
AKP hükümeti OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 2’si il, 24 DBP’li belediyeye el koydu. Kayyum atanan belediyelerden 4’ü ise Mardin’de. Eşbaşkanların tutuklu bulunduğu Derik, İçişleri Bakanlığı’nın görevden aldığı Nusaybin ile Mazıdağı belediyelerinin eşbaşkan ve vekilleri, kayyum darbesinin ilçelerine yansımalarını gazetemize anlattı.
Mardin’de kent merkezide dahil 11 belediyenin 9’i DBP’li. Dört dönemdir belediyede Kürt siyasi geleneğinin sürdüğü bu belediyelerden 2014 yerel seçimlerinde yüzde 78.7 Nusaybin, yüzde 64.4 ile Derik, yüzde 61.7’yle Mazıdağı, yüzde 60.1 ile Dargeçit belediyelerini DBP kazandı. AKP, seçimle yapamadığını şimdi kayyumla gerçekleştirmeye çalışıyor. Uzun süredir belediyelere yönelik dezenformasyonla gaspa zemin sağlayan iktidar, DBP’li belediyelerle ilgili mesnetsiz suçlamalarını sürdürüyor.
Mazıdağı’nda 2014 mahalli seçimlerinde AKP’nin aldığı oyların iki katından fazlasını alan (DBP yüzde 61.7/AKP yüzde 26.7) Belediye Eşbaşkanı Necla Yıldırım son süreçte Kürtlere karşı yönelimlerin planlı olduğunu belirterek, “2 yıldan beridir görevimin başındaydım. Ancak bundan 3 ay önce İçişleri Bakanlığı resmi olarak görevime son verdi. Ardından ayın 11’inde el konuldu” dedi.
8 Temmuz’da Mardin Artuklu ilçesinde Jandarma Karakolu’na yapılan bombalı saldırı ardından yürütülen soruşturma kapsamında ‘teröre destek verdiği’ iddiasıyla İçişleri Bakanlığı tarafından görevine son verildiğini aktaran Yıldırım, “Fakat bu soruşturma kapsamında ne gözaltına alındım ne de hakkımda herhangi bir dava açıldı. Saldırı sadece bahane yapıldı” diye anlattı.
‘Valizimizi alıp gitmedik’
“Devlet görevime resmiyette son verdikten sonra valizimizi alıp halkımızı terk edeceğimizi sandı. Fakat ben Mazıdağı halkıyla beraber çalışmalarımı yürütmeye devam ettim” diyen Yıldırım, öz yönetim direnişleri sırasında 13 Ağustos’ta gözaltına alınmış ve 11 gün boyunca gözaltında kalmış. “Altı gün boyunca herhangi bir bilgilendirme yapılmadı bana. Ben de bu gözaltının belediye çalışmalarından dolayı olduğunu sanıyordum. Ancak hakkımda bir ihbar olduğu ve 15 Ağustos’ta bombalı saldırı yapacağım iddiasıyla gözaltında olduğum söylendi” diyen Yıldırım soruyor: “Yani ben 50 yaşında bir kadınım. Bombalı saldırı mı yapacağım?”
Hep beraber nöbetteler
Kayyumun atandığı ilk günden bu yana belediye binaları önünde Mazıdağılılarla nöbet eyleminde olduklarını aktaran Necla Yıldırım, şöyle devam etti: “İlk gün gece yarısına kadar polis ablukasında olan binamızın bahçesinde nöbet tuttuk. Nöbet eylemimiz 07.00’den 21.00’e kadar devam ediyor. Bu, aslında Kürdistan halkının rahat bir nefes almasına karşı tahammülsüzlüğün sonucudur. Çünkü bizim halkımızla beraber yürüttüğümüz çalışmalarımız bugüne kadar sistemin yapmadığı çalışmalar.
Belediye 4-5 müfettiş geçirdi
Kayyum atamaya gerekçe olarak belediyenin kaynaklarını başka yerlere aktardığı, yolsuzluk yaptığını öne sürüyorlar. Böyle bir durumun olması için basında da çok kez manipülasyon yaptılar. Ayrıca 2014 yılından bu yana 4-5 kez belediyemize İçişleri Bakanlığı tarafından mali müfettişler gönderildi. Bütün belgelerimiz, gelir-giderlerimize dair dokümanlarımızı defalarca kez aramalarına rağmen herhangi bir yanlış kalem dahi bulunamadı.
