
ANF’nin sorularını yanıtlayan Agit Kelar, IŞİD adı altındaki Sünni Arap milliyetçiliğinin Kerkük planının farkında olduklarını ve buna izin vermeyeceklerini kaydetti. Saddam dönemindeki Araplaştırma siyasetini anımsatan Kelar, “Tuzhurmato’yu Tikrit’e; Kelar’ı, Kifri’yi Diyala’ya; Çemçemal’i Süleymaniye’ye bağlamışlar. Hepsi de Kürt şehirleri. Bunların Kerkük’te kalmaması, Kerkük’ün de Arap şehri olarak bilinmesi için böylesi bir siyaset yürütmüşler. Şimdi IŞİD çeteleri bu Araplar üzerinden kendini örgütlüyor ve alanda kendine yer ediniyor. IŞİD etrafına toplanan o Sünni Araplar da olumsuzluklarıyla biliniyor. Dışarıdan gelen Araplar bu toprakların insanları değiller ve bu topraklardan çıkarılmaktan korkuyorlar. Kendileri de buralara ait olmadıklarını çok iyi biliyorlar. Bunun için IŞİD’e katılıyor ve yardım ediyorlar” dedi.
Bize karşı güçlü değiller
Afgan, Amerikalı, Avrupalı, Çeçen profesyonellerin de IŞİD içinde yer aldığını ve bunların savaş tecrübesi bulunduğunu belirten Kelar, peşmergelere göre daha yetkin olan bu güçlerin, gerillaya karşı güçlü olmadığını söyledi. Kelar, şöyle izah etti: “Biz yılların savaş deneyimine sahibiz. Otuz yıldır Türk ordusuna karşı savaşıyoruz. Büyük bir tecrübe oluşturduk. Onların tecrübesi bizim karşımızda savaşmaya yetmez. Çünkü PKK, tecrübesi ile Kürtleri eğitebiliyor, bilinçlendiriyor, Kürtlerdeki cesareti açığa çıkarıyor. HPG’nin savaş taktikleri karşısında çeteler duramıyor. Kerkük’te de bu ispatlandı. Kerkük’e gelişimiz bile bir çok alanda IŞİD’i durdurdu. Kerkük üzerine saldırmak istedi ama gerillanın gelişi ile durdu. Bu çeteler psikolojik olarak bir hava yaratarak şehirleri alıyorlardı ama gerillanın varlığı bile bu havayı tuzla buz etti.”
Savaş motivasyonu gelişti
Gerillanın gelişi ile birlikte halk ve peşmergenin de moral kazandığını, savaşa ve kazanmaya motive olduğunu belirten Kelar, “Önceden çetelere karşı bu kadar savaşabilecek inançları yoktu ama gerillanın gelişi ile birlikte savaşabilme inançları gelişti. Mesela bazı yerlerde arkadaşlar yok ama kendilerine güvenleri gelişti” dedi.
Ortak ve geniş planlama
Gerillanın Kerkük’e gelişiyle parçacılık bakışının kırıldığını, herkesin gerillanın tüm Kürdistan için her zaman savaşabileceğini gördüğünü ifade eden Kelar, Kerkük üzerindeki IŞİD tehlikesiyle ilgili şunları söyledi: “Geniş bir cephe çetelerin elindedir.Bu cephenin hepsi de düz ovadır. Bu alanların hepsinde Araplar yaşıyor. Kerkük üzerinde IŞİD tehlikesini ortadan kaldırmak için geniş bir planlama gerekiyor. Xemlin dağı sınırından, Havice sınırına kadar bu tehlikenin ortadan kaldırılması gerekiyor. Kerkük bu şekilde savunulur. Büyük bir hamleye ihtiyaç var. Bu hamle de gerekiyor. Tabii böylesi bir hamleye sadece peşmergenin gücü yetmez, içinde gerillanın da olması gerekiyor. Hatta Irak ordusu da bu hamlede rol oynamalıdır. Ortak ve geniş bir planlamanın çıkarılması gerekiyor. Parça parça yapılan planlamalar savaşta sonuç almaz. Ama geniş ve kapsamlı bir savaş. Bu yönlü de belli bir hazırlığın olduğunu da söyleyebilirim.”
