
Skandal gerekçeler!..
Bununla yetinmeyen mahkeme, "PKK/KCK terör örgütünün halen faaliyetlerini devam ettirmesi ve bu faaliyetler kapsamında suç işlediği iddia edilen sanıkların delilleri yok etme, gizleme, değiştirme, tanıklar üzerinde baskı kurma, tanıkları etkileme ve beyanları değiştirtmeye dönük eylemlerde bulunma ihtimali ve isnat edilen suçlar için ön görülen ceza miktarı nedeniyle sanıkların kaçma, saklanan ve terör örgütünün dağ kadrosuna katılma şüphesinin varlığının bulunması, sanıklar hakkında ön görülen cezaya göre tutuklukla geçirdikleri sürenin makul ve tutuklama tedbirinin ölçülü olması ve sanıkların delil durumunda herhangi bir değişiklik bulunmaması, yargılamamın ve tutukluluk durumunun uzamasına, sanıkların mahkemeyi protesto etme, duruşmaya katılmama ve sağlık raporu alma gibi kendi iradi eylemleri ile sebebiyet vermeleri dikkate alınarak 5271 sayıyı ceza mahkemesi kanununun 100 ve devam maddeleri gereğince" avukatların yaptığı itirazın reddine, tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Avukatlardan 2. başvuru
Mahkemenin verdiği karar ardından dün savunma avukatları ikinci bir dilekçe vererek, 91 Kürt siyasetçi için yaptıkları başvuruyu geri çekmek istediklerini bildirdi. Tahliye talebinin reddine ilişkin sunulan gerekçelerle "Mahkemenin dava ve tutuklamaya bakış açısının açık bir şekilde ortaya konulduğu"na vurgu yapılan dilekçede, şu ifadelere yer verildi: "Tutuklu 5 müvekkilimizin tutukluluk hallerinin devamına karar verilmiştir. Mahkemenizin 3 gün gibi kısa bir sürede 7 bin 580 sayfa iddianameyi, yaklaşık 500 klasörlük ek delilleri inceleyerek vermiş olduğu 2014/251 değişik iş nolu kararında belirtildiği üzere, tamamı tape kayıtlarından oluşan ve bir örneği adli emanette saklanan delillerin; müvekkillerce yok edilmeleri, gizlenmeleri ve değiştirmeleri yönündeki mahkemenizin endişesini paylaşmaktayız. Yine dava dosyasında beyanları bulunan ve 'gizli tanık' oldukları için kimlikleri de gizli olan tanıkların müvekkillerce baskı altına alınması, PKK/ KCK örgütünün halen faaliyetlerine devam ediyor olması, müvekkillerintahliye edilmeleri durumunda örgütün dağ kadrosuna katılabilecekleri yönündeki tespitler, sanık vekilleri olarak bizleri de endişelendirmiştir. Mahkemenizin bu karar ile davaya/tutuklanmaya bakış açısı açık bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu nedenle mahkemenizin ve yargıçlarının gereksiz yere meşgul edilmemesi, yoğun iş yükü altındaki yargıçların daha fazla mağdur edilmemesi için kapatılan 6. Ağır Ceza Mahkemesi üyesi tarafından havale edilen dilekçemizin mümkünse tarafımıza iadesi, değilse işleme konulmamasını, dilekçemizden ve tahliye taleplerimizden vazgeçtiğimizi beyan eder, talebimizin kabulünü dileriz.”
Hakim tanıdık
Kürt siyasetçilerin tahliye talebini reddeden Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mustafa Akgül'ün ise 1 yıl öncesine kadar Özel Yetkili Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görev yaptığı ortaya çıktı.
AMED