dinler, savaşlar, doğa ve insanlık suçları gibi evrensel konuları tema edindiği son dönem çalışmalarının yer aldığı resim, plastik sanatlar ve videolardan oluşan "Yüzleşme" adlı projesi devam ediyor. İlki Hewlêr'de yapılması planlanan ama bölgede yaşanan bazı gelişmeler sonrasında bu ayağı ileri bir tarihe ertelenen sergi dizisi, 6 Kasım - 30 Aralık 2012 tarihinde İstanbul Antrepo’da gerçekleştirilen sergiyle başladı. Güneştekin'in ikinci sergisi ise 22 Ocak - 14 Nisan 2013 tarihleri arasında Ankara CerModern'de yapıldı. Yüzleşme sergilerinin ilk yurtdışı ayağı ise 29 Mayıs - 24 Ağustos 2013 tarihleri arasında, Venedik Bienali ile eş zamanlı olarak Venedik'te yapıldı. Ahmet Güneştekin'in "Yüzleşme" başlıklı bu sergi dizisi Roma, Bakü ve Hewlêr'de gerçekleştirilecek sergilerle de devam edecek.


'Doğa-insan-insan-insan'

Sergide yer alan "Kâbe'nin Bekçileri", "Paradoks", "Saf Adalet", "Çağ Tufanı", "Kâinatın Yedi Sırrı", "Güneş'e Açılan Kapılar", "Ölümsüzlük Kapısı", "Cennet'in Kapısı", "Truva Kapısı", "Masumiyet Kapısı" ve "Kutsal Yüzleşme" eserleri ve "İnkâr", "Belek", "Pervane ve Dil" başlıklı video çalışmaları öne çıkıyor. Projede dikkat çekici eserlerden bir diğeri ise sanatçının “Yüzleşme” adlı eseri. Ahmet Güneştekin, bu çalışmasında Halepçe katliamından hareketle Ortadoğu ve dünyanın diğer bölgelerinde yaşanan trajedilere dikkat çekiyor. "Doğa-İnsan" ve "İnsan-İnsan" arasında süren mücadelede artık bir yüzleşmeye ihtiyaç duyulduğuna vurgu yaptığı eser, farklı tasarımlardaki 1500 parçadan oluşan interaktif bir sanat eseri özelliği taşıyor.

'Yüzleşme ve hatırlama'

Yüzleşme projesi hakkında bilgi veren Güneştekin, “Yüzleşme”nin bir hatırlama yöntemi olduğuna ifade ederek "Yüzleşme, geçmişimize dönüp onu sorgulama, tekrar gözden geçirmedir; geleceğimizi öngörüp, 'Nereye gidiyoruz?' diye durup düşünmektir. Evrenle olan tüm ilişkilerimizi yeniden gözden geçirmek, doğayla olan ilişkilerimiz hakkında onunla bir müzakeredir. İnsanın kendi kendine gerçekleştirebileceği bir iç devrimdir. Bu devrime, Mezopotamya ve Anadolu halklarının birbirleriyle ve doğayla yüzleşmesinden başlamamız gerektiğine inanıyorum. Göbeklitepe'den, Çayönü'nden, Heskîf'ten (Hasankeyf) başlanması gerektiğini düşünüyorum. Bu devrimi, hepimizin gözleri önünde olup biten Halepçe'yle, Roboski'yle yüzleşerek gerçekleştirebiliriz" diye konuştu.

'Roboski'ye baktığımda...'

Bu projesinin Türkiye ayağı hakkında da değerlendirmede bulunan Güneştekin, sağlıklı bir yüzleşmenin olması için öncelikle Türkiye'nin “faili meçhul” cinayetlerle hesaplaşması gerektiğini belirterek, "Türkiye' son 100 yılda yaptığı bütün katliamlarla faili meçhullerle, kayıplarla, yakılan, yıkılan, boşaltılan köylerle, yüzleşmesi lazım. Ama ne yazık ki bir sanatçı olarak Türkiye'nin bu günahlarıyla yüzleşeceği inancımı gün geçtikçe yitiriyorum. Neden? Baktığımızda önümüzde bir Roboski katliamı var. Roboski'ye baktığım zaman umutlarım paramparça oluyor. Çok büyük bir yönetme ve temsil gücüne sahip bir Meclis’te demokrasiden ve insan haklarından bahsediliyor. Kürtlerin kendileri ifade edecekleri söyleniyor ama diğer tarafta Kürtler açık açık katlediliyorlar. 'Biz bu sorunu bitireceğiz' diyen bir mantıkla hareket ettiğini söyleyen bir iktidar, her şeye bu kadar hâkim bir güçteyken Roboski'yi açıklamayıp üstüne üstlük muhtemel faillerini de ödüllendiriyorsa bu mantıkta büyük bir 'iktidar' hatası var demektir" dedi.

