MURAT MANG/BİELEFELD


DAİŞ’in Şengal’e yönelik saldırısı ardından dağılan binlerce Êzîdî aileden biri olan Hemê Miradê Xelef ve ailesi yaklaşık bir yıl önce bir araya geldi. Şengal’de başlayan yolculukları Zaxo ve Midyad ardından Almanya’da noktalanıyor. Önce Hemê Miradê Xelef sonra eşi Xezal ve 5 çocukları Almanya’ya geliyor. Biz de Yeni Özgür Politika gazetesi olarak DAİŞ’ten kaçış hikayelerini, devletin Bielefeld’de kendilerine tahsis ettiği mülteci yurdunda kendi ağızlarından dinledik.

Saldırının başladığı 3 Ağustos 2014 gününden itibaren başlayan kaçış hikayelerini anlatan Hemê Miradê Xelef, "DAİŞ Şengal’e bağlı Koço ve çevre köylerine girdiğinde oradaki dostlarımız telefonla haber verdi. Biz de herkes gibi evimizi terk ettik. Saat sabahın 10.00’uydu. Xanêsor'dan çıktığımızda baktık ki peşmerge bizden önce kaçıyor. Suriye sınırına doğru gittik. Sınırda gerillanın olduğunu bir ay öncesinden öğrenmiştik, o yüzden sınıra doğru gittik yoksa korkudan bir yere gidemezdik. Halk 'Kendimizi sınıra vuralım, kurtulduk kurtulduk, kurtulamasak da zaten öleceğiz' diyordu. Eğer gerilla olmasaydı hiçbir Êzîdî kurtulamazdı" diye konuştu.


Bir aşiretten geriye bir aile kaldı

Şengal'deyken durumlarının çok iyi olduğunu söyleyen Xelef şöyle devam ediyor: "Hayvancılıkla uğraşıyorduk. Evimiz vardı. Sen ailenle  gelseydin dahi bir yıl kalabilirdin. Seni bir arabayla her yere götürüp gezdirebilirdim. Ama burada o gücümüz yok artık."

Xelef yolculuk hikayesini ise şunları belirtiyor: “Evimizden çıktıktan sonra Zaxo'ya gittik. Orada 7 gün kaldık, kağıtlarımızı yapıp Türkiye'ye geçtik. Midyat’taki kampta 1 buçuk yıl kaldık. Sonra ben yalnız Almanya'ya geldim. Peşimden ailem ve akrabalarımdan 17 kişi deniz yoluyla geldi. Bizim aşiretten sadece bir ev Şengal'de kaldı. Onlar da DAİŞ’in eline geçmiş."


'Her an ölebilirdik'

Xelef’in eşi Xezal Murad ise yaşadığı korku dolu günlerin ardından Almanya’ya yolculuğunu şu sözlerle anlattı: "5 çocuğum, kayınpederim ve eltimle deniz yoluyla geldik. Bindiğimiz kayıkta 50 kişiydik. Her an ölebilirdik. Çok korktuk. Hep dua ediyordum."


‘Şengal düzelsin, giderim’

Almanya’daki yaşamlarından memnun olmadıklarını dile getiren Hemê Miradê Xelef, "Burada 16 yaşından büyük olan Êzîdîler rahat değil. Bizim aşiret üç yüz aileden oluşuyordu. Şengal'de sürekli bir aradaydık. Evde 17 kişi yaşıyorduk. Gecenin 3’ünde de olsa hangi kapıya gitseydik, o kapı açılırdı. Fakat burası çok zahmetli. Her birimiz bir yere dağılmışız. Babam bir yerde, kız kardeşim bir yerde. Birbirimize gidemiyoruz. Buradan hiç memnun değilim. Şengal şimdi düzelsin, şimdi geri dönerim. Yıllar da geçse ben Şengal’i, topraklarımı unutamam. Burada mutlu değilim. Gerçek bu."