Genç yönetmen M. Tayfur Aydın'ın ilk uzun metrajlı filmi "Rêç/İz", 9 Aralık'ta Türkiye ve Kürdistan'da seyirciyle buluşuyor. Kısa bir sinema geçmişine rağmen birçok çalışmaya imza atan Aydın, bulundukları coğrafyada yaşanan savaşın sanatı da olumsuz etkilediğini belirtiyor. M. Tayfur Aydın, lise öğrenimini Batman'da tamamladı. Babasının imam olmasından dolayı 2000 yılına kadar medresede din eğitimi aldı. Ardından İstanbul'a giden Aydın, Mezopotamya Kültür Merkezi'nde (MKM) folklor ve tiyatro eğitimi aldı, eğitmenlik yaptı.

Birçok kısa filme imza attı
2006'da Kazım Öz'ün yönetmenliğini yaptığı 'Fırtına' filmiyle sinemaya adım attı. Ardından birçok kısa metrajlı filme imza attı: İç Ses, Ben Doğmadan Üç Ay Önce, Yasak Elma, İçimdeki Mezar, Eşikte, Sen Olmak. Yönetmen Tayfur Aydın, birçok festivalde ödülle dönen kısa filmleri için şöyle diyor: "Empati, idam, mayın, sular altında kalan tarih ve çocuklarla ilgili eleştirel tavrı olan kısa fimler yaptım. Yaşadığımız coğrafya beni bu tarz filmler yapmaya sevk etti." Aydın'ın 'Şırnak'ta Çocuk Olmak' adlı bir belgeseli de var; birçok kısa filmin senaryosunu da kendisi yazdı. Ayrıca Sinan Çetin'in 'Cumhurbaşkanı' ile Umur Hozatlı'nın 'Kayıp Özgürlük' filmlerinde oyuncu olarak rol aldı.

Rêç'in sırrı
Aydın, ilk uzun metrajlı filmi 'Rêç'i Êlîh, Amed ve Sêrt'te çekti. Dili Kürtçe olan filmin konusu yönetmenin anlatımıyla şöyle: "İstanbul'a göç etmek zorunda kalmış bir ailenin, yıllar sonra ailenin en yaşlı ferdi olan Şeristan karekterinin barındırdığı sırrın açığa çıkmasını konu alan uzun bir yolculuğun öyküsüdür. Filme dair mesaj ve sır her izleyicinin filmi izledikten sonra kendilerine soracakları sorularla cevabını bulacaktır."

12 günde Kürtçe öğrendi
Filmin başrolünde tanınmış sanatçı Necmettin Çobanoğlu oynuyor. Çobanoğlu film için Kürtçe'yi 12 gün gibi kısa bir zamanda öğrendi. Tayfur Aydın, Çobanoğlu ile çalışmalarını "harika" diye tanımlıyor. Ancak çekimler bir hayli zorlu geçmiş. Aydın, film ekibi olarak çekimlerde yaşadığı zorlukları şöyle anlatıyor: "Film bir yolculuk hikayesi olduğu için daha çok doğa koşulları bizim için zorlayıcı oldu. Altı günlük tren çekimleri, Batman, Siirt ve Diyarbakır'daki çekimlerde kar, yağmur ve fırtınadan dolayı teknik ekip ve oyuncuların yaşadığı zorluklar buna örnek verilebilir. Buna ek olarak Necmettin Çobanoğlu ve Bilal Bulut'un yetmiş kiloluk tabutu taşıdıkları sahneler ekstra yorucuydu."

Genç sinemacıların zorlukları
Kürdistan'da sinema çalışmaları yürüten gençler büyük zorluklarla karşı karşıya. Zira savaş koşulları sanat çalışmalarını da olumsuz etkiliyor. "İçinde bulunduğumuz coğrafya, geçmişten bugüne değin savaşın varolduğu ve her açıdan hala olumsuz etkileri ile karşılaştığımız bir coğrafya" diyen Aydın, "Ne yazık ki bu olumsuz etkiler sanat üzerinde daha da belirgin bir yapıya sahip. Özellikle yeni bir oluşum içinde olan Kürt Sineması bu durumdan fazlasıyla nasibini alıyor. Örneğin Kürt bir yönetmen filmini çekeceği zaman hele bir de ilk yönetmenlikse bir yapımcı bulması neredeyse imkansız. Lakin biz bu konuda 'ötekilere' göre şanslıyız. Çünkü ortak bir yapımcımız var. Ayrıca 50 yaş üzeri kadın ve erkek Kürt oyuncu bulmak büyük bir sıkıntı" diye konuşuyor.

Aydın, gelecek için projeleri olduğunu belirtiyor ve ekliyor: "Bu projeleri hayata geçirirken bizim açımızdan içinde bulunduğumuz güncel gerçeklik neyi gerektiriyorsa; bu gerçekliği insanı esas alan düşünce yapısı ile filmlerimize aktarmaya devam edeceğiz."


DENİZ BİLGİN