'Halepçe ortak kültürü temsil ediyor'
Projenin en önemli eserlerinden olan "Kâbe'nin Bekçileri" ve Halepçe'yi anlatan "Yüzleşme" adlı eserin Türkiye ve Ortadoğu halkları için ortak kültür birlikteliğini temsil ettiğini de ifade eden Güneştekin, her iki coğrafyada da benzer acıların yaşandığının altını çizerek, "İran, Irak, Suriye ve Türkiye'nin bugünkü sınırları ele alındığında Kürtlerin bölünmüşlüğünde bu ülkelerin iradesiyle gerçekleşiyor. Yüzleşme olayının, hem bedensel hem de ruhsal olarak Ortadoğu'daki en büyük parçalanmayı, bölünmeyi gerçekleştiren ve İslam haklarından, insan haklarından bahseden bu ülkelerde başlaması gerektiğini düşünüyorum. Ve tabi ki bu ülkeler etrafında genişleyip yayılarak. Bir düşünün, Ortadoğu'daki savaşlar bitse dünyanın acısı bitecek. 'Kâbe'nin Bekçileri' ya da 'Yüzleşme' eseri aslında ortak kültür birlikteliğini temsil ediyor. Anadolu'nun, Mezopotamya'nın o zengin kültürünün binlerce yıl bir arada yaşadığını anlatıyor. Bunun yanında, farklı zamanlarda bu ortak kültüre sahip insanların dünyadaki sömürücü güçler tarafından birbirlerine kırdırıldığını hatırlatıyor. Sanat dilinde estetik bir görünüme sahiplerse de hikâyeler aslında kendi içlerinde ağır ve derin travmalar, trajediler barındırıyor" ifadelerini kullandı.

İnsanlık suçlarını hatırlatmak
Yüzleşme projesi ile insanlık suçlarına da dikkat çeken Güneştekin, "Yüzleşme, yaşamın önümüze koyduğu ‘Neyim, kimim?’ sorusunun metaforudur ve bu soruya bu ana kadar verdiğimiz cevaplarını sorgulamadır. Yaşamın bu esas sorgusundan hareketle tüm evrensel ilişkilerde, saf haliyle insana ve yaratılışa dair farkındalık yaratma ve bunu tarif edip bir bilince kavuşturma çabasıdır. Bu farkındalığa, Halepçe katliamı ile son 100 yıl içinde Türkiye'de gerçekleştirilmiş katliamlar özelinden dünyadaki diğer insanlık ve doğa suçlarını evrensel adalet penceresinden geniş bir bakışla dikkat çekmeyi amaçlıyorum" dedi.

Ahmet Güneştekin kimdir
1966 yılında Batman'ın Garzan işçi kampında dünyaya gelen Güneştekin, ilk, orta ve lise öğrenimini Batman'da tamamladı. İlk sanat atölyesini 1997'de İstanbul Beyoğlu'nda kurdu. Anadolu ve Mezopotamya'ya mitoloji ve tarih araştırma gezilerine bu dönemde başlayan Güneştekin, gezilerini 2003 yılına kadar tek başına sürdürdü. İlk büyük sergisini 2003 yılına İstanbul AKM'de gerçekleştirdi. 2003 ile 2005 yılları arasında Coşkun Aral'ın Haberci ekibinde sanat yönetmenliği yaptı. 2005'te "Güneşin İzinde" adlı belgesel-sanat projesini hayata geçirdi. 2010 İstanbul Beyoğlu'nda Güneştekin Sanat Merkezi'ni kurdu. İlk yurtdışı sergisini 2013'te Venedik'te gerçekleştirdi. 2013'te Marlborough Gallery sanatçıları arasına katıldı. Son sergisini 26 Kasım 2013 ile 4 Ocak 2014 tarihleri arasında Marlborough Gallery'nin New York merkezinde gerçekleştiren Ahmet Güneştekin, uluslararası sergilerine Hollanda, İtalya, İspanya, Fransa, ABD, Azerbaycan ve Federal Kürdistan bölgesinde devam edecek.

  İSTANBUL