Gewrê, Mereş’in (Maraş) Alevi köylerinden biri olan Çokyaşar köyünde dünyaya geldi. Bir yaşına gelmeden babası, bir yaşına geldikten sonra da annesi kaçak yollarla yurt dışına gitmek zorunda kaldı. Yıldız, 6 yaşına kadar dedesi, ninesi, halası ve amcası tarafından büyütüldü. Daha sonra o da yurt dışına çıkarıldı.


‘Alevi kültürü ve felsefesi’

Maraş Katliamı’nın etkilerini hep yaşadığını ve yıllardır kendini yaşadığı Cenevre’ye ait hissedemediğini söyleyen Sultan Yıldız “Sürekli ötekileştirilmiş saflarda mücadele etmek garip bir duygu. Bu yüzden kendimi bir kalıba sığdırıp, bir yere ait hissedemiyorum” dedi. Gewrê lakabının kendisine dedesi tarafından verildiğini belirten Yıldız, “Beyaz tenli ama koyu saçlı ve kara gözlü doğmuşum, bu yüzden dedem bana her zaman ‘Gewra min’  (benim beyazım) derdi. Benim için önemli bir yere sahipti, çocukluğumda benimle çok ilgilendi, bana türküler okudu, hikayeler anlattı. Geçmişten kalan hatıralarımın çoğu dedemle. Kendisine türkü okumamı çok severdi, bu yüzden vefat ettikten sonra Gewrê ismini kullanmaya karar verdim” dedi. Müziğin yaşamına sonradan girmediğini dile getiren Yıldız, “Müzik zaten alt bilincimde var olan bir şeydi. Kendimi bildim bileli türkü okurum, nerde bir melodi duysam refleks olarak zihnimde ezberlenir. Müziği seven bir ailenin içinde büyüdüm; dedem, amcam, halam sürekli türküler okurlardı, evimizde devamlı radyo açıktı. Bunlar benim gelişmeme yardımcı oldu. Ayrıca nenem dede soyundan gelen bir kadındır, çocukluğum Alevi kültürü ve felsefesi ile harmanlandı. Deyişler, türküler, büyük aşıkları dinleyerek geçti çocukluğum” ifadelerine yer verdi. 


‘Kürt müziği kalıpları yıkmalı’

Kürt müziğinin ana dili, acıları ve hüzünleri olduğunu ifade eden Yıldız, “Kürt müziği gelişmiş bir müziktir diyemem. Kürt müziğine baktığımızda türkü, ağıt, oyun havası dışında caz, sanat müziği, rock, akustik, opera türlerinde eserlerimiz hiç yok denilecek kadar az. Bu türlerde yapılacak Kürt müziğine de ihtiyaç vardır. Sanat toplumun bel kemiğidir. Umarım Kürt müziği alışılmış feodal kalıplarını yıkıp dünyaya açılabilir” şeklinde konuştu.



SİBEL ÖZALP/JINHA/İSTANBUL