Fransa Gündemi
Fransa'nın Calais kentinde İngiltere'ye geçme umuduyla son yıllarda göçmenlerin merkezi haline gelen ormanlık alan, doğallığında bir mülteci kampıydı. Özellikle son 5 yıldır günlük göçmen cenazelerinin kalktığı bir alan olan Calais ormanı her iktidar döneminde gündem olmuş, dönem dönem İngiltere ve Fransa arasında diplomatik krizlere de yol açmıştı. Fransa hükümetinin almış olduğu kararla geçtiğimiz günlerde 5 gün süren operasyonla Calais'den 10 bine yakın göçmen tahliye edildi.
Peki on bin kişi nereye yerleştirildi? Çoğunluğu Irak, Suriye, Mali, Sudan olmak üzere savaş bölgelerinden gelen göçmenlerin tahliye işlemi sırasında kullanılan otobüslerin koltuklarına poşet geçiren Fransa, Calais'den zorla tahliye ettiği göçmenlerin yüzde seksenini yeniden sokağa bıraktı. Yüzlerce sahipsiz çocuk halen Calais ve çevresinde sokakta bulunuyor. Geçtiğimiz aylarda Calais'ye yapılan operasyonlarda 195 sahipsiz çocuğun kaybolduğu ise çoktan unutuldu. Hatta buna dair hukuksal bir işlemin yapılmadığını bölgede bulunan gönüllü derneklerin açıklamalarından anlıyoruz.
Calais'den Paris'e getirilip bırakılan 2 binin üzerinde göçmen günlük olarak Paris'te polis şiddetiyle karşı karşıya. Köprü altlarına gönüllü kurumların dağıttığı çadırlarını kuran göçmenler, polis şiddetiyle yıldırılıp başka ülkelere gitmeleri yönünde zorlanıyor. Göçmenlere saldırının her defasında gerekçesi, "bölge esnafı rahatsız oluyor" şeklinde. Aynı yollardan geçmiş, göçün en ağır biçimini yaşamış bölge esnafının da polisle birlikte göçmenleri tekmelemesi de bambaşka bir acı olarak son bir haftadır internet ortamında paylaşılan görüntülere yansıyor. Gönüllü kurumların yayınladığı bu görüntüler kısa bir süre sonra polisin sansürüyle internet sitelerinden siliniveriyor.
Sadece Paris merkezinde şuan altı ayrı noktada eski okul, hastane ve spor tesisi olarak daha önce hizmet vermiş ve boş olan kamu binalarını işgal eden göçmenlerin sayısı binleri aşıyor. Elektrik ve suyu kesilen bu binalarda gönüllü derneklerin verdiği gıda ve giyecekle yaşama tutunmaya çalışan göçmenler, nöbet usulü bu alanları polisten korumam için çaba harcıyor. Tabi bu çabanın verilmiş kararları durdurmaya pek gücü yetmiyor.
Calais Göçmen Ormanı olarak bilinen göçmen kampından tahliye sırasında kullanılan gaza Paris'in sokaklarındaki gaz ve polis şiddeti eşlik ederken, göçmenler Fransa siyasi iktidarına dönük ilk örgütlü eylemini gerçekleştirmiş oldu. Polis tarafından saatlerce şiddete maruz kalan göçmenler, Fransa Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın etrafını sararak, Polis şiddetini protesto ederken, insanca yaşam talebinde bulundu. Eylemin bedeli, sınırsız şiddet ve onlarca yaralı oldu.
Göçmenler Calais'ye geri dönmeye çalışıyor. Çamur içerisinde her gün yaşanan bir can pazarı mekanı haline gelen Calais bile onlar için aranır bir yer haline geldi. Fransa iktidarı, "Calais'yi boşalttık" naraları atarken, göçmenlerin ne olacağı yönünde sorular yanıtsız. "Gidin, nereye olursa olsun, ama o yer Fransa olmasın" denilen göçmenlerin dramı giderek büyümeye devam ediyor.