“Kürt karşıtı, düşmanı bir zihniyet, strateji ve politika var” diyen PKK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan, demokratik değişim ve dönüşüm, zihniyet, strateji ve siyasette gerçekleşmedikçe sorunlar ın çözülemeyeceğini belirtti. 

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan, ateşkes çağrılarına değer verdiklerini belirterek, “Başbakan Davutoğlu ilk gecede 400 hedefi vurduğunu söyledi. Gerillanın her birine karşı bir misilleme hakkı vardır. Gerilla henüz elini tetiğe atmış değildir, yaptığı sınırlı bir misillemedir’’ dedi.

Duran Kalkan, Med Nûçe TV’nin sorularını yanıtladı. Hiçbir ölçü tanımayan, toplumun üzerine dehşet saçmayı öngören bir saldırıyla yüz yüze olunduğunu kaydeden Kalkan, PKK’ye saldıran herkesin DAİŞ’i koruma pozisyonunda olduğunu vurguladı. “Örneğin, AKP’nin 24 Temmuz’da başlattığı saldırıya karşı çıkmayan herkes DAİŞ’ten yanadır. DAİŞ’i koruyor, demektir. Kobanê’de de, Rojava’da da her yerde AKP DAİŞ’i destekledi. Tırlarla silahlar gitti, yardım gitti” diyen Kalkan, şimdi de PKK’ye vurarak DAİŞ’i daha açıktan desteklediğini söyledi. 

DAİŞ’le savaş içinde olan güçlerin buna çok daha fazla tepki göstermesi gerektiğini belirten Kalkan, “Gerçi NATO bile karşı çıktı. Avrupa devletleri karşı çıktılar, DAİŞ’le savaş içinde olanlar karşıdırlar ama daha fazla ses yükseltmek gerekiyordu. PKK gerillası bir yıldır DAİŞ faşizmi karşısında insanlığın onurunu, şerefini koruyor koruyor” dedi.


Tam bir köylü kurnazlığı

AKP faşizminin PKK’ye “terör örgütüdür” diye saldırarak,  sözde bir de DAİŞ’e karşı mücadele içerisinde bunu yaptığını iddia etiğini ifade eden Kalkan, “Bir tane DAİŞ’li vurduğunu göstersin? Biz sorduk, gösteremediler. Bir çatışmaya girdiklerini göstersinler?” diye sordu. Türk devletinin o astsubayını da öldürttüğünü tekrarlayan Kalkan, “O askerlerini de kendileri vurdu. DAİŞ içerisindeki MİT örgütlenmesi vurdu. Bu bir oyundu” dedi.

AKP devletinin köylü kurnazlığı yaptığını; DAİŞ’e karşı savaş açıyorum, diyerek PKK’ye karşı saldırı başlattığına işaret eden Kalkan, “Ortada AKP-DAİŞ ittifakı var. AKP’nin DAİŞ’le bir savaşı yoktur ve olması mümkün de değildir. Hepsi danışıklı dövüştür. Hiç kimse AKP yalanına aldanmamalıdır” şeklinde konuştu.


Hewlêr’i bile vurabilirler

Elbette AKP’nin bu faşist saldırganlığına karşı çıkılmazsa Kürdistan’ın, Kürtlerin hepsinin tehlike altında olacağını vurgulayan Kalkan, “Bunlar yarın Hewlêr’i bile vurabilirler. Zaten Hewlêr’e, Kerkük’ü vuracağız, diye tehdit ettiklerini duyduk. Çünkü Kürt düşmanıdırlar. Kürt karşıtlığı, Kürt düşmanlığı ruhlarına, zihniyetlerine işlemiştir. O İspanyol boğalarının kırmızıyı görünce saldırması gibi Kürt adına ne duyar görürlerse saldırıyorlar. Bazı Kürtlerin bu duruma dost gibi görünmesi büyük bir gaflettir. AKP’nin Kürt kazanımlarını, Kürdistan’daki gelişmeleri yok etmek için geliştirdiği saldırılara, oyunlara hiç kimse alet olmamalıdır” şeklinde konuştu.


Gerilla henüz başlamadı

“Taraflar eski duruma dönsünler, tetikten eli çeksinler” çağrılarına değer biçtiklerini fakat bu çatışmayı kendilerinin başlatmadığını hatırlatan Kalkan, şöyle devam etti: “Gerilla henüz elini tetiğe atmış da değildir. Yaptıkları sınırlı bir misillemedir. İlk gecede 400 hedefi vurduğunu Başbakan olarak Ahmet Davutoğlu söyledi. Her birine karşı bir misilleme düşünürsek, gerillanın 400 misilleme hakkı vardır.  Bunu herkes bilmelidir. Ondan sonra iki-üç bin kişi gözaltına alındı, tutuklandı. Bunların hepsi misliyle misillemeyi gerektiren hususlardır. O bakımdan gerillanın henüz daha silahı kullandığı yoktur. Elini tetiğe attığı yoktur.”


Eski çamlarbardak oldu

Sorunun, çatışmanın nedesiz olmadığını; devletin bu saldırganlığının da buna verilen karşılığın da nedenleri olduğunu vurgulayan Kalkan, şunların altını çizdi: “O nedenler üzerinde durulmazsa öyle ateşkes olmaz, çözüm olmaz. Bir kere eskisi gibi de olmaz. Eski çamlar bardak oldu, diyelim. Bu tür şeyler karşılıklı olur, anlaşmalı olur. Onun dışında eskisi gibi bir duruma biz hiçbir biçimde girmeyiz. Şimdiye kadar girdik, 2013 başından bu yana gerilla bir tane kurşun bile sıkmadı, onlar ne yaptı? Hiçbir şey. İki buçuk sene boşu boşuna geçti. Aynı durumlara biz düşmek istemiyoruz. Boşu boşuna dağa çıkmış, mücadele eden bir güç değiliz. Bu çatışmayı doğuran nedenler var. O nedenler ortadan kalmazsa çatışma ortadan kalmaz.”


