KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Türk Hükümeti’nin atılan adımlar karşısında sorumsuz davranması, demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü konusunda adım atmayıp dil ve yöntem konusunda eski hegemon zihniyet ve tutum içinde olmasını dikkate alarak, ‘Türkiye sınırları’ içinde kalan gerillaların geri çekilişini durdurdu.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 21 Mart’ta deklare ettiği Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşam Projesi’nin İmralı’da yapılan görüşmelerin sonucu olduğu hatırlatıldı. 1993 yılından bu yana Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü konusunda büyük çaba harcandığı, bu çabaların Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü konusunda çok önemli bir zemin sunduğu; bu çerçevede defalarca ateşkes ilan edilip çatışmasızlık ortamı sağlandığı anımsatılan açıklamada, “Önder Apo’nun başlattığı ve 9 aydır süren çatışmasızlık ortamı da böyle bir tarihsel sürecin sonucu gerçekleşmiştir” denildi. 
Öcalan’ın çatışmasızlığı sağlaması, esir askerleri serbest bıraktırması, gerilla güçlerinin sınır dışına çekilmesi iradesini ortaya koymasıyla Türk devleti ve AKP Hükümeti’ne çözüm zemini ve fırsatı sunduğu vurgulanan KCK açıklamasında, Türk devletinin çözüm için adım atması önünde hiçbir engelin kalmadığının altı çizildi.

Öcalan ve Kürt Özgürlük Hareketi'nin halkların kardeşliği ve demokratik çözümün en iyi çözüm yöntemi olduğuna; Türkiye gerçek bir demokratikleşmeye kavuştuğunda sorunun çözüleceğine inandığı için bu adımları attığı kaydedilen açıklamaya şöyle devam edildi: "Ancak Kürt Özgürlük Hareketi üzerine düşenleri yaptığı halde devlet ve hükümet bu adımlara hiçbir karşılık vermemiş, Kürt Özgürlük Hareketi'nin attığı adımların hiçbir siyasal karşılığı yokmuş gibi davranmıştır. Hiçbir karşılık vermeyerek Kürt Özgürlük Hareketi'nin attığı tarihi büyük adımları anlamsız kılmıştır. İmralı’da hiç görüşmeler olmamış ve kendisinin atacağı hiçbir adım yokmuş gibi başlatılan sürece karşı sorumsuz yaklaşmıştır.

Temel aktörün konumu

Bu süreci başlatan temel aktörün Önder Apo olduğu kabul edilmektedir. Ancak Önder Apo’nun böyle bir sürecin başarıyla sonuçlanması için yapması gereken çalışmalara imkan tanınmamıştır. Ortada 100 yıllık bir sorun varken sorunun bir tarafının temel aktörünün bu düzeyde tecrit altında tutulması, çalışmasının önünün açılmaması samimiyetsizliğin açık kanıtıdır.

Hükümet savaşa yoğunlaştı

Çatışmasızlığın sağlandığı ortamda askeri amaçlı karakol, baraj ve tesisler yapılması zaten sürece iyi niyetli yaklaşılmadığını göstermektedir. Hükümetin çözüm üzerinde değil de savaş üzerinde yoğunlaştığı anlaşılmaktadır. Çatışmasızlık içinde geçen 9 ay, savaş ortamında yapılamayan askeri nitelikteki çalışmaların yapılmasıyla geçirilmiştir. Türkiye'nin demokratikleşmesi konusunda hiçbir adım atılmamıştır. Demokratik siyasetin önünün açılması açısından tüm KCK tutuklularının serbest bırakılıp 'Terörle Mücadele Yasası'nın ortadan kaldırılması bile gerçekleşmemiştir. Yıllardır tüm hükümetlerin paketler hazırlayıp hiçbir sorunu çözmemesi yaklaşımı AKP Hükümeti tarafından da sürdürülmektedir. Toplumdaki her demokratikleşme sorununun muhataplarıyla tartışılıp çözülmesi gerekirken, Türkiye'nin en temel sorunu olan Kürt sorununda Kürt halkının iradesini temsil eden liderlik ve kurumların görüşlerinin alınmaması bir çözüm zihniyetinin olmadığının en somut kanıtıdır.