‘Maaşlarımızı hizmet için harcadık’
Böyle bir şeyin bulunması mümkün de değil zaten. Çünkü çalışmalarımız herkesin gözleri önünde. Biz halkımıza hizmet götürmek için maaşlarımızı dahi hizmet için harcıyorduk. Bazen bir park yapmak adına bazen bir yol yapmak adına.”
Adli suçlular, koruculara teslim
Kayyum atanması sonrası duruma ilişkin ise Eşbaşkan Yıldırım şunları aktardı: “Kaymakam, bir grup AKP’li -ki bu grup toplum arasına çıkacak yüzü olmayan çoğu adli suçlardan ceza almış kişiler- AKP Mazıdağı İlçe Başkanı, bir korucubaşı ve bir emniyet amiri ile beraber polis zoruyla belediyeyi gasp etmiş durumda. Bu kişiler halkla buluşmak için bayram arefesinde sabah saat 09.00’dan 03.00’e kadar hoparlörden ‘bayramın ilk günü halkla bayramlaşacağız ve herkesi belediyeye bekliyoruz’ şeklinde çağrılar yaptılar. Bu çağrılarına kulak asan sadece 30 kişi oldu. Başka hiç kimse bu grupla bayramlaşmaya gitmedi.
‘Seçtiklerimiz yoksa biz de yokuz’
İlk günden bu yanan hiçbir çalışanımız ne belediyeye gitti ne de herhangi bir çalışma yaptı. Bu çalışanların kendilerinin verdiği tepki. Biz kimseye çalışmayın, demedik. Onlar kendileri böyle bir karara varmış. Bizler de bu tepkileri karşısında sevindik. Çünkü diyorlar ki seçtiklerimiz yoksa biz de yokuz.
4 kişi tankeri kullanamadı
Kayyum başka yollar arıyor. Bir grup AKP’li ile temizlik çalışması yapmayı planlıyorlar. Su tankerini 4 kişi kullanmaya çalıştı ancak beceremedi. Temizlik arabaları da aynı durumda. Tabelayla oynuyorlar, belediyenin birçok yerine Türk bayrakları asıyorlar. Zihniyetleri bu!”
Pes etmeyeceğiz, BELEDİYE BİZİM
Derik’te sokağa çıkma yasağı ilan edildikten sonra 26 Şubat’ta gözaltına alınıp ‘PKK üyesi olmak’ iddiasıyla tutuklanan eşbaşkanların vekili Yaşar Acar, belediyelerine darbe yapıldığının altını çizdi. Acar, “Eşbaşkanlarımız tutuklandıktan sonra biz 100 çalışanımızla çalışmalarımıza devam ettik. Belediye Meclisinin 19 üyesi bizim arkadaşlarımız, 1’i bağımsız, 4’ü ise AKP’li. Bundan dolayı yeni başkanı meclis yerine merkezden atayıp darbe yaptılar” dedi.
Çalışanlar da iş bıraktı
Kayyum atandığından bu yana belediyenin işlemediğini söyleyen Acar, şunları aktardı: “Çalışanlar iş bırakmış durumda. Kaymakam, bir polis müdürü, AKP ilçe başkanı ve bir korucubaşına vekalet verilmiş. Şu anda bunlar resmiyette belediye adına yetkili olan kişiler. Derik’te bir çalışma yapamazlar. Halkın tepkisiyle karşılaşacaklarını biliyorlar. Zaten çalışanlarımız ‘siz belediyeye gelmezseniz biz de gitmeyiz’ diyor.”
Bayramlaşmaya dahi çıkamadılar
Yaptıkları tek faaliyetin Kürtlere dair ne varsa kırıp dökmek olduğuna değinen Acar, “Şu ana kadar yaptıkları tek şey belediyemizi ilk gün basmaları ve tüm dosya ve evraklarımıza el koymaları; belediye binamızda olan Kürtçe levhalar ile binanın girişindeki Kürtçe, Ermenice, Arapça ve Türkçe tabelayı sökmek ve binalara Türk bayrakları asmak. Bunların haricinde hiçbir şey yapamadılar. Bayramlaşmaya dahi çıkamadılar. Halkımızla birlikte belediye bahçesinde nöbetteyiz. Dört dönemdir Derik belediyesi Kürtlerin elinde. Pes etmeyeceğiz, çünkü belediye bizim” diye konuştu.
ARGEŞ KAYA / HABER MERKEZİ