
3,5 milyon kişi göç etti
30 yıllık süreçte hak ihlallerinin başında zorunlu göçün geldiğini ifade eden Kılıçaslan, resmi verilere göre 3 bin 428 yerleşim biriminin boşaltıldığını ve 401 bin 328 kişinin göç etmek zorunda kaldığını hatırlattı. Bu rakamların gerçeği yansıtmadığını belirten Kılıçkaslan, yaklaşık 3.5 milyon insanın zorunlu göçe maruz kaldığını kaydetti.
Göç ettikleri yerleşim yerlerinde barınmadan sağlığa, eğitimden beslenmeye kadar en temel ihtiyaçlarından dahi mahrum bırakılan kişilerin, kentlerin yoksul kesimlerini oluşturduğuna dikkat çeken Kılıçaslan, zorunlu göçten en çok zarar görenlerin ise çocuklar ve kadınlar olduğunu söyledi.
5233, AİHM için çıkarıldı
Devletin uzun süre göç ettirilen kişileri göz ardı ettiğini, bu konudaki girişimler sonucu Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi (KDRP) ve 5233 sayılı tazminat yasasının çıkarıldığını hatırlatan Kılıçaslan, "Bu yasa AİHM tarafından Türkiye'nin aleyhine verilmesi muhtemel kararların önüne geçilmesi için çıkartılmıştır. Tazminat miktarları insanların uğramış oldukları zararların çok altında kalmış ya da yerinden edilen kişiler hiç tazminat alamamışlardır. Yasa, gerçek mağduriyetleri gidermek bir yana pek çok insanı bir kez daha mağdur etmiş ve yaşanan zorunlu göçü ve devletin politik şiddetini meşrulaştırmaya dönük bir hal almıştır" dedi.
Diğer bölgelerde de kurulacak
Müzakere sürecinin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için diyalog ve geçmişle yüzleşmek gerektiğini vurgulayan Kılıçaslan, zorunlu göçün de geçmişle yüzleşmenin bir parçası olduğunu söyledi. Kılıçaslan, zorla yerinden edilen insanların taleplerinin karşılanmasını istedi. Köye dönüşlerin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesini takip etmek amacıyla Marmara Bölgesi özelinde "Marmara Göç İzleme Platformu"nu oluşturduklarını belirten Kılıçaslan, diğer bölgelerde de platformların kurulacağını ve koordine içerisinde çalışacaklarını bildirdi.
BDP'nin teklifine destek
Kılıçaslan, platformun, zorunlu göçe maruz kalmış kişilerin eğilimleri ve talepleri doğrultusunda faaliyet göstereceğini ve öncülükten ziyade aracılık ve temsiliyet misyonları olacağını vurguladı. Kılıçaslan, dönüş önündeki tüm engellerin kaldırılması, köye dönüşlerde can ve mal güvenliğinin sağlanması, koruculuğun kaldırılması, mayınların temizlenmesi, maddi ve manevi zararların tazmini, köylerin yeniden inşası için gerekli çalışmaların yapılması, gerekli alt yapı ve kamu hizmetlerinin köylere ulaştırılması gibi insanın en doğal hakkı olan konularda yasa yapıcıları, politika üreticileri ve uygulayıcıları üzerinde demokratik bir baskı gücü oluşturmanın öncelikli hedefleri olduğunu açıkladı. Kılıçaslan, "Bu hedefle Barış ve Demokrasi Partisi'nin Kadim Yurtlara Dönüş Kanun Teklifi'nin hazırlanmasına katkı sunduğumuzu belirterek bu yasal sürecin de takipçisi olacağımızın altını çizmek isteriz" dedi.
İSTANBUL