Çözüm süreci yok mu?

Kürt Halk Önderi ve Kürt Özgürlük Hareketi defalarca devleti ve hükümeti Özgürlük Hareketi'nin attığı adımlara sorumlu yaklaşmasını istemiştir. Ancak Türk Hükümeti, Kürt Özgürlük Hareketi uyarı ve isteklerini bildirmemiş gibi bu konuda vurdumduymaz davranmıştır. Bu açıkça bir çözüm sürecinin olmadığını söylemek anlamına gelmektedir. Zaten Başbakan da 'Herhangi bir süreç yoktur, sadece bizim yaptığımız çalışmalar var' demektedir. Anadilde eğitime yaklaşımı sorulduğunda verdiği cevap da Kürt sorunun kalıcı çözümü konusunda ciddi bir çalışmalarının olmadığını göstermiştir.

Çekilmeyi durdurma zorunlu hale geldi

Özgürlük Hareketimizin yönetimi ve yetkili organları, hükümetin atılan adımlar karşısında sorumsuz davranmasını, demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü konusunda adım atmak bir yana dil ve yöntem konusunda bile eski hegemon zihniyet ve tutum içinde olmasını dikkate alarak, Türkiye sınırları içinde kalan gerillaların geri çekilişini durdurmuştur. AKP Hükümeti'nin sorumsuz yaklaşımları ve atılan adımları anlamsız kılması karşısında gerilla güçlerinin çekilişinin durdurulması zorunlu hale gelmiştir.

Bu durumun sorumlusu AKP Hükümeti'dir

Çatışmasızlığı sağlamamızı, gerillayı geri çekme irademizi ve gerillanın önemli düzeyde Türkiye sınırları dışına çekilmesini önemsemeyen, buna doğru karşılık vermeyen, bu süreci bir oyalama ve bu temelde yerel seçimlere çatışmasızlık ortamında girerek bir seçim kazanma biçiminde ele alan AKP Hükümeti, bu durumun sorumlusudur. Hareketimizin bu kararı almasına neden olan AKP’nin sorumsuzca yaklaşımları ve çözüm konusunda hiçbir adım atmamasıdır. Gerillanın çekilme konusunda ikna olmasını sağlayan hiçbir adımın atılmaması gerillanın geri çekilme hareketini sürdürmesini sonlandıran temel etken olmuştur.

Öcalan ve projesine inanç

Hareketimiz, Önder Apo’nun Newroz’da ortaya koyduğu demokratikleşme projesine inanmaktadır. Türkiye halklarının kardeşliği, Kürt sorunun çözümü ve demokratik Ortadoğu birliği ancak bu yaklaşımla sağlanabilecektir. Bu konudaki anlayışını ve tutumunu sürdürmektedir. Gerillanın geri çekilişinin durdurulması da bu projenin ciddiye alınması ve gereklerinin yapılması içindir. Gerillayı ve Özgürlük Hareketi'ni bir demokratikleşme gücü olarak ciddiye almayan her güç, demokratik zihniyette olmayan, kültürel soykırımcı ve hegemonik zihniyeti sürdüren bir güçtür. Gösterdiği yaklaşımlar ve tutumlar Türk devleti ve AKP Hükümeti'nin bu konumda olduğunu göstermiştir.

Ateşkes konumu korunacak

Bütün sorumsuz yaklaşımlarına rağmen yeniden AKP hükümetini ve Türk devletini demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü yönünde adım atmaya çağırıyoruz. Türk devletine ve AKP Hükümeti'ne Önder Apo’nun 2013 Newrozu’nda sunduğu çözüm projesi ve tarihi fırsatı doğru değerlendirmeleri gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Gerillanın çekilişi durdurulurken ateşkes konumu korunacaktır. Ateşkes konumunda kalınması AKP'ye Önder Apo’nun projesi doğrultusunda adım atmasına fırsat vermek anlamına gelmektedir.”

BEHDİNAN