Uludere Cumhuriyet Başsavcılığı, Şırnak’ın Uludere İlçesi’ne bağlı Roboski  Köyü’nde 35 Kürt’ün savaş uçakları tarafından katledildiği olaya ilişkin yürüttüğü soruşturmada gizlilik kararı aldı. Milliyet Gazetesi Yazarı Fikret Bila’nın sorularını yanıtlayan Genelkurmay Başkanı Necdet Özel de katliama ilişkin soruya „Sınır ötesinde vuku bulan olayla ilgili olarak soruşturmayı yürüten savcılık tarafından ‘Gizlilik’ kararı alındığı için sorularınıza cevap veremeyeceğim“ diyerek yanıt vermedi.

Çoklu soruşturma sürüyor ama..

Katliama ilişkin bir çok soruşturma yürütülüyor. Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı başlattığı soruşturma kapsamında, katliamla ilgili Genelkurmay Başkanlığı’ndan İnsansız Hava Aracı’nın (İHA) görüntülerini istemişti. Ayrıca, Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı da olayla ilgili soruşturma başlatmıştı. Özel yetkili savcılık, dün Uludere savcısına talimat vererek, olay günü yetkili askerlerin tüm telefon görüşmelerini istedi. Savcılık ayrıca Genelkurmay Başkanlığı’na yazı yazarak İHA görüntülerini de talep etti. Öte yandan İçişleri Bakanlığı’nca görevlendirilen 3 müfettişin de olayla ilgili çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. Genelkurmay Başkanlığı da olaya ilişkin soruşturma yürüttüğünü açıklamıştı.

Tanıklar hala dinlenmedi

Ancak bu kadar soruşturmaya rağmen hala katliamdan sağ kurtulanların ifadesine başvurulmadı. Olay gecesi sağ kurtulmayı başaran Servet Encü, „35 canın hakkı için“ tüm gerçekleri anlatmak istediğini söylüyor.
Kamuoyu şeffaf soruşturma istiyor
Kürt kamuoyu ile mağdur aileler de açık ve etkili bir soruşturma istiyor. BDP, uluslararası bağımsız kurumların da bölgede inceleme yapmasını talep ediyor. Bölgeye giderek inceleme yapan BDP’liler, sivil toplum örgütü temsilcileri ile avukatlar, tanıkların dinlenmesini ve o geceye ait asker ve sivillerin telefon konuşmaları ile „bombalama“ emrinin kim tarafından ya da nerden verildiğinin saptanmasını istiyor. 

Akıbeti Kuşkonar’a benzemesin

Soruşturmanın akıbeti konusunda kaygılı olan Avukat Tahir Elçi de „Uludere soruşturmasının sonu Kuşkonar’a benzemesin“ dedi.
Şırnak’ın Kumçatı ve Koçağlı başta olmak üzere, Sapaca, Çağlayan ve Hisar köyleri 25-26 Mart 1994’te bombalanmış, 40 sivil hayatını kaybetmişti. Ancak devlet ve TSK sorumluluğu kabul etmemişti, olayla ilgili soruşturmada hiçbir ilerleme sağlanamamıştı. Olayla ilgili açılan soruşturmaya yıllar sonra yanıt yazan Genelkurmay Başkanlığı, „Biz o tarihte o bölgede operasyon yapmadık“ derken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) 2008’de açılan davaya da Hükümet şu yanıtı göndermişti: „PKK yapmış olabilir.“
Bombalanan köylülerin 7 yıldır avukatlığını yapan Elçi, bu olayın Roboski Katliamı’yla benzerlik taşıdığı söyledi ve ekledi:“Bu davada 17 yıldır etkin bir soruşturma yürütülmemesi, kamu görevlilerinin ne kadar zor soruşturulabildiğine dair büyük bir örnek. Umarım Uludere’nin akıbeti Kuşkonar’a benzemez ve adil bir soruşturmayla gerçek ortaya çıkarılır.“


 HABER MERKEZİ




Roboski'de konuşanı topluyorlar!

Roboski katliamının üzerini örtbas etme çabası içindeki devlet katliamı kamuoyuna duyuranları susturmaya çalışıyor. Roboski katliamında yakınlarını kaybeden ve basına katliamla ilgili açıklamalarda bulunan 7 kişi gözaltına aldı.
Türk savaş uçaklarının bombardımanında 2 kuzenini kaybeden Özcan Encü'nün önceki gün gözaltına alınması ardından dün katliamda yakınlarını kaybeden 6 kişi daha gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında katliamda 3 kuzenini kaybeden Faruk Encü ile Serbest Encü, Nihat Encü, Nezir Encü, Ferset Encü ile Nadir Alma'nın yakını Ferdi Alma bulunuyor. Taziyeler nedeniyle Uludere'de bulunan ve İstanbul'a dönen 6 kişinin İnciler Askeri Kontrol Noktası'nda gözaltına alınarak İlçe Jandarma Karakolu'na götürüldüğü öğrenildi. Önceki gün gözaltına alınan Özcan Encü de hala gözaltında bulunuyor.
Katliamda yakınlarını kaybedenlerin neden gözaltına alındığına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmazken, gözaltındakilerin basına, devletin katliamdaki sorumluluğunu gözler önüne seren açıklamalar yapmış olması dikkat çekiyor.
Roboski katliamında 29 ferdini kaybeden Encü Ailesi'nden Serbest Encü basına verdiği demeçte, 35 kişinin yolunun askerlerce kesildiğini anlatarak şöyle demişti: "Askerler yolu tutunca kaçaktaki yakınlarımızı telefonla aradık. Beklemelerini söyledik. Onlar bir arada toplu halde beklerken, uçaklar ateş açmış."
Gözaltına alınan Faruk Encü de devlete "Artık ölümler olmadan sesimizi duymalılar. Buradaki halk çok mağdur durumda. O çocuklar ekmek parası için gittikeri yolda hayatını kaybetti" demişti.

7 kişi tutuklandı

Roboski katliamını protesto eden halka yönelik tutuklama furyası da sürüyor. Hakkari ve Yüksekova'da gözaltına alınan 17 kişi Adliye'ye sevk edildi; 7 kişi tutuklanırken, 10 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Hakkari'de önceki gün 3 kişi daha "örgüt üyesi" ve "izinsiz gösteriye katılmak" suçlamasıyla tutuklanmıştı. Roboski katliamının yaşandığı 28 Aralık tarihinden bu yana katliamı protesto eden yüzlerce kişi gözaltına alınırken, aralarında çocukların da bulunduğu onlarca kişi tutuklandı. Bulanık'ta da katliamı protesto eden 7 kişi dün sabah evleri basılarak gözaltına alındı.

HABER MERKEZİ




Tanrıkulu, gizlilik kararını kınadı


CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Uludere Katliamı’na ilişkin alınan gizlilik kararını kınayarak, "Uludere soruşturmasında gizlilik kararı almak, yargının gündem mühendisliğine devam ettiğini göstermektedir" dedi.
Kararın "farklı bir takım amaçlara hizmet edildiği gerçeğini" akla getirdiğini belirten Tanrıkulu, "Bu kararı verenler kamuoyundan neyi gizlemeye çalışıyorlar? Verilen talimatları mı, alınan ifadeleri mi? Bu kararla birlikte olayın aydınlatılması için gerekli bilgi ve belgelerin tahrifata uğramayacağını kim garanti edebilir? Kamuoyundan, soruşturmanın taraflarından neyi hangi amaçla gizleyeceksiniz?" diye sordu.