Toplum kendini yönetmiyor

Toplumun kendi kendini yönetemediğini; atanmışların yönettiğini ama Kürtlerin artık böyle yönetilemiyeceğini ifade eden Kalkan, şöyle devam etti: “Sorun zihniyet, strateji ve politika sorunudur. Anti demokratik, faşizan bir zihniyet var. Kürt karşıtı, düşmanı bir zihniyet, strateji, politika var. Dünyada ne olursa olsun ama Kürtlerin yararına bir şey olmasın! DAİŞ’in, El Nusra’nın Suriye’deki etkinliğinden rahatsız değil ama Kürtler kendi alanlarını yönetiyor hale gelince ‘bunu asla kabul etmeyiz’ diyorlar. PKK mücadelesi olmasa KDP’yi de kabul etmeyecekler. Eskiden etmiyorlardı da. Şimdi PKK’ye karşı mücadelede ihtiyaç duydukları için ‘KDP dostumuzdur’ diyorlar. Demokratik değişim ve dönüşüm zihniyette, strateji ve siyasette gerçekleşmedikçe sorunlar çözülmez.”


Ateş kesilse ne olacak?

“Ateşi keseceğiz ne olacak?” diye soran Kalkan, herkesin bu sorunun cevabını vermesini istedi. Kalkan, şunları görmeleri gerektiğini söyledi: “Demokratik bir yönetim olacak mı, olmayacak mı? Başta Kürtler olmak üzere halklar kendi özgür kimlikleriyle örgütlenip yaşayabilecekler mi? Kadın özgürlüğü olacak mı olmayacak mı? Toplum yerelden demokratik yönetimini geliştirecek mi geliştirmeyecek mi? Merkezden AKP hükümetinin yerelden de atadığı vali ve kaymakamların diktatörlüğü sürecek mi sürmeyecek mi? Biz bunu görmek ve anlamak istiyoruz. Bu çatışmalar da buradan ortaya çıkıyor. O nedenler giderilmeden çözüm olmaz.”


Ayakta kalacak hali yok

AKP’nin saldırı kararını önceden karar verdiğini; seçim sonuçları ve Rojava’daki gelişmeleri hazmedemeyince büyük bir öfkeyle saldırmaya başladığını anımsatan Kalkan, şunu herkesin bilmesini istedi: “Güçsüzdür, zayıftır. AKP’nin ayakta kalacak gücü yoktur. Hükümet silah zoruyla, ordu ve polisi kullanarak Kürtler üzerinden yeniden iktidara gelmek istiyor. Herkes iktidar sorunlarını Kürtlere vurarak çözmeye çalışıyor.” 


Tek çare topyekün direniştir

Topyekün özel savaş saldırısına karşı tek çarenin topyekün direniş olduğunun altını çizen Kalkan, “Bütün toplum, demokratik güçler, sivil toplum kuruluşları, başta gençler ve kadınlar olmak üzere her yerde demokratik siyasi iradelerini ortaya koymalılar. Her köy, her mahalle, kasaba ve şehir siyasi irade beyanında bulunmalıdır. ‘Ben merkezden, Ankara’dan dayatılan herşeyi yapmak zorunda değilim. Ben atanmış vali ve kaymakamla yönetilmek istemiyorum, kendi yönetimimi kendim seçeceğim’ demelidir.

Bizim irademizi kırmak için yürütülen saldırılar karşısında biz de irademizi ortaya koyarak her köy, mahalle, kasaba, şehir kendi özgür demokratik iradesini ortaya koyarak bu faşist merkezi iradeyi kırmalıyız.”


Diktatöryal irade kırılmalıdır

Çatışma bunun üzerine olduğunu dile getiren Kalkan, AKP’nin tekçi, faşist, şoven, diktatöryal iradesinin kırılmasının zorunlu olduğunu söyledi. Kalkan, “Demokrasi yerel yönetim demektir. O bakımdan yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerekiyor. Mücadele tarzı olarak, herkes olduğu yerde mücadele etmeli. Kürtler Ahmet Davutoğlu’nun istediği gibi yönetilmek istemiyor. Yüzde 80’den fazla oy çıktı 7 Haziran seçimlerinde. Eğer biraz demokratik ortam olsaydı yüzde 100 çıkacaktı. Özgürce kendilerini yönetmek istiyorlar, istedikleri de demokratik öz yönetim, Demokratik Özerkliktir” dedi.


Herkes kendini savunmalı

Ordu üzerlerine gelince elbette ki kendilerini savunacaklarını kaydeden Kalkan, tutuklamaya gelen polise karşı herkesin direnmesini; tutuklatmamasını istedi. Kalkan, şöyle izah etti: “Kendi mahallesini, kendi köyünü, kasabasını herkes savunmalıdır. Kendi yönetimini, iradesini ortaya çıkarmalı; kendi öz savunmasını yapmalıdır. Mücadele budur. AKP faşizminin tekçi iradesini kırar. MHP dayatmalarını kırar. Dolayısıyla bu savaşa yol açan nedenleri ortadan kaldırır. Olması gereken budur. AKP faşizmine karşı her yerde verilecek cevap Demokratik Özerkliğin geliştirilmesidir.” 


 HABER MERKEZİ