
AKP Hükümeti bir yandan operasyonlara hız verirken, diğer yandan 1990’lı yıllarda suç şebekelerine dönüşen koruculuğa yeni kirli roller biçiyor.
Hakkari'de Yeniköprü Jandarma Karakolu bölgesinde bulunan köylerdeki 438 korucuya her türlü silahlı eğitim verilmeye başlandığı öğrenildi. DİHA’nın haberine göre, 24 Nisan'da başlatılan eğitimlerde koruculara, silah, el bombası ve roketin nasıl kullanılacağı öğretiliyor. Koruculuk için başvuran bazı kişilere ise silah verilmeyerek, “istihbarat” amacıyla kullanılacağı belirtiliyor.
Kardeş kanına 25 bin TL
Ayrıca, korucuları kirli savaşta kullanmak için de yeni yöntemler geliştiriliyor. 1990’larda birçok faili meçhul cinayete, infaz gibi suça karışan koruculara Hakkari Alay Komutanlığı’ndan gelen 5 rütbeli askerin “Her öldürülecek HPG’li için 25 bin TL ödül” vaadinde bulunduğu öğrenildi. İhbar amacıyla koruculara telefon numaraları da verildiği belirtildi.
Yine köylüler tarandı
Öte yandan sivilleri hedef alan silahlı saldırılar da artış gösteriyor. Mardin'in Nusaybin İlçesi'nde Abdurrahman Fidan adlı yurttaş, 27 Nisan'da özel aracında seyir halindeyken askerlerce “terörist” olduğu gerekçesiyle çapraz ateşe tutuldu ve ağır yaralandı. Suriye sınırında bulunan Dikmentaş köyünde gece mercimek tarlasını sulamaya giden 5 çocuk babası 41 yaşındaki Mahmut Akbaş, sınırda devriye gezen askerler tarafından “kaçakçı” olduğu gerekçesiyle tarandı. Bacaklarından yaralanan Akbaş, hastaneye kaldırıldı.
Kaçakçı sanmışlar!
Urfa'nın Suruç İlçesi'ne bağlı ve Suriye sınırında bulunan Dikmentaş Köyü'nde gece saat 23.00 sıralarında 41 yaşındaki çiftçi Mahmut Akbaş, gece minibüsle mercimek ekili olan tarlasına giderek sulama yapmak istedi. Bu sırada el feneriyle tarlasını sulamaya çalışan Akbaş’ı fark eden 9 Hudut Taburu’na bağlı askerler, Akbaş ve oğlunu taramaya başladı. Askerler tarafından açılan ateş sonucu çiftçi Mahmut Akbaş, iki bacağından vuruldu. Akbaş’ın 17 yaşındaki oğlu Orhan ile kardeşi Hacı Akbaş, askerlere ateş açmaması için bağırarak uyarıda bulundu. Askerlerin “kaçakçı oldukları” gerekçesi ile söz konusu kişileri taradığı öne sürülürken, köylüler kaçakçılık yapmadıklarını, tarlalarını suladıklarını söyledi.
Yaralı halde dipçikle dövüldü
Hacı Akbaş, yaşananlardan sonra yanlarına gelen 10-15 askerin kendilerine hakarette bulunup, tüfeğin dipçiğiyle yaralı ağabeyine vurduğunu söyledi. Oğul Akbaş ise yaşananları şöyle anlattı: “Bizim kaçakçılıkla alakamız yok. Askerle aramızda 20 metre bile yoktu. Tarlanın hemen ucunda bizim minibüsün ışıkları açıktı, ona rağmen ateş açtılar. Biz kaçakçı olsaydık ışıklar açık olur muydu? Babam nasıl vuruldu. Ben minibüsün arkasına kaçtım. Ben askerlere yaklaştıkça onlar bize ateş açmaya devam ediyorlardı. Ben askerlere babamı vurdunuz. Babamı kaldıramıyorum babam yaralı diyorum. Onlar kaldır götür diyorlar. Ben ağıt yaktığımda askerler bana küfür ediyordu. Telefon yerdeydi. Kendimi telefona yetiştirdim. Amcamı aradım. Jandarma falan gelmedi. Sadece bir jip geldi. O da köyün hemen çıkışında bekledi. Biz tarlada sulama yaparken önce devriye gezen askerler ateş açtı. Ardından kulübedekiler ateş açmaya başladı. İki ayağından bir kolundan vuruldu.”
HABER MERKEZİ
Gerillalar dinleme cihazı buldu
Türk ordusunun gerilla bölgelerine yakın arazilere yerleştirdiği dinleme cihazlarından biri gerillalar tarafından bulundu. Türk askeri tarafından karakolların çevresine ve gerillanın geçebileceği alanlara yerleştirilen cihazlar, bulunduğu alandaki herhangi bir hareket sonrası uyarı veriyor. Uyarı üzerine ise Türk ordusu söz konusu alanı karadan ve havadan rastgele bombalamaya başlıyor. Çoğu kez arazilerdeki köylüler de cihazların uyarısına takılabiliyor. Ses dinleme cihazlarından biri Hakkari’nin Çukurca İlçesi’nde arazide gizlenmiş olarak bulundu. Gerillalardan Botan Maku, cihazı bir karakolun yakınında bulduklarını söyledi. Maku, sadece konuşmalara değil; aynı zamanda herhangi bir harekete, taşların çıkardığı sese veya titreşimlere karşı duyarlı olan bu cihazlara çoğu zaman alanda yaşayan köylüler veya hayvanların da yakalandığını belirtti. Gerillaların verdiği bilgiye göre cihazlar, yakınlarında bulunan karakollar tarafından denetleniyor. Karakollar cihazda aldığı sinyaller ile o alanı bombardımana tutuyor ve bazen de savaş uçakları gelerek o alanı bombalıyor. Türk devleti, sivillerin de kullandığı alanların bu cihazlarla donatılması hakkında hiçbir uyarı yapmayarak hayatlarını tehlikeye atıyor.
ANF/BEHDİNAN