
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Ağrı operasyonu ve ardından Türkiye kentlerinde HDP binalarına saldırılar şeklinde organize edilen provokasyonları değerlendirdi. Yapılan yazılı açıklamada, Erdoğan ve AKP iktidarının özellikle son dönemlerde toplumda gerilim ve çatışma yaratan bir politika izlediğinin altı çizilerek, “Çatışma ve gerilim üzerine kurdukları bu politika gerek çözüm, gerekse seçim sürecini oldukça zorlayan bir durum ortaya çıkarmıştır” dedi.
Dolmabahçe mutabakatı ardından Türk devletinin atması gereken hiçbir adımı atmadığı gibi İmralı heyetinin de Öcalan’la bir süredir hiçbir görüşme gerçekleştirmediğine de dikkat çeken KCK, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın direktifleriyle çözüm sürecinin dondurulduğunu kaydetti. Açıklamada şunlar belirtildi:
Süreç donduruldu
“Hiçbir partinin çıkarlarına ve seçimlere kurban edilmeyecek kadar önemli olan çözüm süreci dondurulmuştur. İzleme komisyonunun kurulup derhal müzakereye geçilmesi gerekirken, AKP iktidarı bu süreçte hiçbir adım atmamıştır. HDP heyetinin İmralı ziyareti objektif olarak askıya alınmıştır. İzleme komisyonu kurulmamış, müzakereye geçilmemiştir.
Erdoğan’ın direktifleri
AKP tarafından Erdoğan’ın direktifleri sürece yön vermektedir. Erdoğan, devlet heyetiyle HDP heyetinin Dolmabahçe toplantısına açıkça karşı çıkmıştır. İzleme komisyonunun kurulmasına taraf olmadığını belirtmiştir. Erdoğan’ın açıklamalarıyla AKP hem çözüm hem de seçim sürecine ilişkin yeni bir konsept ve yeni bir politika önüne koymuştur. Bu politika gerilim ve çatışma üzerinden, provokasyon ve operasyon geliştirme politikasıdır.”
Bu politikanın uygulaması olarak Mardin’deki operasyonla startı verilen provokasyonların Ağrı ile devam ettiğini ifade eden KCK, Türkiye kentlerinde HDP’ye yönelik peş peşe saldırıların da bundan bağımsız olmadığını belirtti. KCK, “Antalya, Hatay, İstanbul, Rize, Bursa ve en son HDP genel merkezine silahlı saldırı yapılmıştır. Bütün bunlar kuşkusuz tesadüf olmayıp bir plan ve stratejinin parçası olarak adım adım gerçekleştirilmiştir” dedi.
Tam bir diktatör
Tüm bunlara rağmen Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın halen 6-7 Ekim serhıldanlarında polis kurşunlarıyla katledilen onlarca yurtseverin hesabını HDP ve demokrasi güçlerinden sormaya çalıştığını belirterek tepki gösteren KCK, “Birkaç hafta içerisinde Cizre’de 7 çocuğu katleden bizzat devlet olmuştur. Gerek Amed’de katledilen onlarca yurtseverin, gerekse Cizre’de ve Kürdistan’ın birçok yerinde polis kurşunlarıyla öldürülen yurtseverlerin hesabını vermesi gereken bizzat Erdoğan ve AKP iktidarıdır. Tam bir diktatör zihniyetiyle pişkince HDP ve özgürlük hareketinden hesap sormaya kalkışması, bugüne kadar yaptıkları siyasi ve kültürel soykırım politikalarını daha da sürdüreceklerini göstermektedir” diye belirtti.
Süreci kurban ediyor
“AKP’nin amacı çözüm sürecini parti çıkarlarına ve seçim sürecine kurban etmektir. Bunun içindir ki, baskıcı, şoven, otoriter ve gerilime dayanan çatışmalı bir üslup kullanmaktadır” diyen KCK, gerillanın ısrarla çatışma sürecine çekilmek istendiğine dikkat çekti.
“Türkiye halkları ve demokrasi güçleri AKP’nin nasıl bir savaş kışkırtıcılığını yaptığını iyi görmelidir. Gerilla güçlerimiz ateşkesin ruhuna uygun bir pozisyon içindeyken, Türk ordusunun gerilla alanlarını her gün obüs ve havan toplarıyla bombalaması, keşif ve savaş uçaklarının Medya Savunma Alanları üzerinde hareket etmesi ve geliştirdikleri operasyonlar tehlikelidir” uyarısında bulunan KCK açıklaması şöyle devam etti: “HDP’nin demokratik ve özgür yaşam projesi olarak yükselişe geçmesi, Erdoğan ve AKP iktidarını son derece korkutmakta ve tedirgin etmektedir. Yaptıkları saldırı ve provokasyonların bir amacı da HDP’yi barajın altına çekmektir. Bunun için gerilim, çatışma ve her türlü provokasyon dahil, elinden gelen her şeyi yapmaktadırlar. Ancak korkunun ecele faydası yoktur. HDP kesinlikle atalete düşmemeli ama, zaten şimdiden barajı geçmiş ve seçimleri kazanmıştır.
AKP baş aşağı gidiyor
HDP’nin bu yükselişi AKP’nin baş aşağı giden trendini hızlandırmaktadır. Bu da Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununu çözüm koşullarının yaratılması demektir. Demokratik bir Türkiye ve özgür Kürdistan özlemini yaşayan tüm halklar ve inançlar, başta gençler ve kadınlar olmak üzere tüm emekçiler, demokrasi, barış ve özgürlükten yana olan herkes HDP’yi destekleyecektir. Gerçek demokrasi ve özgürlük, gerçek barış ve kardeşlik de bu temelde gelişecektir.”
KCK, Erdoğan ve AKP iktidarını bu gerçekleri görerek politika geliştirmeye; izleme komisyonunu kurarak Öcalan’la müzakereleri başlatmaya çağırdı. KCK, HDP’ye yapılan saldırılar ve geliştirdiği provokasyonlar kimsenin hayrına değildir. Bu kirli ve tehlikeli politikalar derhal terk edilmelidir” şeklinde uyardı.
KCK, Kürt halkını ve demokrasi güçlerini de saldırılara karşı geri adım atmadan, özgürlük mücadelesini yükseltmeye çağırdı.
ANF/BEHDİNAN