NİMET ÖLMEZ / DİHABER


Yüksekova’da (Gever) 13 Mart 2016 tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı döneminde binlerce ev ve işyerinin yakılıp yıkıldığı mahallelerde yaşam yeniden kuruluyor.

Dört bir yanı karakol ve polis kontrol noktaları ile kuşatılmış ilçede, arama ve kimlik kontrolü girişindeki Yeni Köprü Kontrol Noktası’ndan başlanarak, çarşı merkezine kadar sürüyor. Asfaltlı tek yolun kalmadığı ilçe merkezine ulaşanları, polis bariyerleri, zırhlı araçlar ve hiç kesilmeyen siren sesleri karşılıyor. Her yerin karakola çevrildiği veya polis noktası olarak kullanıldığı kentte, çileye dönüşen arama ve kimlik kontrolleri kimi zaman saatleri buluyor. Rutinleşen gece ev baskınlarında, kapı ve pencereler kırılarak, yurttaşlar gözaltına alınıyor. Gece boyunca ilçe merkezindeki helikopter hareketliliği ise hiç bitmiyor.


Yasağa aldıran yok

Ova üzerine kurulu ilçede, yıkıma en fazla uğrayan Cumhuriyet ve Güngör mahallelerinde yüksek sağlam binalardan eser kalmamış durumda. 

Yasaktan önce okul, kapalı saha ve kültür merkezinin girişinde bulunduğu Güngör mahallesinde şimdi hafriyat yığınları ve yıkılan binaların temelleri üzerine baraka kurmuş hurdacılar bulunuyor. Temeli kalan binaların içinde en büyük alanı ise ilçedeki tek kültür merkezi olan Ehmedê Xanî Kültür Merkezi’nin yeri kaplıyor. Mahallenin iç kısımlarında ise ne getirilen yasağa, ne de TOKİ vaatlerine aldırış etmeden çalışan yurttaşlar göze çarpıyor. Onlarca ailenin evin ayakta kalan kolonları üzerine yeni bir yaşam inşa etmeye çalıştığı mahallede, kimisi bahçede kurulan çadırda kimisi ise sağlam kalan tek göz odada kalıyor. 


Yeniden dönüyorlar

240’ıncı sokakta yıkıntılar içinde ekilmiş sebze bahçeleri ve elma ağaçları dikkat çekiyor. Büyük bir bölümü yıkılmış bu sokağa yeniden dönenlerden Kaya ailesi, öğlen sıcağına rağmen çalışıyor. Emekle yeşertilmiş sebze bahçesini ve yıkılan duvarları gösteren Abdullah Kaya, “Daha da iyi olacağız Allah’ın izniyle” sözleriyle, inanç ve kararlılığını vurguluyor. 1 yıl boyunca bahçesindeki tek gözlü kiler ve yanına yaptığı küçük mutfakta 18 kişiyle birlikte mücadele verdiğini anlatan Kaya, sonbahar gelmeden evinin bitmesi gerektiğini söylüyor. Kızının elleriyle yaptığı yöresel halıların yakılan evle birlikte küle döndüğünü dile getiren Kaya, “Kızlarım beni teselli ediyor, yeniden yaparız baba diyorlar” diyerek, durumdan duyduğu üzüntüyü anlatıyor.


Su şebekeleri yapılıyor

Yapımına yeni başlanan su şebekesinin boruları, elektrik direkleri, kablolar ve her noktada göze çarpan hurdacılar mahalleye harabe görüntüsü veriyor. Yıkımdan önce mahallenin girişinde bulunan ve yolu 3 bölüme ayrıldığı için “üçgen bina” denilen bina yerinden toz bulutları yükseliyor. Taxa Zagros Halk Evini ve Vali Gürbüz Erdoğan İlköğretim Okulu’ndan ise eser kalmamış durumda. Suların hala düzenli akmadığı mahallede, yurttaşlar temiz su için çoğu kez arabalarla yakın köylere gidiyor. 


Halk her şeyin farkında

Mahallede bulunan 3 hurdacıdan Ahmet Demir, yaklaşık 10 yıldır hurdacılık yaptığını ancak ilk defa bu kadar çok parçalanmış bahçe kapısı, masa, saç, ısıtıcı, pencere ve buzdolabı topladığını söylüyor. Demir, “Yapılanlar Yüksekova halkından intikam almaktan başka bir şey değildi. Bu halk her şeyin farkında. Herkes akrabasının, yakının yardımıyla, desteğiyle bahçesini, evini yapmaya çalıyor. Kimisi tek gözlü bir odada kalıyor, kimisi bahçesindeki ağacın altında bir çadır açmış orada yaşıyor. Tek istekleri evlerini yeniden yapmak.” 

Hafif esen rüzgarla toz bulutuna gömülen Mezarlık mahallesinde ise sokaklarda yüzü gözü toz içinde kalan çocuklar göze çarpıyor. Yıkılan evlerin bahçelerinde hala patlayıcılar olduğunu belirten çocuklar, gelen yabancılara özellikle evlere yaklaşmamalarını tembihliyor. Yıkılan çoğu evin ilk günkü gibi durduğu mahallede, yıkım en çok Halk Evi ve etrafındaki binalarda hissediliyor. Merkez Camisi’nin halen ayakta olduğu mahallede, cami yanında bulunan ve eylem etkinliklerin mekanı olan nokta ise ortadan kaldırılmış durumda. 10 dakikada bir zırhlı bir araca rastlanılan mahallede, eski Askerlik Şubesi’nin binası şimdi polis karakolu olarak kullanılıyor. 


Mezarlıklar onarılmış

Orman mahallesine ilk girişte ise 28 Nisan’da özel harekat polisleri tarafından tahrip edilen mezarlık dikkat çekiyor. Mezarlığın büyük bir bölümü aileler ve mahalle halkı tarafından onarılmış olsa da saldırının izleri halen duruyor. 

Cumhuriyet mahallesindeki Vali Erdoğan Gürbüz İlköğretim Okulu ile Muharrem Malazgirt Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin karakola dönüştürüldüğü ilçede, Musa Anter Aile Parkı ise bariyer ve polis araçlarıyla kuşatılmış durumda.  


Polis gasp ediyor

Ticaretin Esendere Sınır Kapısına bağlı olduğu ilçede, sınır kapısı aylardır kapalı olduğu için esnaf büyük zorluk çekiyor. Sigara, çay, şekerin polis baskınlarında “kaçak” gerekçesiyle toplatıldığı ilçede, esnaf OHAL ile katmerleşen baskıdan illallah ediyor. İran Pasajı’nda 25 yıldır esnaf olan Ömer Duman, “Şimdi bu pasajda 45 esnaf var. Hepsi neredeyse 30 yıldır bu işi yapıyor. Polisler baskına geldiklerinde ‘bu işi bırakın gidin İstanbul’da fabrikada çalışın’ diyor.Her hafta baskın oluyor, her şeye ‘kaçak’ diyerek el koyuyorlar” diyor.