HDP'nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, Twitter'da yaptığı paylaşımda tutukluluğuna gerekçe olan delillerin FETÖ savcıları tarafından uydurulduğunu yazdı.

Demirtaş, gizli tanık "Mercek"in olmadığının ortaya çıktığını, ancak buna rağmen herkesin üç maymunu oynadığını yazdı.

 Demirtaş, tutukluğuna ilişkin Twitter hesabından açıklama yaptı. Kendisi hakkında ortaya atılan iddiaların delilsiz olduğu ve gizli tanığın uydurulmuş olduğunu belirten Demirtaş’ın açıklaması şöyle: “Tutukluluğuma gerekçe yapılan sözde delillerin tamamının sahte olduğu, hepsinin FETÖ savcıları tarafından uydurulduğu ortaya çıktı. Ama herkes halen üç maymunu oynuyor.

 Örneğin, 2012’de Cemaat savcılarınca uydurulan (ki bunlar şu anda tutuklu) MERCEK adlı sözde gizli tanığın beyanlarını, sırf ben tutuklanayım diye bu dönemin savcıları dosyama koydular.

 Ama yargılandığım mahkeme, MERCEK denen gizli tüm beyanlarını Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan isteyince gerçek ortaya çıktı. Beni tutuklatmak için bu sahte FETÖ delilini dosyama koyan aynı savcılık, bu defa da ‘böyle bir gizli tanık beyanı yok’ diye cevap yazdı.

 Hani uydurma FETÖ delilleriyle mağdur olanların davaları düşürülüyordu? Kimse kusura bakmasın ama ben, tutuklu 12 FETÖ savcısının ayrı ayrı hazırladıkları fezleke ve sahte delillerle halen tutukluyum. İşte savcılığın o yazısı:

 Ayrıca, 6-8 Ekim nedeniyle hakkımda şiddeti tahrik veya suç işlemeye azmettirmekten açılmış ne bir soruşturma ne de bir dava vardır.

 Çünkü yapılan savcılık soruşturmasında 6-8 Ekim’e dair tek bir çağrım veya açıklamam bulunamamıştır. Bulunamamıştır, çünkü yoktur. Bu konuda bana atılan iftiralar siyaseten beni karalama amaçlıdır. Ben 6-8 Ekim nedeniyle yargılanmıyorum, öyle bir suçlamadan tutuklu da değilim.

 Dava, Parti MYK’miz hakkında izinsiz gösteriye teşvikten dolayı açılmıştır. Olayları tahrik ettiğimiz iddiası bile yoktur. Bu gerçek de, yargılama sırasında tümüyle ortaya çıkmıştır.

 Ancak o kadar fazla ‘Demirtaş’ın Kobani çağrısı’ başlıklı yalan ve iftira atılmıştır ki, kamuoyunda benim gerçekten böyle bir çağrı yaptığım algısı yaratılmıştır. Oysa böyle bir çağrım yoktur.

 Benim 7, 8 ve 9 Ekim’de yaptığım üç çağrı vardır, üçü de şiddetin ve provokasyonların durması çağrısıdır. Hakkımda yürütülen kampanya, ne yazık ki siyasi bir rakibi yıpratmak amacıyla yapılmış, tarihimizin en büyük karalama kampanyalarından biridir. Hakikat bundan ibarettir.”

Demirtaş’ı serbest bırakın

Bu arada Bir Adım Daha İnisiyatifi, etkin ve bağımsız bir seçimin yapılması için "Demirtaş’ı Serbest Bırakın" diyerek Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde açıklama yaptı. “Oylar HDP’ye Demirtaş’a”, “Demirtaş serbest bırakılsın” ve Selahattin Demirtaş’ın fotoğraflarının olduğu dövizlerin açıldığı eylemde sık sık “Demirtaş’a özgürlük” sloganı atıldı. Bir Adım Daha İnisiyatifi üyesi Barış Yıldırım, seçimlerin demokratik bir ortamda geçmesi için öncelikle Demirtaş’ın serbest bırakılması gerektiğinin altını çizdi. Yıldırım, “Kendisi iki yıldır hiçbir ceza almadığı halde cezaevinde tutuklu bulunuyor. Adaylardan biri tutukluyken yapılacak seçimlerin demokratik olması mümkün değildir” diye konuştu.

Marmara Üniversitesinden ihraç edilen akademisyen Uraz Aydın da İstanbul Adliyesi’nin bir sembol haline geldiğini belirterek, “Demirtaş adeta bugün Türkiye’deki demokratik, siyasal bir mücadelenin önden gelen isimlerinden birisi ve rehin tutulmaktadır. Öyle bir seçim ki bir Cumhurbaşkanı adayı cezaevinde kampanyasını sürdürmek zorunda bırakılıyor. Biz adil ve eşit bir seçim için Selahattin Demirtaş’ı serbest bırakın O da alanlarda, meydanlarda fikrini, düşüncesini, Türkiye’nin geleceğine olan inancını serbestçe ifade etsin diyoruz”  dedi.

İSTANBUL