Yedikleri darbeler yetmez
Çetelerin Süleyman Beg, Amirli, Yeğince gibi yerlerde darbe yediklerini ama bunun Kerkük üzerinde tehlike kalmadığı anlamına gelmediğini belirten Kelar, “Çünkü IŞİD, çok çabuk kendini toplayıp hamle yapabiliyor. Bunun için de imkanları ve avantajları var. Musul gibi bir alanı ellerinde tutuyorlar. IŞİD’in hedefi Kerkük’tür. Eğer Kerkük’ü ele geçirirse Güney Kürdistan’ı ele geçirir. Özellikle buradaki petrol ve imkanları ele geçirirse Güney Kürdistan tehlikeye girer. Halen de IŞİD bu planını bırakmamış, hayata geçirmenin uğraşısı içindedir” dedi.
Irak ordusu dönemez
Irak ordusunun Musul ve Kerkük’ten çekilerek Kürtleri yalnız bırakmakla kalmayıp silahlarını da IŞİD’e teslim ettiğini hatırlatan Kelar, dolayısıyla bu ordunun Kerkük’e geri dönüşünün kabul edilemez olduğu, böyle bir talebin de doğru olmadığını söyledi. Kelar, “Şimdi Kürtler kendi gücüyle Kerkük’ü de koruyabilir, Güney Kürdistan’da büyük kazanımlar var onu da koruyabilir” dedi.
140. madde bitti
Artık Kerkük için 140. Madde ve referandumunun gereği kalmadığını kaydeden Kelar, “Kerkük, Güney Kürdistan’ındır. Bundan sonra Kerkük için referandum olmalı gibi tartışmalara gerek yok. Bunun zemini ortadan kalkmış durumdadır. Zaten pratik olarak gerçekleşen Kerkük’ün Kürdistan’a ait olduğunun açığa çıkmasıdır. Kürtler artık Kerkük’ü bırakmayacaklar. Dört parça Kürdistan Kerkük’ü desteklemelidir. Eğer Kerkük Kürtlerin elinde olursa Kürtlerin maddi ihtiyaçları ortadan kalkmış olacak. Kerkük üzeri kendini idame ettirebilecek” diye konuştu.
Gerillaya Güney’den katılım
Bu süreçte Güney Kürdistan’da bir çok gencin gerillaya katıldığını belirten Kelar, nedenini şöyle açıkladı: “Gerilla, eğitimli bir güçtür. Disiplinli, iradeli, inançlı ve bilinçli bir güçtür. Bu görülüyor ve herkesi etkiliyor. Onun için gençlerin tercihi daha çok HPG’ye oluyor. Zaten HPG’nin kendisi genç bir güçtür.
Diğer yandan HPG’nin yıllara dayanan tecrübesi var, yürüttüğü savaşta da kendini ispatladı. HPG ilk defa bu mıntıkalara askeri olarak geliyor ve bu da bir etki yarattı. Ve gençler daha çok HPG ve gerillanın yanında yer almak istiyorlar. Başka sebepler de olabilir ama esas olan bu sebeplerdir.”
Güneylilerden bir güç
Gerillaya katılan Güneylilerden bir güç oluşturmak istediklerini belirten Kelar, son olarak şunları söyledi: “Bu güç eğitimli, disiplinli olacak. Böylece Güney Kürdistan’ı kendileri de savunabilirler. Güney Kürdistan’ın savunması için biz de elimizden gelenei yapacağız. Kanımızın son damlasına kadar halkımızı savunacağız. Bu noktada hiç kimsenin tereddüdü olmasın ve bize daha fazla destek versinler.”
DEMHAT TOLHİLDAN/ANF/BEHDİNAN